Araştırmacılar Denizden Uranyum Elde Etmenin En Verimli Yolunu Buldu

Dünya enerji tüketimi nüfus artışına bağlı olarak her 5-8 yılda bir iki misline çıkacak biçimde üssel olarak artmaktadır. Tek bir enerji kaynağına, bağlı olarak bu tüketimi karşılamak olanağı yoktur. Bu talibi karşılamak için doğada bilinen tüm enerji kaynaklarının harekete geçirilmesi gerekmektedir.

Nükleer enerji, beraberinde getirdiği bazı sorunlarla birlikte büyük miktarlarda güç üretme potansiyeline sahiptir. Nükleer gücün arkasında uranyum atomlarının parçalanması yer alır.

Her ne kadar nükleer enerji santralleri yerine yenilenebilir enerjilerin kullanımı, insanlığın geleceği için oldukça önemli olsa da; gelecekte belki de nükleer enerji santralleri üzerinde yapılacak çalışmalar, bu enerji kaynağını da zararsız bir hale getirebilir.

Bu elementin küçük bir miktarı, diğer yakıt kaynaklarından çok daha fazla büyüklükte enerji açığa çıkarır. Uranyum doğal olarak kayalarda, toprakta ve suda bulunmaktadır. Ayrıca genellikle uranyum madenlerinden çıkarılır.

Uranyum, periyodik tabloda atom numarası 92 olan gümüşi beyaz metalik bir kimyasal elementtir. Uranyum, doğal olarak oluşan tüm elementlerin en yüksek atom ağırlığına sahiptir.

Aslında bir başka uranyum kaynağı daha vardır. Bu da okyanuslardır. Gerçekten de yeryüzündeki okyanuslarda, Dünya’nın bütün büyük şehirlerine binlerce yıl enerji sağlayacak kadar fazla miktarda uranyumu içerisinde barındırıyorlar. Okyanus sularında, karada mevcut olduğu tahmin edilenden en az 1000 kat daha fazla seyreltilmiş uranyum vardır. Ancak elbette esas sorun onu dışarı çıkarmanın bir yolunu bulmaktır.

Deniz Suyundan Uranyum Madeni Elde Etmede Verimlilik Önemlidir

Uranyum, 1789’da, Alman kimyager Martin Klaproth tarafından keşfedildi. 

Bilim insanları, binlerce yıldır dünyanın önde gelen şehirlerine güç sağlamak amacıyla, deniz suyundan uranyum çıkarmanın bir yolunu bulmaya çalışıyor. Sonunda Pune’daki Hindistan Bilim Eğitimi ve Araştırma Enstitüsü’ndeki (IISER) bir araştırma ekibi, deniz suyundan uranyumun %95’inden fazlasını çeken bir jel yarattı. Çalışmaları esnasında, Mumbai’deki Juhu plajından deniz suyu örneklerini topladılar. Sonucunda buldukları teknik, uygun bir maliyetle sınırsız uranyum elde etmenin yolunu açma potansiyeli taşıyor.

Araştırmacılar, deniz suyunda kabaca 4 milyar ton uranyum olduğunu tahmin ediyor. Her bir litre deniz suyunda ise yaklaşık, 3.3 mikrogram uranyum bulunmaktadır. Ancak deniz suyundan uranyumu ekonomik anlamda mantıklı olacak kadar verimli bir şekilde çıkarmak zordur.

Yeni Buluş Şu An İçin En Ekonomik Ve Verimli Yöntem Olarak Kabul Ediliyor

Aslında daha önceki araştırmalar sonucunda da denizden uranyum elde etmek için bazı süreçler önerilmişti. Ancak daha sonraları maliyet nedeniyle bu yöntemlerin çoğu uygulanamamıştı. Örneğin yakın zamanda Çin’den bir araştırma ekibi, uranyumu deniz suyundan ayırmak için kullanılan bir gözenek yapısı geliştirmişti.

Deniz suyundan uranyum toplamak için biyolojik fraktallardan ilham alan bir gözenek yapısı

Yeni yöntemde iyonik makro gözenekli metal-organik çerçeveler kullanılıyor. Metal-organik çerçeveler, bir, iki veya üç boyutlu yapılar oluşturmak için organik ligandlara koordine edilmiş metal iyonları veya kümelerinden oluşan bir bileşikler sınıfıdır. Araştırmacılar bu yöntemle iki saat içinde doğal deniz suyundan %96,3 civarında uranyum elde etmeyi başardılar. Sonucunda da bu yöntemin, doğal deniz suyundan uranyum elde etmenin en verimli tekniği olduğunu dile getiriyorlar.



Kaynaklar ve ileri okumalar


Dip Not:

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Matematiksel

Busra Meral

Keyifli okumalar...
Başa dön tuşu