Biyografiler

Türkiye’nin İlk Kadın Milletvekillerinden: Fatma Şakir Memik

Bugün Cumhuriyetimizin ilk kadın milletvekillerinden Fatma Şakir Memik'i tanıyalım..

Fatma Şakir Memik, 1903 yılında Safranbolu Karabük’te doğmuştur. Ekmekçi ve un taciri Şakir Bey ve Cemile Hanımın çocuğu olan Memik, 8 yaşında babası ile İstanbul’a yerleşmiştir. Fatma Şakir Memik, lise ve üniversitenin ardından tıp doktorluğu unvanına erişmiştir. Onu tarihte önemli bir isim haline getiren bir başka özelliği de Cumhuriyetimizin ilk kadın milletvekillerinden biri olmasıdır. 1934 yılında kadınların da sahip olduğu seçme ve seçilme hakkıyla birlikte, 1935 senesinde ilk defa mecliste yer alan 18 milletvekili arasında Fatma Hanım da bulunmaktadır.

1932’lerde Heybeliada Sanatoryumundan Gureba Hastanesine uzanan doktorluk kariyeriyle birlikte, 1935 yılında milletvekilliği kariyeri de başlamıştır. 8 Şubatta Atatürk tarafından Cumhuriyet Halk Partisinden Edirne milletvekili adayı gösterilen Memik, düşüncelerini şöyle paylaşmıştır:

“Gazetelerde listeler çıkmış… Ben de Gureba’dan çıktım. Şehremini’nde tramvay bekliyordum. Bir doktor geldi. ‘Tebrik ederim.’ dedi. Şaşırdım. ‘Saylav (milletvekili) namzedi gösterilmişsiniz…’ dedi. Büsbütün hayret ettim. Sonra ikinci bir doktora rasgeldim. Yine bir tebrik… Şaka ediyorlar sanıyor, bir türlü inanamıyordum.” Milletvekilliği hakkındaki bir söyleşisinde de: “Mesleki yolumda sarsılmaz bir aşk ile çalışan ben, Atatürk’ün göstermiş olduğu bu yüksek seçimin büyüklüğü karşısında saygılarımla eğilir, Halk Fırkası’nın bir namzedi olarak Atatürk’ün çizdiği yolda yürüyeceğimi söylemeyi bir vazife olarak tanırım.” demiştir.

TBMM’de Bazı İfadeleri

TBMM 5. Dönem 16. Cilt 32. Birleşim – Sayfa 43’te erişebileceğiniz, ”Öğretici ve teknik filmler hakkında kanun” başlığında Dr. Memik’in şu ifadeleri yer almaktadır:

Kaynak: TBMM

TBMM 6. Dönem 19. Cilt 66. Birleşim – Sayfa 87 ve 91’de göreceğiniz Çiftçi mallarının korunması hakkındaki kanunla ilgili şunları belirtmiştir Dr. Fatma Memik:

Kaynak: TBMM

Fatma Hanım ayrıca Edirne milletvekilleri ile yaptığı görüşmelerle bölgede sıtma hastalığına neden olan bataklıkların kurutulması için mücadele etmiştir. Bununla birlikte Meriç Nehri’nde yaşanan taşmalardan ötürü halkın tarım alanlarının telef olması ve halkın çalışma alanlarının zarar görmesinden dolayı nehir yataklarının temizlenmesi ve etrafına setler örülmesini talep etmiş ve bu konuda bütçe önerisinde bulunmuştur. Ayrıca demiryollarının devletleştirilmesi ve yabancı tekelinden çıkarılmasını önemli buluş; bu konuda atılan adımlar hakkında görüşlerini dile getirmiş ve Trakya’dan da geçen Şark Demiryollarının devlete geçişi hakkında:

“Sayın arkadaşlar; çelik azmiyle Trakya’nın en verimli topraklarından geçen ve yabancı bir şirketin işlettiği bu demiryolunun devlet eline geçmesi münasebetiyle bizi kıymetli izahlarıyla tenvir eden Sayın Bakanımıza, bu kürsüden bütün Trakyalılar namına teşekkürü bir borç bilirim.” demiştir.

