Tarih

Kristof Kolomb Dünya’nın Yuvarlak Olduğunu Keşfetmedi!

Kolomb Dünya’nın küresel olduğunu biliyordu. Asıl hatası, Dünya’nın büyüklüğünü ve Asya’ya olan mesafeyi yanlış hesaplamasıydı.

Kristof Kolomb’un 1492’de batıya doğru yelken açarak Amerika’ya ulaştığı yolculuk, uzun süre Dünya’nın şekliyle ilgili ünlü bir hikâyeyle birlikte anlatıldı. Bu anlatıya göre Kolomb, Dünya’nın yuvarlak olduğuna inanıyor, çevresindekiler ise gemilerinin düz Dünya’nın kenarından düşeceğinden korkuyordu. Sonunda Kolomb haklı çıkmış ve yaptığı yolculukla Dünya’nın yuvarlak olduğunu kanıtlamıştı.

Kolomb’un Dünya’nın yuvarlak olduğunu kanıtlamak için yola çıktığı düşüncesinin yaygınlaşmasında, Amerikalı yazar Washington Irving’in 1828’de yayımladığı History of the Life and Voyages of Christopher Columbus adlı eserin önemli bir rolü olduğu vardır.

Irving’in anlatımı tarihsel gerçeklerle kurmacayı bir araya getiriyordu. Ancak tarihsel gerçek bundan oldukça farklıdır.

Dünya’nın Küresel Olduğu Ne Zamandan Beri Biliniyor?

Dünya’nın düz olmadığı fikri Kolomb’dan yaklaşık iki bin yıl önce bile biliniyordu. Antik Yunan filozofu Aristoteles, Gökyüzü Üzerine adlı eserinde Dünya’nın küresel olduğuna dair gözlemler sıralamıştı.

Bunlardan biri Ay tutulmalarıyla ilgiliydi. Ay tutulması sırasında Dünya, Güneş ile Ay’ın arasına girer ve gölgesi Ay’ın üzerine düşer. Bu gölgenin kenarı her seferinde dairesel görünür. Farklı konumlarda gerçekleşen tutulmalarda da gölgenin biçiminin değişmemesi, Dünya’nın küresel olduğuna ilişkin güçlü bir kanıttı.

Aristoteles ayrıca kuzeye ya da güneye doğru yolculuk edildiğinde gökyüzünde görülen yıldızların değiştiğini fark etmişti. Örneğin Mısır’dan görülebilen bazı yıldızlar daha kuzeydeki Yunanistan’dan aynı biçimde görülemiyordu. Eğer Dünya düz bir yüzey olsaydı bu değişimi açıklamak çok daha güç olurdu.

Eratosthenes
Eratosthenes matematik, coğrafya, astronomi, şiir ve müzik teorisiyle ilgileniyordu. Daha sonra Mısır’a giderek İskenderiye Kütüphanesi’nin başına geçti. (M.Ö. 276-195)

Antik Çağ’da insanlar bununla da yetinmedi. MÖ 3. yüzyılda Eratosthenes, Syene ile İskenderiye’de Güneş ışınlarının oluşturduğu açı farkını kullanarak Dünya’nın çevresini yaklaşık 250.000 stadion olarak hesapladı. Kullandığı ölçü biriminin kesin uzunluğu tartışmalı olsa da sonucu günümüzde bildiğimiz yaklaşık 40.000 kilometrelik değere oldukça yakındı.

Eratosthenes’in bu hesabı, Kolomb’dan yaklaşık 1.700 yıl önce Dünya’nın yalnızca küresel olduğunun değil, büyüklüğünün de oldukça iyi tahmin edilebildiğini gösteriyor. [Eratosthenes’in Dünya’nın çevresini nasıl hesapladığını bu yazımızda ayrıntılı olarak ele almıştık.]

Yaz gündönümünde, yani yılın en uzun gününde, Syene’de öğle vaktinde Güneş ışınları yere tam dik düşer ve hiçbir gölge oluşturmaz. Aynı anda İskenderiye’de ise Güneş ışınları yere eğik geldiği için gnomonun bir gölgesi oluşur. Syene ile İskenderiye arasındaki merkez açının ölçüsü, İskenderiye’deki gnomon ile Güneş ışınları arasındaki açıya eşittir

Kolomb Dünya’yı Hesaplarında Nasıl Küçülttü?

Kolomb, Eratosthenes dahil Antik Çağ ve Orta Çağ coğrafyacılarının çalışmalarını biliyordu. Bu bilgileri batıya doğru yelken açarak Hint Adaları’na ulaşma planını desteklemek için kullandı.

Fakat önünde ciddi bir sorun vardı. Batıya giderek Asya’ya ulaşmak için aşması gereken gerçek mesafe, 15. yüzyıl gemileri için fazlasıyla uzundu. Kolomb bu yolculuğu mümkün göstermek ve sefere maddi destek bulmak istiyordu. Bunun için Dünya’yı olduğundan küçük, Asya’yı da olduğundan geniş kabul eden rakamları seçti.

Bu noktada Marco Polo’nun anlatıları Kolomb’un işine yaradı. 13. yüzyılın sonunda Asya’ya giden Venedikli tüccar, Asya’yı dönemin başka coğrafyacılarından yaklaşık 30 boylam derecesi daha geniş gösteriyordu. Ayrıca Cipangu’yu, yani bugünkü Japonya’yı, Asya kıyılarının 2.000 kilometreden fazla doğusuna yerleştiriyordu. Gerçekte Japonya ile anakara arasındaki en kısa mesafe yaklaşık 200 kilometredir.

