Sıkılınca Neden Bir Şeyler Karalarız?

Kimilerimiz derste, toplantıda ya da telefon ile konuşurken, önündeki kağıda bir şeyler karalamadan duramaz. Karşınızdaki kişinin bu hareketi yaptığını gördüğünüz zaman genelde akla ilk gelen de bu kişinin konuşmayı dinlemediği biçiminde olur.

Ancak karalama yapmaya devam edin çünkü yapılan araştırmalar tam aksini, bir şeyler karalamayı dikkatimizin dağılmasına engel olmak için yaptığımızı ve bunun iyi bir alışkanlık olduğunu gösteriyor.

Uzmanlar insanların zihinlerinin uzun bir konuşma sırasında dağılmaya başladığını ve bu monotonluğu kırmak için ilginç bir şey aradıklarını belirtiyor.

Bulunduğumuz ortam beynimiz için ilgi çekici bir şeyle uğraşmaya imkân vermiyorsa çareyi genellikle kâğıda bir şeyler karalamakta buluyoruz. Böylelikle hem ortamın gereğini yerine getirmeye devam ediyor hem de dikkat dağınıklığı ile savaşıyoruz.


Hilary Clinton’nın çok önemli bir toplantıda yaptığı karalamanın karelere yansıması, basını zamanında oldukça fazla meşgul etmişti:
https://www.telegraph.co.uk/news/worldnews/northamerica/usa/9570389/Hillary-Clinton-caught-doodling-at-UN-General-Assembly.html

New York City Üniversitesi’ndeki bir felsefe profesörü olan Jesse Prinz’ın söylediği gibi, bu karalamalar daha sonra söylenenleri hatırlamanıza da yardımcı olabilir. Karalama yapmayanlarda dalıp gitme oranı daha yüksektir ve bu insanlarda dinlediklerini duymama ve anlamama gibi durumlar gözlemlenmiştir.



Bu karalamalar, Bill Clinton tarafından bir brifing esnasında çizilmiş ve basına yansımıştı. Notlardan ve zihnin bilgiyi nasıl işlediğini resimlerden görebilirsiniz.
https://gawker.com/new-hacked-presidential-art-may-be-bill-clintons-white-1476802573

Çizim yapma eylemi kendi içinde zaten yaratıcıdır ve sıkışıp kaldığınız sorunları çözmek için fikir üretmenize yardımcı olabilir. Belirli fikirler aklınıza karalamalar sayesinde gelebilir.

1963 yılında sıkıcı bir konferansta otururken, Polonyalı matematikçi Stanisław Ulam, kağıdına kare şeklinde bir sayı spirali çizmeye başladı. Daha sonra dikkatsiz bir şekilde tüm asal sayıları daire içine aldı ve bir desen fark etti. Karalamalar onun asal sayılar dünyasında gizli bir kalıp keşfetmesini sağlamıştı.

Karalamalar sayesinde bulunun Ulam Spirali: Koyu renk noktalar asal sayıları gösteriyor. Bazı diagonallerde diğerlerine göre daha fazla asal olduğunu  görebilirsiniz.

Karalamalar ayrıca sahip olduğunuz fikirleri oluşturmanıza ve iyileştirmenize de yardımcı olabilir. Bu nedenle yazarlar karalama yapmayı oldukça sever.

Dostoyevsky’nin karalamalarından onun problemlere bakış açısını anlayabiliyoruz.

Karalamak keşfetme bilincini yükseltir. Kalemle kağıdı buluşturduğumuz noktada beynimiz aktif bir şekilde çalışmaya başlıyor. Yaratıcılığı körelten bazı duygulardan ve düşüncelerden uzaklaşmanıza yardımcı olur.



Bu karalamada Harry Potter’ın yazarı J.K. Rowling’e ait.

İşitme ile ilgili durumlarda anlaşılan gerçekten karalama işe yarıyor, ya görsel?

Konsantre olmanız gereken görev görselse, karalamalar yapmak yapılacak en iyi şey olmayabilir. British Columbia Üniversitesi’nden yapılan bir araştırmada katılımcılardan bir dizi görüntü izlemesi ve ardından listelemesi istendi. Bir grup sadece görüntülere odaklanırken, ikinci gruptan aynı zamanda bu görüntüleri karalaması istendi. Tahmin ettiğiniz gibi ikinci gruptakiler bu konuda çok daha başarısız oldu.

Sonuç olarak, ne zaman bulunduğunuz yerden, konudan kopmaya başladığınızı düşünürseniz karalamaya başlayın. O kağıdın size nasıl geri dönüş yapacağını tam olarak bilemezsiniz çünkü…

Matematiksel

Paylaşmak Güzeldir

Yazıyı Hazırlayan: Sibel Çağlar

Avatar
Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bunlara da Göz Atın!

Haberleri Bir Bilim İnsanı Gibi Nasıl Okuyabiliriz?

Günlük basılı yayın okumalarımızda veya sosyal medya aracılığıyla çok çeşitli iddialar ile karşılaşıyoruz. Peki bu …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.