Felsefe

Spinoza’nın Tanrısı Nasıldı Ve Einstein Neden Ona İnandı?

Birçok insan, zekâlarıyla topluma yön vermiş ve tarihte iz bırakmış kişilerin dini inançlarını ve felsefi görüşlerini merak eder. Bu isimlerin başında Albert Einstein gelir. Einstein, neye inandığını 1929 yılında Herbert Goldstein’a yazdığı bir mektupta açık biçimde ifade eder. Bu mektupta, Spinoza’nın Tanrısı’na inandığını söyler.

spinoza

Kasım 1676’da Lahey’de, dönemin iki önemli düşünürü gizlice buluştu: Gottfried Wilhelm Leibniz ve Baruch Spinoza. Leibniz, diferansiyel hesapla ün kazanmıştı. Spinoza ise alışılmadık Tanrı anlayışı ve radikal fikirleri nedeniyle tehlikeli görülüyor, dışlanmış bir filozof olarak yaşıyordu.

Leibniz bu görüşmeyi gizli tuttu. Sonradan karşılaşmayı tesadüf gibi anlatsa da aslında Spinoza’yı görmek için Lahey’e gitmişti. Üç gün boyunca onunla uzun konuşmalar yaptı. Bu görüşmelerden birinde Spinoza’ya, Tanrı’nın varlığını kanıtlamaya çalışan bir metin okudu.

Baruch Spinoza Kimdir?

Spinoza'nın Tanrısı Nasıldı Ve Einstein Neden Ona İnandı?
Baruch Spinoza (1632-77)

1632 yılında Amsterdam’da doğan Baruch Spinoza, 17. yüzyılın en önemli düşünürlerinden biridir. Engizisyon baskısından kaçan ve Hollanda’ya yerleşen Portekizli Yahudilerin soyundan geliyordu. Yerel yönetimler bu topluluğa karışmıyordu. Ancak tek bir şart koyuyorlardı: Dini açıdan sakıncalı fikirler yaymayacaklardı. Bu durum genç Spinoza için kısa sürede sorun haline geldi.

Spinoza, René Descartes’ın geliştirdiği akılcı felsefeye yöneldi. Zamanla onun düşüncelerinin ahlaka aykırı olduğu yönünde söylentiler yayıldı. Bunun üzerine cemaatin önde gelenleri onu çağırdı ve görüşlerini geri çekmesini istedi.

Spinoza bu baskıya boyun eğmedi. Bunun sonucunda 1656 yılında onu aforoz ettiler. Bu karar, ailesi de dahil olmak üzere cemaatten hiç kimsenin onunla konuşmaması anlamına geliyordu. Spinoza artık onlar için yok sayılıyordu. Onunla ilişki kuran herkes aynı cezayla karşılaşacaktı.

Spinoza böylece kendi topluluğundan kopmuş şekilde yaşamını sürdürdü. Geçimini cam taşlamacılığı yaparak sağladı. Ancak bu durum düşüncelerini geliştirmesini engellemedi. Aksine, aforoz edilmesi onun için bir dönüm noktası oldu. Artık belirli bir topluluğa değil, daha geniş bir düşünce dünyasına aitti.

Spinoza, Leibniz ile görüşmesinden yalnızca birkaç ay sonra hayatını kaybetti. Kırk dört yaşında öldü. Ölümünün, mercek taşlarken soluduğu cam tozunun yol açtığı bir akciğer hastalığından kaynaklandığı düşünülür.

Spinoza’nın Tanrı Anlayışı Nedir?

Spinoza’nın en bilinen eseri Etika’dır. Bu eserde düşüncelerini, bir geometri kitabını andıran düzenle sunar. Tanımlar ve aksiyomlarla başlar, ardından bu temelden hareketle Tanrı, doğa, özgürlük ve insan duyguları gibi kavramları adım adım açıklar. Eser, Spinoza’nın ölümünden sonra yayımlanır.

Spinoza'nın Tanrısı Nasıldı Ve Einstein Neden Ona İnandı?
Öklid’in Ele­manlar isimli geo­metri kitabına benzer şekilde Spinoza da tanımları listeleyerek ve önermeleri saptayarak başlar.

Spinoza’nın yaşadığı dönemde daha büyük tartışma yaratan metni ise Teolojik-Politik İnceleme’dir. Bu eserinde İncil’de yer alan doğruların bilimsel gerçekler değil, insanlara nasıl yaşamaları gerektiğini göstermek için oluşturulmuş ahlaki anlatımlar olduğunu ileri sürer. Bu yorum bugün yaygın biçimde kabul görür. Ancak Spinoza’nın yaşadığı dönemde son derece radikal ve tehlikelidir.

