Kazayla Gelebilen Zeka: Savant Sendromu

Herhangi bir müzik eğitimi almadan kusursuz bir piyano konçertosu çalabildiğinizi veya Pi sayısının rakamlarını 20.000’in üzerine kadar hatırlayabildiğinizi hayal edin. Bunun gibi olağanüstü becerilere sahip olan kişilere nadir rastlanır. Ayrıca bu kişilerin genellikle “savant sendromu” adı verilen özel bir duruma sahip oldukları düşünülür.

Savant sendromu hakkında pek çok açıklanamayan şey var. Araştırmacılar bunun, otizm ile bağlantılı olduğu konusunda hemfikir. Ancak tüm savantlar otistik olmadığı gibi tüm otizmli insanlar da bir savantın becerilerine sahip değildir. Otizmli her 10 kişiden birinin, bazı savant yetenekleri olduğu tahmin edilmektedir. Ancak bu yeteneklerin nasıl geliştiği, araştırmacıların hala tam olarak anlamadığı bir şey.

Savant sendromunun doğuştan olabildiği gibi, belli merkezi sinir sistemi hastalıkları veya yaralanmalar sonucunda da geliştiği bilinmektedir. Savant sendromunun tanımı ise ilk olarak Langdon Down tarafından 1887 yılında, aptal bilgin anlamına gelen “Idiot Savant” şeklinde yapıldı. O dönemlerde “aptal” IQ’su 25’in altında olan kişiler için kullanılmaktaydı. Ancak bu tanım sonrasında düzeltildi ve savant sendromu adını aldı. Tarihte karşımıza çıkan bazı savant vakaları üzerinden sendromu daha iyi anlamaya çalışalım.

Kim Peek

Savant Sendromu

Savant sendromuna sahip en bilinen bireylerden birisi Tom Cruise ve Dustin Hoffman’ın oynadığı ‘Yağmur Adam – Rain Man filmine esin kaynağı olan Kim Peek’tir. Peek’in zeka seviyesi ortalamanın altındaydı. Gündelik işlerini yerine getirmek için babasına bağlı yaşayan bu adam, hafıza konusunda olağanüstü bir beceriye sahipti. Aynı anda iki sayfayı (her gözü ile bir sayfa) okuyup, hafızasına kaydedebiliyordu. 2009’da 54 yaşında öldüğünde hafızasında 9 binden fazla kitap bulunuyordu. İnsan beyninin sırlarını anlamaya çalışana NASA ölümünün ardından beynini incelemeye aldı. Ama sonuçlar şaşırtıcıydı. Kim’in beyin kökün­de bulunan beyinciği, doğuştan tam olarak gelişmemişti. Ayrıca iki beyin lobunu birbirine bağlayan köp­rücükler de bulunmuyordu.

Daniel Tammet

Daniel karmaşık çarpma ve bölme işlemlerini hiç çaba harcamadan kafasından yapabiliyor. On bine kadar herhangi bir sayının asal olup olmadığını derhal size söyleyebiliyor. Yıldırım hızıyla yaptığı matematik işlemlerinin yanı sıra on yabancı dil konuşuyor ve yeni bir dili bir hafta içinde öğrenebiliyor. Ayrıca Manti adını verdiği, kendine özgü bir dil bile geliştirmiş durumda. Kendisi bu yeteneklere, çocukluğunda geçirdiği ve temporal lop epilepsisi olarak teşhis edilen birkaç havaleden sonra sahip olmuş. Savantlar arasında konuşma bozuklukları yaygın olduğundan Daniel gibi geveze, rahat konuşan biri olağandışı kabul edilir.

Derek Amato

Derek Amato

En ilginç savant sendromu örneklerinden biri de Derek Amato. Kendisi satış eğitmenliği yapan normal bir insanken hayatı 2006’ da tam 39 yaşındayken, kafasını şiddetlice havuzun kenarına çarpmasıyla değişti. Amato bir süre bilinç kaybı yaşadıktan sonra kendine geldiğinde, geriye sürekli baş ağrısı ve bellek kaybı kalmıştı. Ayrıca işitmesinde de %35 azalma olmuştu. Geçirdiği travma sonrasında bir arkadaşının evinde piyanonun başına oturunca artık hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağını anladı. Daha önce müzikle, özellikle de piyanoyla hiç ilgisi olmayan Amato, daldan dala atlayıp harika bir resital verdi. O günden beri de Derek Amato, sadece ünlü bir piyanist değil, birçok müzik aletini çalan bir müzisyen.

Aslında bu biçimde tek örnek Amato değil. Örneğin, Newyork’ ta bir ortopedi cerrahı olan Tony Cicoria yıldırım çarpması ardından klasik piyanoyu kendi kendine çalmayı öğrenmişti. Alonzo Clemens ise, üç yaşında fena şekilde düştüğünden kalıcı bilişsel hasara uğramış fakat bu nedenle mükemmel hayvan heykelleri yapmaya başlamıştı.

Buğra Çankır

Savant Sendromu

Buğra Çankır, dünyadaki 645 üstün yetenekli otistikten biri. 3,5 yaşında okumaya başlayan, 2004 yılında California Üniversitesi tarafından yapılan “mutlak kulak” testinde o güne dek yapılan sınavlardan en yüksek puanı (tam puan) alan Çankır, 2007 yılında Wisconsin Medical Society tarafından “Müzikal deha” olarak literatürde yerini aldı. Doğadaki tüm seslerin frekanslarını ayırt edebilme yeteneğiyle “müzikal deha” kabul edilen otizmli piyanist Buğra Çankır, Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde girdiği sınavda tüm aşamaları başarıyla geçerek Türkiye’nin otizmli ilk doktora öğrencisi olmayı başardı.