Kristof Kolomb (İtalyanca: Cristoforo Colombo, İspanyolca: Cristóbal Colón), 1451 yılında Cenova’da doğmuş, 1506’da İspanya’da ölmüş bir denizci ve kâşiftir.

Kolomb, Floransalı matematikçi ve astronom Paolo dal Pozzo Toscanelli’den de destek aldı. Toscanelli, Portekiz Kralı V. Afonso’ya Hindistan’a batıya doğru yelken açarak ulaşmayı önermiş ve bunun için bir deniz haritası hazırlamıştı. Kolomb ona bir mektup yazınca Toscanelli, krala gönderdiği mektubun bir kopyasını ve haritasını Kolomb’a yolladı.

Toscanelli de Marco Polo’nun verdiği bilgileri temel almıştı. Ancak onun hesabına göre bile batıya doğru yolculuk yaklaşık 9.000 kilometre sürecekti.

Kolomb bu mesafeyi de kısaltmak istedi. Bu nedenle 9. yüzyıl Arap coğrafyacılarının Dünya’nın çevresi için verdiği 20.400 mil değerini kullandı. Fakat Arap mili yerine daha kısa olan Roma milini esas aldı. Böylece Dünya’nın çevresini yaklaşık 44.146 kilometreden 30.192 kilometreye indirdi.

Bu da yetmeyince rotasına mola verebileceğini düşündüğü adalar ekledi. Sonuçta Cipangu’yu, yani Japonya’yı, Karayipler’deki Virgin Adalarıyla yaklaşık aynı meridyene yerleştiren bir dünya tasavvuruna ulaştı.

Kristof Kolomb Gerçekte Ne Yaptı?

Kolomb bu planla önce Portekiz Kralı II. João’dan destek istedi. Kralın matematikçileri hesabı gerçekçi bulmadı. İspanya’da da birkaç kez olumsuz yanıt alan Kolomb, yıllar sonra Kral II. Ferdinand ile Kraliçe I. Isabella’yı sefere destek vermeye ikna etti.

Kolomb 1492’de üç gemiyle İspanya’dan yola çıktı. Kanarya Adaları’ndan ayrıldıktan 33 gün sonra, 12 Ekim’de Bahamalar’daki bir adaya ulaştı. Yerli halkın Guanahani adını verdiği bu adaya San Salvador adını verdi. Ardından Küba ve Hispanyola’ya doğru ilerledi.

Kolomb burada yeni bir kıtaya ulaştığını anlamadı. Kendi hesaplarına güvendiği için bu adaların Asya’nın doğu kıyıları yakınında bulunduğunu düşündü. Bu yüzden karşılaştığı toprakları Hint Adaları’nın bir parçası olarak yorumladı.

Kolomb sonraki seferlerinde Amerika ana karasına da ulaştı. 1498’de çıktığı üçüncü yolculukta daha güneye yöneldi ve Trinidad Adası çevresine geldi. Buradan ilerleyerek Güney Amerika’nın kuzey kıyılarına, bugünkü Venezuela yakınlarına vardı.

1502’de başladığı dördüncü ve son yolculuğunda ise bu kez Orta Amerika kıyılarını araştırdı. Honduras yakınlarından başlayarak Nikaragua, Kosta Rika ve Panama kıyıları boyunca ilerledi. Burada özellikle Asya’ya açılacağını düşündüğü bir deniz geçidi arıyordu. Böyle bir geçit bulamadı, ancak yolculuğu sırasında Orta Amerika kıyılarının önemli bir bölümünü dolaştı.

Sonuç Olarak

Kolomb’un yolculuklarının tarihsel önemi, Dünya’nın yuvarlak olduğunu kanıtlamasında ya da Amerika’ya ulaşan ilk insan olmasında değildi. Asıl etkisi, Avrupa ile Amerika arasında kalıcı bir bağlantının kurulmasını hızlandırmasıydı. Kolomb’un ardından başka Avrupalı denizciler de Atlantik’i geçti; ticaret ağları genişledi, yeni seferler başladı ve sömürgeleştirme süreci hız kazandı.

Bu gelişmeler Amerika’nın yerli halkları için ağır sonuçlar doğurdu. Avrupalılar kıtaya yalnızca yeni ticaret ve siyasi güç mücadeleleri getirmedi; beraberlerinde taşıdıkları hastalıklar da yerli nüfusu büyük ölçüde azalttı. Savaşlar, zorla çalıştırma ve sömürgeleştirme ise kıtadaki toplumların yaşamını kökten değiştirdi.

Okuma Önerisi: Amerika Adını Nereden Aldı? Amerigo Vespucci mi, yoksa Richard Amerike mi?


Kaynaklar ve ileri okumalar


Size Bir Mesajımız Var!

Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Matematiksel

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi’nin ardından Marmara Üniversitesi İngilizce Matematik Öğretmenliği bölümünden mezun oldum. Matematiksel.org’un kurucusu olarak matematik, bilim ve düşünce alanlarında içerik üretmeye devam ediyorum.

Bunlar da ilgini çekebilir