Psikoloji

Sıkılınca Neden Rastgele Karalamalar Yaparız?

Canımız sıkıldığında farkında olmadan bir şeyler karalamamız yalnızca oyalanma biçimi değildir. Bu küçük çizimler bazen dikkatimizi korur, zihnimizin dağılmasını önler ve kimi zaman beklenmedik fikirlerin ortaya çıkmasına zemin hazırlar.

Son zamanlarda kendinizi gergin ya da huzursuz hissediyorsanız, belki de bir kalem ve kâğıt alma vaktiniz gelmiştir. Araştırmalara göre yaklaşık dört kişiden biri canı sıkıldığında bir şeyler karalıyor. Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 26’sının neden canı sıkıldığında karalama yaptığını anlamak için, sıkıldığımız sırada beynimizde neler olduğuna bakmamız gerekir.

Canımız Sıkıldığında Beynimizde Ne Olur?

Can sıkıntısını yalnızca “yapacak bir şey bulamamak” olarak düşünmemek gerekir. Psikologlar can sıkıntısını, dikkatimizi tatmin edici bir etkinliğe yöneltmekte zorlandığımız bir durum olarak ele alıyor.

Örneğin uzun ve monoton bir toplantıda söylenenleri takip etmemiz gerekir. Ancak konuşma dikkatimizi sürekli canlı tutacak kadar ilginç değildir. Böyle zamanlarda zihnimiz, mevcut durum ile ihtiyaç duyduğu zihinsel uğraş arasında bir boşluk hisseder. Sonuçta dikkatimizi başka yerlere kaydırmaya başlarız. Bu durumda zihnimiz yeni bir uğraş arar. Karalama yapmak tam bu noktada devreye girebilir.

karalama, clinton
Hilary Clinton’un BM’deki bir Güvenlik Konseyi toplantısında küresel güvenlik ve Orta Doğu ile ilgili konuşmaları dinlerken, önündeki kağıda çizdiği karalamalar kameralara bu biçimde yansımıştı.

Bir kâğıda kutular, spiraller ya da küçük şekiller çizmek çok fazla zihinsel çaba gerektirmez. Ancak tamamen pasif kalmaktan da biraz daha fazla uyarıcı sağlar. Böylece zihnimiz kendine küçük bir ikinci uğraş yaratır.

Bunun önemli bir sonucu vardır. Hiçbir şey yapmadan monoton bir konuşmayı dinlersek düşüncelerimiz kolayca bambaşka konulara kayabilir.

Bir tatili düşünmeye, geçmişte yaşanan bir olayı hatırlamaya ya da kafamızda bir senaryo kurmaya başlayabiliriz. Hayal kurmak ise birkaç çizgi çizmekten çok daha fazla dikkatimizi ele geçirebilir. Karalama bu açıdan, zihni bütünüyle başka bir yere götürmeden meşgul eden ara bir etkinlik olur.

Karalama Yapmak Daha İyi Hatırlamamızı Sağlayabilir

Bu konuda en çok bilinen araştırmalardan birini Plymouth Üniversitesi’nden bilişsel psikolog Jackie Andrade yaptı.

Andrade, 40 katılımcıya yaklaşık iki buçuk dakika süren monoton bir telefon mesajı dinletti. Mesajda bir partiye katılacak kişilerin isimleri gibi çeşitli bilgiler vardı. Grubun yarısı yalnızca mesajı dinledi. Diğer yarısına ise mesajı dinlerken üzerinde daire ve karelerin bulunduğu bir kâğıt verildi ve bu şekillerin içlerini boyamaları istendi.

Sonrasında yapılan sürpriz hafıza testinde karalama yapan grup, diğer gruba göre yaklaşık yüzde 29 daha fazla bilgiyi hatırladı. Ayrıca mesajdaki hedef isimleri takip etme görevinde de daha başarılı oldular.

Sıkılınca Yaptığımız Karalamalar Yaratıcılığınıza Katkı Sağlayacaktır
Dostoyevsky’nin karalamalarından onun problemlere bakış açısını anlayabiliyoruz.

Elbette tek deneyden hareketle “karalama yapmak her zaman dikkati ve hafızayı artırır” sonucuna varamayız. Nitekim daha sonraki araştırmalar daha karmaşık bir tablo ortaya koydu.