George Widener

Savant Sendromu

Widener, takvimlere, nüfus bilgilerine, istatistiklere tutkun bir sanatçı. Rakamlarla oynamak onun için müzik dinlemek gibi bir şey. Rakamlara baktığında standart insan zekasının göremeyeceği bağlantılar ve tarihler görebiliyor. Widener’in çizimleri de bu yeteneklerinin bir iz düşümü. Widener, takvimlere karşı çocukluğundan beri devam eden ilgisini, üstün hesaplama yeteneğini ve tarihsel olaylar konusundaki inanılmaz hafızasını, Savant Sendromu’ndan alıyor.

Stephen Wiltshire

Savant Sendromu

1974 doğumlu olan Wiltshire’a 3 yaşında otizm teşhisi kondu. 5 yaşında olağanüstü resim yete­neği keşfedildi ve savant sendromu teşhisi konuldu. Küçük çocuk, yaşından beklenmeyecek denli başarılı perspektif resimler çizebiliyordu. Ailesinin yönlen­dirmesiyle bir sanat okuluna devam etti. Devamında çizdiği resimlerle med­yanın ilgisini çekti. İnanılmaz görsel belleğe sahip olan Wiltshire, Roma üzerinde helikopterle yalnızca yarım saat uçtuktan sonra üç gün içe­risinde kentin 5 metre kare büyüklükte panoramik bir resmini çizdi.

Tabloda binaların pencere sayılarına kadar tüm detaylar mevcuttu. Aynı şekilde, New York kentinin üzerinde helikopterle kısa bir uçuştan sonra on kilometrekarelik bir alanın tümündeki binaları, daire numaraları­na kadar çizdi. Paris, Madrid, Roma, Frankfurt, Kudüs, Hong Kong, Dubai gibi kentler de aynı şekilde çizimleri arasında.

Tommy McHugh

Tommy McHugh

1949 doğumlu İngiliz Tommy McHugh, sıradan bir hayat sürerken başına gelen bir olay sonrası sanat dehasına dönüşen bir başka savant. Geçirdiği beyin kanamasının ardından hayata tekrar dönen Tommy nekahet süresinin devamında sürekli çılgınlar gibi yazmaya ve sürrealist resimler çizmeye başladı. Eline daha önce hiç kalem almamış bu kişi, olağanüstü figürler çizmeye başlamıştı. Çalışmalarını 2012’de kanser nedeniyle ölünceye kadar sürdürdü.

Leslie Lemke

Müziğin harika çocuğu Leslie Lemke hem görme hem de zeka özürlü. Lemke’nın sözel IQ’su 58. Ancak kendisi bir kere duyduğu bir müziği, hiçbir müzik eğitimi almamasına rağmen hemen çalabiliyor. Lemke, 16 yaşına geldiğinde gizli yeteneği ortaya çıktı. Bir gece annesi Leslie’yi Tchaikovsky’nin 1 No’lu Piyano Konçertosu’nu çalarken buldu. Klasik müzik eğitimi olmayan Leslie bir parçayı televizyonda duyar duymaz kusursuz bir biçimde çalabiliyordu. Sağlığı bozulmaya başlamadan önce Leslie dünya çapında birçok konser verdi.

Flo ve Kay Lyman

Tek yumurta ikizi olan otistik savant sendromlu kız kardeşler, geçmişte ya da gelecekte herhangi bir tarih verdiğinizde hangi güne denk geldiğini anında söyleyebiliyor. Aynı zamanda deha düzeyinde bir otobiyografik hafızaya sahipler ve söylediğiniz herhangi bir tarihte ne giydiklerini, havanın nasıl olduğunu, o gün neler yaptıklarını ve ne yediklerini sayabiliyorlar.

Jedediah Buxton

Bilinen ilk savant sendromlu kişi olağanüstü hafızaya sahip, yıldırım hızında hesaplama becerisi bulunan Jedediah Buxton’dır. 1707 yılında İngiltere’de doğan Buxton yazamıyor ama her şeyi sayı olarak algılıyordu. Jedidiah, kimsenin çözemeyeceği problemleri saniyesinde çözmekte ve çok basamaklı sayıları birkaç saniyede çarpabilmekteydi. Hafızası o kadar güçlüydü ki, bir soruyu çözerken, bir hafta, hatta birkaç ay sonra soruya geri dönüp kaldığı yerden çözmeye devam edebilirdi.

Tipik olarak, savant sendromlu her kişide belirli bir beceri tekil olarak ortaya çıkar. Bununla birlikte, bazı durumlarda aynı kişide birden fazla beceri ortaya çıkar. Beceri türü ne olursa olsun, her zaman olağanüstü hafıza duruma eşlik eder. Müzik genellikle en yaygın beceri türüdür. Özel savant becerileri gösteren herhangi bir çocuğa yardım etmenin ilk adımı, özel yeteneklerinin altında yatan temel engel veya bozukluğun ne olduğunu belirlemek olacaktır. Sonrasında da gerekli destekler ile bu kişilerin becerilerini kullanmasına imkan sağlanmalıdır.


Göz atmak isterseniz:


Kaynaklar ve ileri okumalar:


Dip Not

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konularda ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.
Başa dön tuşu