
1988 yapımı Rain Man, yani Yağmur Adam filmi, Dustin Hoffman’ın canlandırdığı Raymond Babbitt karakterini milyonlarca insanla tanıştırdı. Raymond, yere dökülen yüzlerce kürdanı bir bakışta sayabiliyor, tarihleri şaşırtıcı bir hızla hesaplıyor ve okuduğu bilgileri kolay kolay unutmuyordu. Filmin senaristlerinden Barry Morrow bu karakteri yaratırken birkaç kişiden esinlendi. Bunlardan en önemlisi, 1984 yılında bir konferansta tanıştığı Kim Peek idi.
Morrow’un karşısındaki adam adeta bir ansiklopedi, takvim, yol haritası ve telefon rehberinin birleşimi gibiydi. Kim Peek, tarih, coğrafya, edebiyat, spor, müzik ve takvim hesaplamaları dahil yaklaşık 15 farklı alanda olağanüstü bir bilgi birikimine sahipti.
Bu nedenle onu inceleyenler zamanla “savant” yerine “megasavant” sözcüğünü kullanmaya başladı. Arkadaşları ise ona daha eğlenceli bir isim takmıştı: Kim-puter.

Kim Peek Kimdi?
Kim 1951 yılında Utah eyaletinin Salt Lake City kentinde doğdu. Bebekken başı normalden yaklaşık yüzde 30 daha büyüktü. Bir doktor, onu yalnızca birkaç dakikalık bir muayenenin ardından zihinsel engelli olarak değerlendirdi.
Merdivenleri kendi başına kullanmayı ancak 14 yaşında öğrendi. Buna karşılık Kim’in bilgiye ilgisi çok küçük yaşlarda başlamıştı. Altı yaşına geldiğinde bir ansiklopedi takımının bütün dizinini ezberlemişti. Yaşamının ilerleyen dönemlerinde belleğinde yaklaşık 12.000 kitabın içeriğini taşıdığı aktarılacaktı.
Peek yalnızca kitaplardan öğrendiği bilgileri hatırlamıyordu. Ona geçmişten herhangi bir tarih verdiğinizde haftanın hangi gününe denk geldiğini söyleyebiliyor, çoğu zaman o tarihte yaşanan olaylardan da söz edebiliyordu. ABD’deki posta kodlarını biliyor, şehirler arasında yol tarifleri verebiliyor, spor karşılaşmalarından Shakespeare’e, İncil’den klasik müziğe kadar şaşırtıcı ayrıntıları hafızasından çıkarabiliyordu.
Ancak Kim’in günlük yaşamı bu olağanüstü becerilerden çok farklı bir tablo çiziyordu. Çocukken motor gelişimi yavaş ilerledi. Okul yaşamı da kolay geçmedi. Yerinde oturamadığı için birinci sınıftan uzaklaştırıldı ve okul müdürü ailesine onu evde tutmalarını önerdi. Kısa süre sonra başka bir doktor, Kim’in kişiliğini “düzeltmek” için lobotomi yapılmasını bile tavsiye etti.
Babası Fran ise bütün bu süreç boyunca oğlunun yanında kaldı. Kim’in bitmek bilmeyen öğrenme isteğini karşılamak için ona sürekli kitaplar, dergiler ve kütüphanede bulabildiği her türlü okuma malzemesini getirdi. Kim, 14 yaşına geldiğinde lise müfredatını tamamlamıştı ancak kendisine resmi bir diploma verilmedi.
Kim Peek’in beynini inceleyen bilim insanları sıra dışı bir yapı ile karşılaştı. Beynin sağ ve sol yarımküreleri normalde korpus kallosum adı verilen milyonlarca sinir lifinden oluşan bir bağlantı üzerinden haberleşir. Peek’in beyninde korpus kallosum gelişmemişti. İki yarımküre arasındaki iletişimde görev alan bazı başka yapılar da eksikti ve beyinciğinde farklılıklar vardı.
Araştırmacılar bu yapının Peek’in olağanüstü belleğiyle ilişkisini anlamaya çalıştı. Ancak korpus kallosumun yokluğu tek başına Kim Peek’in yeteneklerini açıklamaya yeterli olmadı. Aynı anatomik özelliğe sahip başka insanlarda benzer bir hafıza ortaya çıkmamıştı.
Rain Man Kim Peek’in Hayatını da Değiştirdi

Kim Peek 37 yaşına kadar oldukça sınırlı bir sosyal çevrede yaşadı. Rain Man gösterime girdikten sonra ise hayatı farklı bir yöne gitti.
Film dört Oscar kazandı. Senarist Barry Morrow kazandığı Oscar heykelciğini Kim ve babası Fran ile paylaşmaya karar verdi. Ardından baba oğul, Oscar’ı da yanlarına alarak okulları, üniversiteleri ve çeşitli etkinlikleri ziyaret etmeye başladı. İnsanlar Kim’e tarihten spora kadar istedikleri soruyu soruyor, o da çoğunu anında yanıtlıyordu. Yıllar içinde yüz binlerce insan Kim, babası ve Oscar heykelciğiyle fotoğraf çektirdi.
Bu karşılaşmalar Kim Peek’i de değiştirdi. İnsanlarla konuşmaya alıştı, espri yapmaya başladı ve giderek daha rahat iletişim kurdu. Müziğe ilgisi arttı; yaşamının ilerleyen dönemlerinde piyano çalmayı bile öğrendi. Böylece Rain Man, Kim Peek’ten esinlenirken filmin başarısı da gerçek Kim Peek’in yaşamında yeni bir dönem başlattı.
Sonuç Olarak
Kim Peek 2009 yılında, 58 yaşındayken geçirdiği kalp krizi sonucu aniden hayatını kaybetti. Yaşamı yalnızca Hollywood’un en başarılı filmlerinden birine esin vermekle kalmadı; insan beyninin nasıl çalıştığını anlamaya yönelik yeni araştırmalara da katkı sağladı.
Babası Fran, oğlundan beş yıl daha uzun yaşadı. Ardında Kim hakkında iki kitap ve çok sayıda yazı bıraktı. Bütün bunlarla amaçladığı şey, sıra dışı zihinsel yeteneklere sahip insanların daha iyi anlaşılmasını sağlamaktı.
Okuma Önerisi: Savant Sendromu Nedir? Bir Beyin Hasarı İçimizdeki Dâhiyi Açığa Çıkartabilir mi?
Kaynaklar ve ileri okumalar
- Kim Peek, the Real Rain Man. yayınlanma tarihi:11 Kasım 2012; Bağlantı: https://www.psychologytoday.com/
- Inside The Astounding Life Of Kim Peek – The Real Rain Man. Yayınlanma tarihi: 22 Eylül 2021; Bağlantı: https://allthatsinteresting.com/
- İbrahim Durukan, Tümer Türkbay; Savant Sendromu: Klinik ve Nöropsikolojik Özellikleri; eISSN:13090674 pISSN:13090658
Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.
Matematiksel