2024 yılında yayımlanan ve toplam 222 kişinin katıldığı iki deneyde araştırmacılar yapılandırılmış karalama, serbest karalama, not alma ve yalnızca dinleme gibi farklı koşulları karşılaştırdı. Karalama yapanların daha az sıkıldığına, daha az zihin gezintisi yaşadığına ya da daha fazla bilgi hatırladığına dair belirgin bir avantaj bulunmadı. En iyi sonuçları not alan katılımcılar gösterdi.

Bazen Bir Karalama Yeni Bir Fikrin Başlangıcı Olabilir

Karalamanın ilginç taraflarından biri de çizdiğimiz şeyin başlangıçta hiçbir amacı olmamasıdır. Çoğumuz sayfanın kenarına geometrik şekiller, yüzler, çiçekler, kutular ya da spiraller çizeriz. Bunları bir sanat eseri ortaya çıkarmak için yapmayız. Ancak bazen bu amaçsız çizgiler beklenmedik yerlere götürebilir.

Bunun matematik tarihindeki en güzel örneklerinden biri Stanisław Ulam’dır. Polonyalı-Amerikalı matematikçi Ulam, 1963 yılında bilimsel bir toplantıda sıkıcı bir konuşmayı dinlerken kâğıdına sayıları spiral biçiminde yazmaya başladı. Ardından asal sayıları işaretledi.

Can sıkıntısıyla başlayan basit bir karalama, asal sayıların şaşırtıcı desenlerini ortaya çıkarabilir. Ulam spirali bunun en ünlü örneklerinden biridir.

Ulam çok geçmeden şaşırtıcı bir şey fark etti. Asal sayılar bu alışılmadık düzen içinde tamamen rastgele dağılmıyor, bazı çapraz çizgiler boyunca, yer yer de yatay ve dikey doğrular üzerinde kümeleniyordu.

Bu durum ilginçti. Çünkü asal sayıların dağılımı son derece düzensizdir ve tek tek asal sayıların nerede ortaya çıkacağını önceden belirlemek kolay değildir.

Ulam eve döndüğünde bu merak uyandırıcı karalamayı daha ayrıntılı incelemeye karar verdi. O sırada New Mexico’daki Los Alamos Laboratuvarı’nda önemli projelerde çalıştığı için dönemin güçlü bilgisayarlarından biri olan MANIAC II’ye erişebiliyordu. Bu bilgisayarı kullanarak Ulam spiralini çok daha büyük ölçekte oluşturdu ve böylece matematiksel amaçlarla hazırlanmış ilk bilgisayar grafiklerinden bazılarını üretti.

Asal sayıların gizemli doğası nedeniyle Ulam spiralindeki bu desenler uzun süre büyük ilgi gördü. Zaman zaman bu görüntünün asal sayıların içinde saklı bir düzeni ortaya çıkardığı bile öne sürüldü.

Sonuç Olarak

Bu yüzden bir sonraki toplantıda defterinizin kenarının kutular, spiraller ve anlamsız şekillerle dolduğunu fark ederseniz hemen kendinizi dikkatsizlikle suçlamayın. Belki de zihniniz, sıkıcı bir ortamda dikkatini tamamen kaybetmemek için kendi küçük çözümünü bulmuştur.


Kaynaklar ve ileri okumalar:

  • Andrade, Jackie. (2010). What Does Doodling do?. Applied Cognitive Psychology. 24. 100 – 106. 10.1002/acp.1561.
  • Doodle Your Way To Better Mental Health. Yayınlanma tarihi: 20 Temmuz 2023. bağlantı: Doodle Your Way To Better Mental Health
  • Huang, Tianxin. (2023). What Does Doodling do in Chinese tasks: measuring the difference between Chinese and English with expected outcomes. Journal of Education, Humanities and Social Sciences. 8. 1253-1258. 10.54097/ehss.v8i.4459.

Size Bir Mesajımız Var!

Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Matematiksel

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi’nin ardından Marmara Üniversitesi İngilizce Matematik Öğretmenliği bölümünden mezun oldum. Matematiksel.org’un kurucusu olarak matematik, bilim ve düşünce alanlarında içerik üretmeye devam ediyorum.

Bunlar da ilgini çekebilir