Fatma Şakir Memik’in Bazı Görüşleri

Türk Tabipler Birliğinden de erişebileceğiniz, Sıhhat ve İçtimaî Muavenet Vekâleti teşkilât ve memurin Kanunu hakkındaki görüşlerini TBMM 5. Dönem 12. Cilt 76. Birleşim – Sayfa 129‘da şöyle belirtilmiştir:

”Sayın arkadaşlar, yurdun sıhhat işleri Cumhuriyetin feyzi ile canlanmış olduğu bir hakikattir. İlme hürmet ve tevkir mevkii veren Yüksek Kamutay şimdi bu kanunun kabulü ile Türk tababetinde esaslı bir hamle daha göstermiş olacaktır. Memleketimizde sıhhiye teşkilâtı kanunu pek eski olmakla beraber buna geniş tatbik sahası veren ancak Cumhuriyet olmuştur. Daha önce ve yorulmak bilmez mesai neticesi ile Türk hekimliği adeta daimî bir savaş neticesi olarak kendi kudret ile kendi varlığını korumuş idi. Fakat himaye görmüyordu. Cumhuriyet Hükümeti Devlet teşkilâtı yanında sıhhî teşkilâta da yüksek bir yer ayırdı ve onun bir tek başarıcısı olan sayın Sağlık bakanını da başına getirdi.

Mesleğe asıl disiplini koyan, ve hastaneleri en modern teşkilâta kavuşturan sayın Sağlık bakanımızın bu teşkilât başına gelmesiyle devlet bütçesinden her yıl bir az daha canlanmış bilhassa şu son yıllar içinde gerek mücadele ve gerek umumî hıfzıssıhha noktasından her gün bir az daha şahlanarak hızlı bir yol almaya başlamıştır.

Metodik bir çalışma ile adım adım yürüyerek bir yandan yurdun genel işlerini sağlam esaslara bağlamakla beraber bir yandan da hekimlerin bu kanunla terfihi istihdaf edilmektedir. Seneden seneye artan ve daimî ilerleme halinde bulunan tıp âleminin mütehassıs hekimlerinin 1452 sayılı teadül kanununun tatbikimden itibaren terfileri mümkün olamıyordu. Senelerce çalışmış ve hayatın bin bir güçlüklerle karşılaşmakta bulunan bir hekim ancak bir dereceye kadar gelebilir. Ondan sonra tek derece kabul edilmiş olmasından dolayı terfi imkânı bulunamıyordu. Bundan dolayı bir kısmı da memuriyetten ayrılmağa mecbur oluyordu, işte bunun içindir ki zaten sayıları az olan hekimlerin sayılan daha azalıyordu. Türk hekimlerini emin bir istikbale yürütecek olan bu kanunu kabul edecek Yüksek Kamutaya ve bunu hazırlayan sayın Sağlık bakanımıza meslektaşlarım olan Türk hekimleri namına derin minnet ve şükranımı huzurunuzda yüksek kürsüden arz etmeyi bir borç bilirim.”

Ülkemizin ilk kadın milletvekillerinden olan Doktor Fatma Şakir Memik’in, TBMM kayıtlarında pek çok konu hakkındaki açıklamalarına erişebilirsiniz.

Göz atmak isterseniz…

Matematiksel

Ceren Demir

Kendini, insanları, dünyayı tanıma ve anlama çabasında, belki de kaosta olan; filmin oyuncularından, dünya üzerindeki küçücük noktalardan biriyim.. Dokuz Eylül Üniversitesi'nde Ekonomi bölümünde yüksek lisansa devam ediyorum ve İstanbul Gelişim Üniversitesi'nde akademik görevimi sürdürüyorum. Spora, sanata (özellikle resim sanatı), müziğe, doğaya, doğa sporlarına, felsefeye, psikolojiye, kitaplara, filmlere düşkünüm.. Okumayı, yazmayı, öğrenmeye çabalamayı çok seviyorum. Küçük yaşlardan itibaren birikmiş 9 adet günlüğüm var. Amaçlı ve amaçsız yaşamanın çeşitli noktalardan artı ve eksileri olduğunu düşünsem dünyadaki her şeyin gelip geçici olduğuna inanıyorum. Yine de -her şeye rağmen- ben uzun süredir amacı olanlardanım.. Buradan enerji sağlayabiliyorum.. Çoğunlukla enerjik, dışa dönük olsam da yeri geldikçe oldukça içe kapanmaya ve yalnızlığa susayabiliyorum. İkisi de keyifli ve öğretici.. Matematiksel sitesinin öncelikle hayranı olan bir okuruyum sonra Matematiksel’e katkı sağlamaya çalışan enfes ekibin bir parçasıyım. Özetle bu dünyayı bir rüyaymış gibi (Is this the real life? Is this just fantasy?) hissedip iyi bir insan olarak '‘kalmaya'’ çabalayan, sonsuzmuş gibi üretmeye çalışan insanlardan olarak; bahsettiğim 'bencil' bilgilerimi önemsiz sayıyorum. Sadece denizdeki kum tanelerinden biri olduğumun farkındayım. Ancak okyanusları merak etmekten vazgeçemiyorum. Yaşam keşifle canlanıyor.. (Instagram veya Facebook hesabım yoktur. Fotoğrafımı ve adımı kullanarak sahte hesap açıldığını öğrendiğim için bu bilgiyi belirtmek durumundayım.)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler