Toplum Bilimi

Kiki Bouba Etkisi: Geometrik Şekiller Düşüncelerimizi Nasıl Etkiler?

Bouba–kiki etkisi, insanlara aşağıdaki şekildekine benzer iki şeklin gösterildiği ve hangisinin “bouba”, hangisinin “kiki” olduğu sorulan deneyleri ifade eder.

Kiki Bouba Etkisi:
Sizce hangisi kiki, hangisi bouba?

İnsanlar büyük bir tutarlılıkla, yuvarlak şeklin “bouba”, köşeli ve sivri şeklin ise “kiki” olduğuna karar verme eğilimindedir. Bu bulgu yalnızca üniversite öğrencileri için değil, yaşlı yetişkinler ve çok küçük çocuklar için de geçerlidir. Üstelik etki sadece İngilizce konuşanlarla sınırlı değildir; farklı dilleri konuşan kişilerde de aynı biçimde ortaya çıkar.

Deney ilk olarak 1929’da Alman psikolog Wolfgang Köhler tarafından Tenerife Adası’nda, İspanyolca “baluba” ve “takete” sözcükleri kullanılarak yapılmıştır. O tarihten bu yana çalışma çok sayıda kez tekrarlanmış ve benzer bulgular elde edilmiştir. Bu tür ses–şekil eşleştirmelerine yönelik bir tercih, henüz dört aylık bebeklerde bile saptanmıştır.

Tamilce konuşanlarla ve Amerikalı üniversite öğrencileriyle yapılan bir çalışmada, bu tercihin görülme oranının yüzde 95 ile 98 arasında olduğu bulunmuştur. Tüm çalışmalar bir arada değerlendirildiğinde, oran ortalama yüzde 88 civarındadır. Bu değer daha düşük olsa da, rastlantısal beklentinin hâlâ belirgin biçimde üzerindedir.

Kiki Bouba Etkisi Neden Bu Kadar Yaygın?

Beyin görüntüleme çalışmaları da bu sezginin zihinsel bir karşılığı olduğunu göstermektedir. İnsanlar “bouba” sözcüğünü sivri bir şekille eşleştirdiklerinde, yani beklenene aykırı bir durumla karşılaştıklarında, beynin ön bölgeleri daha fazla çalışır. Buna karşılık, “bouba” yuvarlak şekille eşleştirildiğinde beyin daha az çaba harcar. Bu fark, uyumsuz eşleştirmelerin daha fazla zihinsel enerji gerektirmesinden kaynaklanır.

İlginç olan, bu etkinliğin yalnızca düşünmeyle ilgili beyin bölgelerinde değil, aynı zamanda işitme ve görme ile ilgili alanlarda da ortaya çıkmasıdır. Bu da ses ile şekil arasındaki bağın, algının çok erken aşamalarında kuruluyor olabileceğini düşündürür.

Herhangi bir filmi izleyin ve gördüğünüz şekillere çok dikkat edin. Kötücül karakterlerin kiki gibi keskin, sevimli karakterlerin ise bouba gibi çoğu zaman yuvarlak hatları vardır. Bir sinematograf (görüntü yönetmeni) filmlerine görsel hikâyeler katarken hangi geometrik şeklin hangi duyguyu tetikleyeceğini bilir.

Bu tür etkilerin neden ortaya çıktığı henüz tam olarak bilinmemektedir. Benzer sezgilerin matematik gibi başka simgesel sistemlerde de bulunup bulunmadığı da açık değildir. Örneğin hangi şeklin daha büyük bir sayıyı çağrıştırdığı, 1 mi 2 mi ya da sıfır mı sonsuzluk mu soruları hâlâ yanıt beklemektedir.

Bu olguyu açıklamak için çeşitli görüşler öne sürülmüştür. Bunlardan biri, sesler çıkarılırken ağzın aldığı biçime odaklanır. “Bouba” söylenirken dudaklar daha yuvarlak bir şekil alırken, “kiki” söylenirken dudaklar daha gergin ve keskin bir görünüm kazanır.

“Ancak “Bouba”nın yuvarlak, “kiki”nin sivri çağrışımlar yapmasının nedeni olarak uzun süredir savunulan bir görüş artık zayıflamış görünüyor. Çünkü civcivler bu sesleri çıkaramadığı hâlde aynı eşleştirmeyi yapmayı başarıyor.

Kiki Bouba Etkisi Sadece İnsanlara Özgü Değil!

Yeni bir araştırma, yavru civcivlerin de aynı ses–şekil eşleştirmelerini yaptığını ortaya koydu. Araştırmacılar, bu etkinin öğrenmeyle mi yoksa daha temel, doğuştan gelen bir mekanizmayla mı ortaya çıktığını anlamayı amaçladı. Bu nedenle civcivleri, çevreyle neredeyse hiç etkileşime girmeden, çok kısa süre içinde teste aldı.

Deney sırasında araştırmacılar civcivlere iki şekil gösterdi. Şekillerden biri yumuşak ve yuvarlak hatlara sahipti, diğeri ise sivri ve köşeliydi. Aynı anda civcivlere “bouba” ya da “kiki” seslerini dinlettiler. Civcivler “bouba” sesini duyduklarında çoğunlukla yuvarlak şekle yöneldi ve onunla daha uzun süre vakit geçirdi. “Kiki” sesi çalındığında ise bu yönelim tersine döndü.

Deneyler, civcivlerin yumurtadan çıktıktan sonraki ilk saatlerinde ve sıkı biçimde denetlenen koşullarda gerçekleştirildi. Bu nedenle, gözlenen ses–şekil eşleştirmesini deneyim yoluyla öğrenmiş olmaları olası görünmüyor.

Sonuç Olarak

Bulgular, belirli seslerle belirli şekilleri ilişkilendirmeye yönelik doğuştan gelen bir algısal eğilimin varlığına işaret ediyor. Eğer bu yorum doğruysa, söz konusu eğilim, düşünüldüğünden çok daha eski bir evrimsel geçmişe dayanıyor olabilir. Bu da bouba–kiki etkisinin, dilin kökeninden çok, algının temel ilkeleriyle ilgili olabileceğine işaret ediyor.


Kaynaklar ve İleri okumalar:

  • Maurer D, Pathman T, Mondloch CJ. The shape of boubas: sound-shape correspondences in toddlers and adults. Dev Sci. 2006 May;9(3):316-22. doi: 10.1111/j.1467-7687.2006.00495.x. PMID: 16669803.
  • ‘Mind-blowing’ baby chick study challenges a theory of how humans evolved language. Kaynak site: Scientific American. yayınlanma tarihi: 19 Şubat 2026. Bağlantı: ‘Mind-blowing’ baby chick study challenges a theory of how humans evolved language
  • Aryani, A., Isbilen, E. S., & Christiansen, M. H. (2020). Affective Arousal Links Sound to Meaning. Psychological Science31(8), 978–986. https://doi.org/10.1177/0956797620927967
  • Maria Loconsole et al. ,Matching sounds to shapes. Evidence of the bouba-kiki effect in naïve baby chicks. Science391,836-839(2026). DOI:10.1126/science.adq7188

Size Bir Mesajımız Var!

Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Matematiksel

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir