1582 yılında ilginç bir şey oldu: Aslında hiçbir şey olmadı. Daha doğrusu, 4 Ekim ile 15 Ekim arasındaki 10 gün hiç yaşanmadı. Çünkü Papa’nın kararıyla bu günler takvimden tamamen silindi. (Tabii bu durum o dönemde yalnızca İtalya, İspanya ve Portekiz gibi Katolik ülkelerde geçerliydi.) Peki bu günler nereye gitti?

Günümüzde yılın uzunluğunda yapılan küçük ayarlara oldukça alışığız. Bunların en bilineni, her dört yılda bir Şubat ayına eklenen artık gün uygulamasıdır.
Bunun dışında daha nadir ve öngörülmesi zor düzenlemeler de yapılır. Örneğin bazı yıllarda “artık saniye” eklenir ve 31 Aralık gecesi saatler 23:59:59’dan sonra kısa bir an için 23:59:60’ı gösterir. Bu tür ayarlamalar, Dünya’nın dönüş hızındaki küçük değişimlere uyum sağlamak için yapılır.
Ancak geçmişte çok daha dramatik değişiklikler de yaşanmıştır. Bunların en dikkat çekici olanlarından biri 1582 yılında gerçekleşti. O yıl, Katolik ülkelerde 4 Ekim Perşembe gününü doğrudan 15 Ekim Cuma günü izledi. Yani takvimden tam 10 gün çıktı.
1582 Yılında Takvimler İle İlgili Sorun Neydi?

Bu radikal değişimin nedeni, Gregoryen takvimin kabul edilmesiydi. Amaç, takvim yılını (365.2425 gün) tropikal yıl ile, yani mevsim döngüsüyle daha uyumlu hale getirmekti.
Aslında bu sorun çok daha eskiye dayanıyordu. Antik Mısır’da kullanılan 365 günlük takvim yılın biraz kısa kalmasına neden oluyordu. Daha sonra Roma’da uygulanan Jülyen takvimi (365.25 gün) ise bu kez biraz uzun kalmıştı. Yüzyıllar boyunca biriken bu küçük farklar, mevsimlerin takvimden kaymasına yol açtı.
Bu nedenle Papa Gregory XIII, takvim reformunu başlatarak yılı yeniden düzenlemeyi ve ilkbahar ekinoksunu 21 Mart’a sabitlemeyi hedefledi. Bu karar yalnızca astronomik nedenlere dayanmıyordu; aynı zamanda pratik bir ihtiyaçtan doğuyordu. Kilise, Paskalya tarihini doğru hesaplamak istiyor, ancak halihazırda basılmış dini takvimleri tamamen değiştirmekten kaçınıyordu.

Bu doğrultuda, Aloysius Lilius yeni bir takvim sistemi önerdi. Biriken hatayı gidermek için takvimden 10 gün çıkarılmasını öngören bu öneri, kurulan komisyon tarafından değerlendirilerek 14 Eylül 1580’de papaya sunuldu.
Papa, 24 Şubat 1582’de yayımladığı fermanla reformu resmileştirdi ve yeni takvimin Ekim ayında yürürlüğe gireceğini ilan etti. Buna göre 4 Ekim’i izleyen gün 5 Ekim değil, doğrudan 15 Ekim oldu. Takvimden çıkarılacak günlerin Ekim ayı başından seçilmesi de yine pratik bir karardı. Bu dönemde önemli dini bayramlar bulunmuyordu.

1582 Yılındaki Takvim Değişikliğini Her Ülke Hemen Kabul Etmeyecekti
Ancak Avrupa’daki ülkeler bu değişimi hemen ve sorunsuz biçimde kabul etmedi. Katolik ülkeler yeni takvimi hızla benimserken, Protestan ülkeler uzun süre bu sisteme direnç gösterdi. Bu durum, bir süre boyunca aynı tarihin hem “eski stil” hem de “yeni stil” olarak çift biçimde yazılmasına yol açtı. Bu yüzden Isaac Newton’un doğum tarihi farklı kaynaklarda farklı görünmektedir.
İngiltere yeni takvimi ancak 1752 yılında kabul etti ve bu geçiş sırasında 11 günü takvimden çıkardı. Rusya ise Gregoryen takvime ancak 1917 Devrimi’nden sonra geçti ve bu kez 13 günü atlamak zorunda kaldı.
Bugün dünya genelinde Gregoryen takvim ortak bir standart haline gelmiş durumda. Ancak bu uzun ve karmaşık geçiş süreci bize şunu açıkça gösterir. Zamanı ölçme biçimimizi doğa tek başına belirlemez. İnsanlar, ihtiyaçlarına göre bu sistemi şekillendirir ve üzerinde uzlaşır.
Kaynaklar ve ileri okumalar
- October 5-14 1582: The Ten Days That Didn’t Happen. Yayınlanma tarihi. 18 Ekim 2023. Kaynak site: Iff Science. Bağlantı: October 5-14 1582: The Ten Days That Didn’t Happen
- Oct. 8, 1582: Nothing Happens … in Catholic Lands. Yayınlanma tarihi: 8 Ekim 2010. Kaynak site: Wired. Bağlantı: Oct. 8, 1582: Nothing Happens … in Catholic Lands
Size Bir Mesajımız Var!
Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.
Matematiksel