Spinoza’nın radikal yanı yalnızca dine ve dönemin egemen düşüncesine yönelttiği eleştirilerde değildir. O, aklı tüm insanlar için ortak ve evrensel bir temel olarak görür. Ona göre herkes düşünme ve aklını kullanma hakkına sahiptir. Buna karşılık gelenekler, değerler ve inançlar içinde yaşanılan topluma bağlıdır ve evrensel değildir. Evrensel olan, akıl yürütme yetisinin kendisidir. İnsanlar arasındaki fark, bu yetiyi ne ölçüde kullandıklarında ortaya çıkar.

Bu düşünce, Aydınlanma’nın temel ilkelerinden birine dönüşür. İnsanların akıllarını kullanarak eşit bireyler olarak kabul edilmesi fikri, zamanla modern demokratik anlayışın zeminini oluşturur. İnsan hakları, düşünce ve inanç özgürlüğü gibi kavramlar bu çerçevede gelişir.

Aynı yaklaşım bilim dünyasında daha hızlı yerleşir. Burada önemli olan, bir düşünceyi kimin dile getirdiği değil, ne söylediğidir. Herkes tartışmaya katılabilir ve ortaya koyduğu fikirler bu ölçüte göre değerlendirilir.

Ancak bu ilke siyaset ve toplum alanında aynı ölçüde işlemez. Çünkü insanlar çoğu zaman kararlarını akıl yürütmeden çok alışkanlıklarına, inançlarına ve yaşadıkları çevreye göre verir. Her durumda tamamen akılcı kalmak ise hem zor hem de çoğu zaman mümkün değildir.

Spinoza’nın Tanrı Görüşü Einstein’ı da Etkileyecekti

Spinoza'nın Tanrısı Nasıldı Ve Einstein Neden Ona İnandı?
Barend Graat tarafından yapılan Baruch de Spinoza olduğu düşünülen Bir Adamın Portresi, 1666

Panteizm, birkaç benzer düşünceyi kapsayan bir anlayıştır. En basit haliyle Tanrı ile var olan her şeyin aynı olduğunu savunur. Bu görüşü benimseyenler, Tanrı’yı evren, doğa ya da kozmos ile özdeş görür.

Spinoza’nın panteizmi, Einstein’ın özellikle benimsediği bir anlayıştır. Bu görüşe göre evren ile Tanrı özdeştir. Bu Tanrı kişisel değildir ve insan işlerine müdahale etmez. Var olan her şey aynı temel özden meydana gelir ve bu öz Tanrı’dan türemiştir. Doğa yasaları kesin ve değişmezdir. Nedensellik bu evrende belirleyicidir. Olan her şey zorunluluğun sonucudur ve bu anlamda Tanrı’nın düzeninin bir parçasıdır.

Einstein’ın bu görüşleri, özellikle kuantum mekaniğinin Kopenhag yorumuna karşı çıkışında etkili olur. Çünkü panteist bir evrende nedensellik esastır. Oysa kuantum mekaniği bu kesinliği zayıflatır. Bu nedenle Einstein, Niels Bohr ve Max Born gibi fizikçileri “zar atan bir Tanrı’ya inanmakla” eleştirir. Kendi yaşamında da özgür irade fikrine mesafeli bir duruş sergiler.

Spinoza’nın Lahey’deki Mezarı,

Einstein’ın Tanrı, yaşam ve evren üzerine düşünceleri, çoğu zaman basitleştirildiğinden daha karmaşıktır. Bilime ve akla duyduğu bağlılık, onu Spinoza’nın akılcı ve doğa merkezli dünya görüşüne yaklaştırır. Bu yüzden Einstein’ı anlamak için Spinoza’nın Tanrı anlayışını kavramak önemlidir.


Kaynaklar ve İleri Okumalar:

  • van Bunge, Wiep. “Spinoza’s Life: 1677–1802.” Journal of the History of Ideas 78 (2017): 211 – 231.
  • May-Hobbs, Moses. “Role of Ethics: Baruch Spinoza’s Determinism” TheCollector.com, August 11, 2022, https://www.thecollector.com/baruch-spinoza-determinism-role-of-ethics-in-life/.
  • Did Einstein Pray? What the Great Genius Thought about God.; Yayınlanma tarihi: 19 Eylül 2017; Kaynak site: Big Think. Bağlantı: Did Einstein Pray? What the Great Genius Thought about God.

Matematiksel

Bunlar da ilgini çekebilir

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir