Tarih

15. Yüzyılda Yaşayan Nicolas Flamel Kimdir? Neden Bir Çok Kişi Onun Hala Sağ Olduğunu Düşünüyor?

Nicolas Flamel, 14. ve 15. yüzyıllarda yaşamış Parisli bir yazıcı ve el yazması satıcısıydı. Kendi dönemindeki kaynaklar onu bir simyacı olarak değil, kitaplar ve resmî belgelerle uğraşan varlıklı bir kişi olarak anlatır. Ancak ölümünden yüzyıllar sonra Flamel’in etrafında bambaşka bir efsane oluştu.

Nicolas Flamel Kimdir?

yüzyıldan itibaren bazı metinler, onun eşi Perenelle ile birlikte Felsefe Taşı’nın sırrını çözdüğünü ve bu sayede metalleri altına dönüştürdüğünü ileri sürdü. Rivayetler bununla da sınırlı kalmad. Flamel’in Felsefe Taşı sayesinde ömrünü yüzyıllarca uzattığı, hatta 1700’lü yıllarda Hindistan’da ve Paris’te görüldüğü bile söylendi.

18. yüzyılda tarihçiler gerçek Flamel’in yaşamını daha net biçimde ortaya koydu. Buna rağmen efsane çoktan yerleşmişti. Bugün Flamel hâlâ en çok bu simyacı kimliğiyle hatırlanır. Özellikle de Harry Potter ve Felsefe Taşı sayesinde popüler kültürde yaşamaya devam eder.

Nicolas Flamel Aslında Kimdir?

Tarihsel kayıtlara göre Flamel aslında kitaplar ve resmî belgeler kopyalayarak geçimini sağlayan profesyonel bir yazıcıydı. Rivayete göre orta yaşlarında, içinde simya sırları bulunan olağanüstü bir kitap gördüğü bir rüya gördü. Kısa süre sonra bir kitapçının tezgâhında buna benzeyen gizemli bir kitap buldu. Bu tesadüften etkilenen Flamel ve eşi, yıllarca metni çözmeye çalıştı ancak başarılı olamadı.

15. Yüzyılda Yaşayan Nicolas Flamel Kimdir? Neden Bir Çok Kişi Onun Hala Sağ Olduğunu Düşünüyor?
Nicolas Flamel.

Sonunda Flamel, kitabın sırrını anlamak için İspanya’ya doğru bir hac yolculuğuna çıktı. Burada karşılaştığı bir Yahudi bilgin, ona kitabın Kabala adı verilen Yahudi mistik geleneğine ait eski bir metin olduğunu söyledi. Flamel daha sonra eve döndü ve kitabın talimatlarını nasıl yorumlayacağını anladığını düşündü.

Efsaneye göre 1382 yılının başlarında Flamel sonunda şifreyi çözdü. Felsefe Taşı’nı yaptı ve ardından bol miktarda altın elde etti. Bu altının önemli bir bölümünü de kısa süre içinde hayır işlerine dağıttı.

İddialara göre Flamel’in ölümünden birkaç yüzyıl sonra Kral XIII. Louis onun mezarını açtırdı. Ancak mezarın boş olduğu söylendi. Bu söylenti, Flamel ve eşi Perenelle’in aslında ölmediği yönündeki efsaneyi daha da güçlendirdi. Sonraki yüzyıllarda çiftin farklı ülkelerde görüldüğüne dair anlatılar ortaya çıktı. Hatta bu rivayetlerden biri Flamel çiftini Bursa’ya kadar getirir.

1612’de Paris’te Livre des figures hiéroglyphiques adlı bir simya kitabı yayımlandı. Yayıncılar bu eseri Nicolas Flamel’e dayandırdı. Kitap 1624’te Londra’da Exposition of the Hieroglyphical Figures adıyla İngilizce olarak basıldı. Yayıncı, önsözde Flamel’in Felsefe Taşı’nı nasıl aradığını ve bu arayış sırasında neler yaşadığını anlattı.

18. yüzyılda XIV. Louis, Paul Lucas adlı bir arkeoloğu Orta Doğu’ya göndermişti. Lucas Anadolu’ya geldiğinde, karşılaştığı bir Türk âlimin ona Flamel çiftini tanıdığını ve onlarla Bursa yakınlarında karşılaştığını söylediği aktarılır. Böylece Bursa, Nicolas Flamel’in görüldüğü iddia edilen son yerlerden biri olarak efsanedeki yerini aldı.

Ölümsüzlüğün Sırrı Felsefe Taşı mı?

Simyacılar Felsefe Taşı’nı en büyük hedefleri sayıyordu. Rivayete göre bu gizemli madde kurşunu altına çevirebilir, hastalıkları iyileştirebilir ve insan ömrünü uzatabilirdi. Bazı anlatılar, taşın ölümsüzlük bile verebileceğini ileri sürüyordu.

Simyacılar bu taşı yalnızca sihirli bir madde gibi görmedi. Onlara göre doğadaki her şey kendi en kusursuz hâline ulaşmaya çalışırdı. Kömür zamanla elmasa dönüşür, tırtıl kelebeğe dönüşürdü. Aynı anlayışla kurşunun da en mükemmel hâline, yani altına ulaşabileceğini düşündüler. Felsefe Taşı’nın bu dönüşümü başlatacağına ya da hızlandıracağına inandılar.

“An Alchemist’s Laboratory” (18. yüzyıl) adlı eser, simyanın doruğundan düşüşe geçtiği bir dönemi temsil eden, oldukça anlam yüklü bir görsel belgedir. Bu tür resimler, simyacının atölyesini yalnızca fiziksel bir mekân olarak değil, aynı zamanda bilimsel, felsefi ve hatta manevi bir arayışın sahnesi olarak sunar.

Zamanla bu fikri insan bedenine de uyguladılar. Taş metalleri kusursuz hâline ulaştırabiliyorsa, insan bedenini de hastalıklardan arındırabilir ve daha uzun bir yaşama kavuşturabilirdi. 18. yüzyıla gelindiğinde simyacılar Felsefe Taşı’nı yalnızca altın elde etmenin yolu olarak görmedi; onu ruhsal olgunlaşma ve insanın kendini aşma arayışıyla da ilişkilendirdi.

Sonuç olarak

Neye inanıp inanmayacağınız elbette size kalmış. Ancak kesin olan bir şey var: Nicolas Flamel ve eşi Perenelle, bugün sahip oldukları ünü muhtemelen hayal bile edemezdi. Felsefe Taşı sayesinde gerçekten ölümsüzlüğe ulaşmadılar belki, ama isimleri yüzyıllar boyunca yaşamaya devam etti.

Üstelik bu ün yalnızca kitaplarla sınırlı kalmadı. Flamel’in adı, Harry Potter ve Felsefe Taşı ile geniş kitlelere ulaştı. Ayrıca 2014 yapımı Assassin’s Creed: Unity oyununda da Nicolas Flamel’in çalışmaları çeşitli görevlerin merkezinde yer aldı.


Kaynaklar ve ileri okumalar


Size Bir Mesajımız Var!

Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Matematiksel

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi’nin ardından Marmara Üniversitesi İngilizce Matematik Öğretmenliği bölümünden mezun oldum. Matematiksel.org’un kurucusu olarak matematik, bilim ve düşünce alanlarında içerik üretmeye devam ediyorum.

Bunlar da ilgini çekebilir

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir