Plüton bir gezegen değildir. Bu cümleyi muhtemelen birçok kez duydunuz. Oysa çoğumuz okulda Plüton’un Güneş Sistemi’nin dokuzuncu gezegeni olduğunu öğrendik. Bu yüzden akla şu soru gelir: Ne değişti? Plüton neden artık bir gezegen olarak kabul edilmiyor?

1929’dan 2006’ya kadar Plüton, Güneş Sistemi’nin dokuzuncu ve en dıştaki gezegeni olarak yer aldı. 2006 yılında Uluslararası Astronomi Birliği, Plüton’u gezegen statüsünden çıkarıp cüce gezegen olarak yeniden sınıflandırdığında bu karar pek çok kişiyi, hatta bazı bilim insanlarını bile şaşırttı.
Plüton’un hikâyesi, Güneş Sistemi’nin dokuzuncu gezegeni olarak kabul edilmesinden cüce gezegen ve aynı zamanda bir Kuiper Kuşağı cismi olarak yeniden tanımlanmasına uzanan dikkat çekici bir yolculuktur.
Plüton’un keşfi
17. yüzyılın ortalarına gelindiğinde bilimsel devrim tüm hızıyla ilerliyordu. Johannes Kepler’in gezegen hareketlerine ilişkin yasaları ile Isaac Newton’ın kütleçekim yasası birleşince, gökbilimcilerin eline son derece güçlü bir hesaplama aracı geçti.
Artık gezegenlerin ve kuyruklu yıldızların hareketlerini büyük bir kesinlikle belirlemek mümkündü. Ancak 1821 yılına gelindiğinde dikkat çekici bir sorun ortaya çıktı. Yeni keşfedilen Uranüs beklenildiği gibi davranmıyordu.
Fransız gökbilimci Alexis Bouvard, Uranüs’ün konumuna dair tablolar yayımladı. Fakat gezegenin sık sık öngörülen yörüngesinden saptığını fark etti. Bu sapmalar, görünmeyen büyük bir cismin Uranüs’ü yörüngesinden çektiğini düşündürdü. Bunun üzerine John Couch Adams ve Urbain Le Verrier, bu yeni gezegenin nerede olması gerektiğini hesapladı.
Sonunda Johann Galle ve Heinrich d’Arrest, 23 Eylül 1846 gecesi Neptün’ü gözlemleyerek keşfi gerçekleştirdi. Ancak, Uranüs’ün hareketindeki düzensizlikler tamamen ortadan kalkmamıştı. Yani Uranüs’ü etkileyen başka bir şey daha vardı.
Bu sorun özellikle Percival Lowell’ın ilgisini çekti. 1894’te Arizona’nın Flagstaff kasabasında büyük bir gözlemevi kurdu ve Uranüs ile Neptün’ün daha uzak bir gezegen tarafından etkileniyor olabileceğini öne sürdü. Bu varsayımsal gezegene “Gezegen X” adını verdi.
1906’da bu gizemli gezegeni aramaya başladı. Ancak on yıl boyunca bir sonuç elde edemedi ve 1916’da hayatını kaybetti. Gözlemevinin yeni yöneticisi Vesto Slipher aramayı sürdürdü.
1929 yılında bu zorlu görev, gözlemevine yeni katılan genç astronom Clyde Tombaugh’a verildi. 18 Şubat 1930’da, aylar süren dikkatli aramanın ardından Tombaugh önemli bir şey fark etti. İkizler takımyıldızındaki sabit yıldızların arasında hareket eden küçük bir nokta vardı. Uzun arayış sona ermişti.

Plüton’a, yeraltı dünyasının tanrısından esinlenerek isim verildi. Ancak daha başından itibaren onun gerçekten “Gezegen X” olup olmadığı tartışmalıydı. Çünkü çok sönük görünüyordu ve en güçlü teleskoplarda bile net biçimde seçilemiyordu. Boyutunun küçük olduğu açıktı. Bu nedenle Uranüs ve Neptün üzerinde beklenen kütleçekim etkisini oluşturması pek mümkün görünmüyordu.
Plüton’u Neden Güneş Sistemi’ne Ait Bir Gezegen Olarak Kabul Etmiyoruz?
Zamanla elde edilen veriler, Plüton’un yüzeyinin metan buzuyla kaplı olduğunu gösterdi. 1978’de en büyük uydusu Charon’un keşfi önemli bir dönüm noktası oldu. Bu sayede Plüton’un kütlesinin beklenenden çok daha küçük olduğu ortaya çıktı. Hatta Dünya’nın Ay’ından bile daha hafifti.
Bu durum, Plüton’un gezegen statüsünü ciddi biçimde sorgulatmaya başladı. Zaman içinde gelişmiş CCD teknolojisiyle Neptün’ün ötesinde Plüton’a benzer birçok cisim keşfedildi. Bu cisimlerin Kuiper Kuşağı adı verilen geniş bir bölgede bulunduğu anlaşıldı. Plüton da aslında bu kuşağın bir üyesiydi.

2000’li yılların başında Quaoar, Sedna, Makemake ve Eris gibi büyük cisimlerin keşfi tartışmayı daha da derinleştirdi. Artık temel soru şuydu: Eğer Plüton bir gezegense, bu benzer cisimler de gezegen sayılmalı mıydı?
Bu belirsizlik 2006 yılında Uluslararası Astronomi Birliği tarafından getirilen yeni tanımla giderildi. O yıl Uluslararası Astronomi Birliği küçüÜçüncü ölçüte dayanarak komite, Plüton’un artık gezegen sayılmayacağına karar verdi. k bir komiteye “gezegen” için çalışma tanımı oluşturma görevi verdi. Komite üç ölçüt belirledi.
- Bir gök cismi Güneş’in etrafında dolanmalıdır.
- Kendi kütleçekimiyle küresel bir şekil alacak kadar kütleye sahip olmalıdır.
- Kendi uyduları dışında, yörüngesindeki diğer gök cisimlerini temizlemiş olmalıdır.
Sonuç Olarak

Plüton’un statüsünün düşürülmesi bazı bilim insanları için hâlâ tartışmalıdır. Bunun bir nedeni, yeniden sınıflandırma sürecinin kendisidir. Uluslararası Astronomi Birliği’nin gezegen tanımını daha geniş bilim topluluğunun oylamasına sunmamış olması eleştirilir. Bu durum, yeni tanımın geçerliliğini sorgulayan görüşlerin ortaya çıkmasına yol açmıştır.
Diğer yandan mesele yalnızca bilimsel değildir. Birçok insan Plüton’u çocukluğundan beri gezegen olarak öğrendi. Bu nedenle onun statüsünün değişmesi, duygusal bir bağlılık nedeniyle de tartışmayı canlı tutmaktadır.
Kaynaklar ve İleri Okumalar
- Pluto: Everything you need to know about the dwarf planet ; Bağlantı: Pluto: Everything you need to know about the dwarf planet | Space ; Yayınlanma tarihi: 28 Temmuz 2022
- We understand planets better than ever, and that’s why Pluto still isn’t one ; Bağlantı: 15 years after its big demotion, Pluto still doesn’t measure up – Big Think ; Yayınlanma tarihi: 2 Kasım 2021
Size Bir Mesajımız Var!
Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.
Matematiksel



