EĞİTİM

30 Milyon Kelime Farkı Nedir?

Betty Hart ve Todd Risley tarafından gerçekleştirilen meşhur “30 Milyon Kelime Farkı” araştırmasından söz edelim bu yazımızda…

Hart ve Risley, insan beyninin en hızlı geliştiği dönemde ebeveynlerin çocuklarının bilişsel gelişimine katkılarını anlamak için sıra dışı bir çalışma yapmışlar.

Üç farklı sosyoekonomik seviyeden 42 aileyi*seçip onların evinde belli aralıklarla ses kaydı almışlar. Çocukları iki buçuk yıl boyunca, her ay bir saat gözlemlemişler.

Araştırma tamamlandığında ortaya çıkan sonuç göstermiş ki, ailelerin gelir seviyesi ne olursa olsun çocuklar birbiri ile aynı gelişimsel süreci göstermiş. Ancak belli bir farkla…

Varlıklı ve eğitimli ailelerden gelen çocuklar 3 yaşına geldiğinde toplam 45 milyon kelime, orta eğitim ve gelir seviyesine sahip ailelerde yetişen bir çocuk ise ortalama 30 milyon kelime duymuş oluyormuş.

Düşük eğitim ve gelir seviyesinden gelen bir çocuk ise 3 yaşına gelene kadar yalnızca 15 milyon kelime duyuyormuş. Yani alt ve üst grup arasındaki fark tam “30 milyon kelime.”

Literatüre “30 milyon kelime farkı” olarak giren bu fenomenin** nedeni, üst sosyoekonomik seviyeden ailelerin çocuklarıyla daha çok “kaliteli” zaman geçirmesi, daha çok diyalog kurması ve o diyaloglarda daha çok kelime sarf etmesi.

Son yıllarda yapılan ek çalışmalarla da biliyoruz ki sadece konuşma değil, konuşmanın niteliği de önemli bir faktör.

Gelişimin ilk yılları beyinde hızlı bir büyüme dönemidir; yaşamın ilk üç yılında yapılan gelişmeler, bir çocuğun tüm yaşamı için potansiyel akademik başarının belirlenmesine yardımcı olur.

Bir çocuğun bu ilk yıllarda yaptığı her eylem, beyinden sinir sistemine bir sinyal iletimi ile sonuçlanır. Çocuk belirli eylemleri defalarca tekrarladığında, beyin ve sinir sistemi arasındaki bağlantı katılaşır ve içgüdüsel hale gelir.

Acı olan, ilk 36 ayda ortaya çıkan kelime farkının sonraki yıllara etkisi. Daha çok kelimeye aşina çocuklar okula başladıklarında öğrenmeye hazır olurlar ve fark artarak devam eder.

Çocukların erken yaşta kelime haznesi elbette sadece konuşmak ile gelişmez. ​Kelime hazinesini genişletecek en önemli faaliyetlerden birisi de çocukları kitaplarla buluşturmak.

Çocuklara kitap okumak, hem ebeveyn ve çocuk arasındaki iletişimi güçlendirecek, kaliteli vakit geçirmelerini sağlayacak hem de her kitapta farklı kelimeler öğrenmesini sağlayacaktır.

Bu alandaki en önemli araştırmalardan biri olan, Nevada Üniversitesi’nden Sosyolog Mariah Evans’ın 42 ülke arasında yaptığı çalışma. Sonuçlarına göre evdeki kitap sayısı çocuğun bilişsel becerilerinin gelişmesi ve akademik performansı üzerinde çok güçlü bir etkiye sahip.

Araştırmadaki dikkat çeken bir diğer nokta ise kitapların özellikle eğitim seviyesi ve geliri düşük olan dezavantajlı ailelerin çocukları için daha da çok faydalı olması.

Konu ile ilgili daha kapsamlı yazımızı incelemek isterseniz: Çocuğun Başarısı Evdeki Kitap Sayısı İle Doğru Orantılı

Sosyoekonomik durum ne olursa olsun, ailelerin yaşam biçiminde yapacakları küçük farklar çocuklarının geleceğinde büyük farklar yaratabilir. Çocuklarımızla kaliteli diyalog kurmak, zaman geçirmek, ona hikayeler anlatmak ve kitaplar ile dolu bir evde büyümelerini sağlamak onlara sunacağımız en önemli katkımız olacaktır.

****

*Daha sonra bu araştırmaya bazı eleştiriler yapılmış. İlk eleştiri seçilen aile sayısının (42) bu kadar geniş kapsamlı bir araştırma açısından yeterli olmaması hakkında olmuş.

**Ayrıca 30 milyon gibi bir rakamın doğruluğu sorgulanıyor. Muhtemel biraz da dikkat çekmek açısından rakam abartılı!

Bu eleştirilerin toplu olarak ele alındığı yazıya göz atmak isterseniz: Let’s Stop Talking About The ’30 Million Word Gap’

Matematiksel

Paylaşmak Güzeldir
Kaynak
Meaningful Differences in the Everyday Experience of Young American Children 30 Million Word Gap: Why Some Kids Are Left Behin

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.
Başa dön tuşu
Kapalı