Psikoloji

Marshmallow Deneyi: Öz Denetim Başarının Göstergesi mi?

Walter Mischel’in ünlü “Marshmallow Deneyi”, öz denetimin hayatımızdaki rolünü çarpıcı bir şekilde ortaya koyar. Bir şekerleme, geleceğimizi belirleyebilir mi? Bu soru, yalnızca çocukluk davranışlarını değil, aynı zamanda başarı, alışkanlık ve yaşam koşulları arasındaki karmaşık ilişkiyi de düşündürür.

The-Marshmallow-deneyi

Araştırmalar, insanların uyanık oldukları zamanın yaklaşık dörtte birini dürtülerine karşı koyarak geçirdiğini gösterir. En yaygın dürtüler yiyecek, uyku ve işi bırakıp dinlenme isteğidir. Ancak insanlar bu dürtülerin ortalama yalnızca yarısına direnecektir.

Anlık isteklere karşı koyabilme yetisi, sadece bireysel başarı ve sağlık için değil, toplumsal düzen için de temel bir unsurdur. İlk çiftçiler, ürettiklerini hemen tüketme isteğine direnip bir kısmını saklayabildikleri için sürdürülebilir bir yaşam kurabildi. Buna karşılık, en gelişmiş primatlar bile uzun vadeli plan yapma konusunda oldukça sınırlıdır.

2010 yılında Yeni Zelanda’da yapılan geniş kapsamlı bir araştırma, öz denetimin uzun vadeli etkilerini açık biçimde ortaya koydu. Doğumdan yetişkinliğe kadar izlenen bireyler arasında, kendini daha iyi kontrol edebilenlerin daha sağlıklı, daha başarılı ve suç işleme ihtimali daha düşük olduğu görüldü. Öz denetim, okul başarısı için de güçlü bir göstergedir.

Mischel, başarıyla bekleyebilen çocukların küçük bir yüzdesini incelerken ilginç bir şey keşfetti. İstisnasız, bu çocukların hepsi aynı zihinsel stratejiye güveniyorlardı. Çocuklar bakışlarını nefis şekerlemeden başka yöne çevirerek, kendilerini ikram hakkında düşünmekten alıkoymanın bir yolunu bulmuşlardı.

Stanford Marshmallow Deneyi Nedir?

1960’ların sonunda Stanford Üniversitesi’nden Walter Mischel, küçük yaştaki kızlarında dikkat çekici bir davranış gözlemledi. Yaklaşık dört yaşına geldiklerinde, hemen istediklerini elde etmek yerine daha büyük bir ödül için bekleyebiliyorlardı. Örneğin çikolata istediklerinde, öğle yemeğinden sonra iki tane alabileceklerini söylediğinde beklemeyi tercih ediyorlardı.

Mischel bu konuda yapılmış bir çalışma bulamayınca konuyu kendisi araştırmaya karar verdi. Dört yaşındaki çocukların hazlarını erteleyip erteleyemeyeceğini test etmek için bir deney tasarladı. Bu deney, daha sonra “marshmallow deneyi” olarak bilinecekti.

Deneyde çocukları tek tek küçük bir odaya aldı. Masanın üzerinde bir kurabiye ya da marshmallow vardı. Çocuğa iki seçenek sundu: İsterse hemen yiyebilirdi ya da biraz beklerse ikinci bir tane daha alacaktı. Ardından odadan çıkıp yaklaşık on beş dakika boyunca çocuğun ne yapacağını gözlemledi.

Stanford Marshmallow Deneyi: Öz Denetim Başarının Göstergesi mi?
Bir yanda hemen yeme isteği, diğer yanda bekleyip daha büyük ödül alma düşüncesi vardır. İlginç olan, bu kadar küçük yaşta bile çocukların kendilerini tutmak için çeşitli yollar geliştirmesidir. Kimi gözlerini kapatır, kimi sayar, kimi şarkı söyler, kimi de dikkati başka yöne çekmeye çalışır.

Ortaya çıkan görüntüler oldukça çarpıcıdır. Bazı çocuklar, araştırmacı odadayken ya da çıkar çıkmaz dayanamayarak marshmallow’u hemen yer. Bazıları ise açıkça bir iç mücadele yaşar. Hepsi ikinci ödülü almak için beklemenin mümkün olduğunu bilir, ama bunu başarmak hiç de kolay değildir.

Mischel, dört yaşındaki çocukların ortalama yedi dakika bekleyebildiğini gördü. Bazıları yirmi dakika dayanırken, bazıları bir dakikadan kısa sürede pes etti. Ancak bu deneyi önemli kılan asıl şey, ilk sonuçlar değil, yıllar sonra ortaya çıkan bağlantıydı.

Marshmallow’u hemen yiyen çocuklar, birkaç dakika beklerlerse ikinciyi alabileceklerini bilmelerine rağmen sabredemiyordu. Bu çocukların çoğu, ilerleyen yıllarda okulda daha fazla zorlandı. Mischel daha geniş bir grupla aynı ilişkiyi araştırmaya karar verdi.

Tekrarlanan Marshmallow Deneyi Neden Çelişkili Sonuçlar Ortaya Çıkarmıştı?

Mischel çocukları yıllar boyunca izlemeye devam etti. 1990’lara gelindiğinde, sabırla bekleyebilen çocuklarla hemen yiyenler arasında belirgin farklar ortaya çıktı. Marshmallow’u bir dakikadan kısa sürede yiyenler, uzun süre bekleyen akranlarına göre SAT sınavlarında ortalama yaklaşık 10 puan daha düşük sonuçlar aldı.

Takip çalışmaları ilerledikçe tablo daha da netleşti. Küçük yaşta hazlarını erteleyebilen çocuklar, yetişkinlikte genellikle daha iyi işlere sahip oldu, daha fazla kazandı, daha sağlıklı bir yaşam sürdü ve hayatlarından daha fazla memnuniyet duydu.

Ancak bu sonuçlar, tek başına öz denetimin her şeyi belirlediği anlamına gelmez. 2018’de deney, farklı sosyoekonomik ve kültürel arka planlara sahip 900’den fazla çocukla yeniden yapıldı. Bu kez, marshmallow testindeki başarının uzun vadeli sonuçları açıklamada sınırlı kaldığı görüldü. Araştırmacılar, bir çocuğun sosyoekonomik koşullarının gelecekteki başarısı için daha güçlü bir belirleyici olduğunu ortaya koydu.

Bu bulgu önemli bir noktaya işaret eder. Daha büyük bir ödül için beklemek, çoğu zaman güven duygusuyla ilişkilidir. Orta ve üst sınıf ortamlarda büyüyen çocuklar, verilen sözlerin tutulacağına daha fazla inanır. Buna karşılık belirsizliğin ve güvensizliğin hâkim olduğu koşullarda, eldeki fırsatı hemen değerlendirmek daha rasyonel bir tercih haline gelir.


Kaynaklar ve ileri okumalar

  • The marshmallow test: Bunkum or a true predictor of future success? yayınlanma tarihi: 24 Kasım 2021. Bağlantı: The marshmallow test: Bunkum or a true predictor of future success
  • Cuttlefish exert self-control in a delay of gratification task; Alexandra K. Schnell; Markus Boeckle; Micaela Rivera, Nicola S. Clayton; and Roger T. Hanlon Published:03 March 2021; https://doi.org/10.1098/rspb.2020.3161

Size Bir Mesajımız Var!

Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi artırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak, bilimin bütünsel yapısı itibarıyla diğer bilim dallarıyla ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı, sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak, ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca, yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Matematiksel

Bunlar da ilgini çekebilir

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir