5G Teknolojisi İle Uçakların Uçuş Güvenliği Neden Birbiri İle İlişkilidir?

Bazı uluslararası havayolları, 5G mobil iletişim teknolojisinin bazı uçakların ekipmanlarına müdahale edebileceği endişeleri nedeniyle yakın zamanda bazı ABD havaalanlarına uçuşları iptal etti. Telekomünikasyon şirketi AT&T, olası bir havacılık krizini önlemek için önemli havaalanı pistlerinin yakınındaki bazı baz istasyonlarını açmayı geçici olarak ertelemeyi kabul edeceğini söyledi. Beyaz Saray, telekomünikasyon şirketi Verizon’ın da aynısını yapması için baskı yapıyor.

Ancak 5G teknolojisi uçaklarda nasıl bir soruna sebep olabilir? Bu sorun çözülebilir mi? Hadi bir bakalım. Ancak öncelikle 5G teknolojisi dediğimiz zaman tam olarak neden bahsettiğimizi anlamaya çalışalım.

5G Teknolojisi Nedir?

3G, 4G, 5G… Bu kavramlar birçoğumuz için mobil cihazlarımızın internet hızının artması anlamına geliyor. Şu anda dünyanın çeşitli ülkelerinde kullanılan 5G, cep telefonu teknolojisinin beşinci neslidir. 

5G Teknolojisi
5G mobil teknolojiyi insanları insanlara ve bilgiye bağlamaktan, insanları her şeye bağlamaya doğru taşıyor. 5G’nin avantajların birçoğu henüz tam belirgin değil. Ancak unutmayalım, 4G teknolojisinin başlangıcında da hiç kimse Uber, Spotify ve Facebook gibi büyüyen yeni iş modellerini tahmin edememişti.

Birinci nesil mobil iletişim sistemleri (1G) sadece ses transferine imkân veriyordu. 1991’de ortaya çıkan 2G, iletişimi analog dünyadan daha verimli dijital dünyaya getirdi. 2G teknolojisi ile ses transferinin yanı sıra metin tabanlı mesajları (SMS) ve multimedya mesajları (MMS) iletmek mümkün hale geldi. Mobil iletişim sistemlerinde çok önemli bir aşama olan 3G ile veri aktarım hızı saniyede 2 megabite ulaştı.

3G teknolojisi ile görüntülü konuşma, canlı yayın yapma, mobil cihazlardan internete erişim gibi özellikleri etkin bir şekilde kullanmaya başladık. 2009’da devreye giren 4G, internete yüksek hızlı erişimi uygun fiyata elde etmemize imkân verdi. Bu sayede her cepte bir cep telefonu görür hale geldik.

5G söz konusu olduğunda ise vaatler son derece göz kamaştırıcı. Öncelikle, 4G’den veri iletiminde kullanılan frekanslar açısından büyük çapta ayrışıyor. Var olan kanallara ek olarak şimdiye kadar sadece kablosuz telefonlar gibi kısa menzilli cihazlarda kullanılan yüksek frekansları da kullanıyor. Bu sayede aynı anda çok daha fazla cihazın mobil internete erişmesine izin veriyor. Eklenen bu yeni frekans aralığı kullanıcıların ulaşabileceği verinin miktarını ve erişim hızını artırıyor. Ancak işte tam da burada bir sorun çıktı.

5G teknolojisi ile veri aktarım hızının saniyede 20 gigabite ulaşması hedefleniyor. Böylece yüksek hızda veri transferi gerek- tiren uygulamaları (örneğin bulut sistemleri, artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik uygulamaları) indirmek için beklemeden, tıkladığımız anda kullanabileceğiz.

5G Teknolojisi İle İlgili Sorun Neydi?

AT&T ve Verizon, mümkün olan en geniş kapsama alanıyla yüksek hızları sağlamak için, 3,7 ile 3,98 gigahertz (GHz) arasında bir tür radyo frekansı (veya radyo dalgaları) olan C-bant frekansları adı verilen bir şey kullanarak 5G internet üretmeyi planlamıştı.

Bu frekanslar, modern uçaklar tarafından irtifa ölçmek için kullanılanlara bitişiktir. Radyo altimetre adı verilen bir uçak ekipmanının önemli bir parçası, 4.2-4.4GHz arasındaki C-bant frekanslarında çalışır. Pilotlar, özellikle görüşün zayıf olduğu, örneğin havaalanının yüksek dağlarla çevrili olduğu veya koşulların sisli olduğu durumlarda, uçağı güvenli bir şekilde indirmek için radyo altimetrelerine güvenir.

Buradaki endişe veren durum, 5G frekansları ile radyo altimetreleri arasındaki dar boşluk nedeniyle, havaalanlarının yakınındaki 5G kulelerinden gelen radyo dalgalarının parazite neden olabilmesidir. Yani, telefonlarında 5G kullanan kişiler istemeden radyo altimetresinin sinyalini bozabilecektir. Bu, birkaç saniyeliğine bile olsa, pilotun iniş sırasında doğru bilgileri almadığı anlamına gelir. Bu nedenle ABD Federal Havacılık İdaresi endişelerini dile getirdi.

5G İle İlgili Endişelere Bir Çözüm Var mı?

5G yaklaşık 100 şehirde kullanılabilirken, daha da hızlı bir versiyon olan 5G Plus şu an için 38 şehrin bazı bölümlerinde kullanılıyor. Bazı ülkeler yukarıda aktarılan sorunu farklı frekanslar kullanarak çözüyor. Örneğin Avrupa Birliği’nde 5G, 3.8GHz’e kadar çıkıyor. Uzun vadede en iyi seçenek, 5G için 24GHz ila 47GHz gibi çok daha yüksek bir bant kullanmak olacaktır. Bu frekanslarda, veri hızları önemli ölçüde daha yüksektir. Ancak bu durumda da her hücrenin kapsama alanı çok daha az olacaktır. Bunun anlamı da daha fazla kuleye ihtiyaç duyulmasıdır. .

Diğer bir potansiyel çözüm, radyo altimetrelerinin frekans aralığını ayarlamak olabilir. Ancak bunun için de uzun zamana ihtiyaç vardır. 5G nedeniyle uçuş sırasında bir komplikasyon riski çok düşük olsa da, insan güvenliğinden bahsettiğimiz için olası risklerin çok ciddiye alınması gerekiyor.


Kaynaklar ve ileri okumalar:

  • How 5G will change the world; Yayınlanma tarihi: 18 Ocak 2018; Bağlantı: https://www.weforum.org/
  • What is 5G and what will it mean for you?; Yayınlanma tarihi: 28 Ocak 2020; Bağlantı: https://www.bbc.com/
  • Could 5G really ground planes? Why the US has delayed rolling out the mobile internet technology around airports; yayınlanma tarihi: 25 Ocak 2022; Bağlantı: https://theconversation.com/

Dip Not

Matematiksel, tamamen gönüllü bir ekip tarafından 2015 yılından beri yürütülen, Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmayı hedefleyen, öğretmenler tarafından kurulmuş bir bilim platformudur. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Bir Yorum

  1. 5G ‘ nin sakıncalı ( sağlık , vs. ) yönleri ?!

Başa dön tuşu