4 Ocak 1903’te, Topsy adlı bir fil, basının ve kalabalık bir izleyici kitlesinin önünde elektrikle öldürüldü. İnsanlar, onun acı dolu ölümünü izlemek için oraya toplandı. Peki, Topsy neden idam edildi? Ve bu olayın Thomas Edison’la gerçekten bir bağlantısı var mıydı?

Kısa cevap: Edison’un, Fil Topsy’nin ölüm süreci ile doğrudan ilgisi yoktu. Bu olay onun alternatif akıma karşı yürüttüğü kampanyanın bir parçası değildi. Ancak Edison’un şirketi bu infazı filme aldı. Uzun cevap için biraz daha derine inelim.
Fil Topsy’nin Başına Ne Gelmişti?
Topsy adlı fil, Forepaugh Sirki’nde yıllarca çalışmış, deneyimli bir gösteri hayvanıydı. Ancak 1902 yılında bir seyirciyi öldürdükten sonra “tehlikeli” ilan edilecekti. Bunun üzerine sirk sahipleri onu, New York’taki Coney Island’da bulunan Sea Lion Park’a sattı.
Topsy burada da huzursuz ve saldırgan davranışlarıyla dikkat çekti. Parkın sahipleri Frederick Thompson ve Elmer Dundy, sonunda onu herkesin gözleri önünde idam etmeye karar verdiler; hatta başlangıçta bu infaz için bilet satışını bile düşündüler.

4 Ocak 1903’te görevliler Topsy’e önce siyanür verdiler, ardından onu boğmaya çalıştılar ve en sonunda alternatif akımla elektrik uyguladılar. Ölümüne neden olan esas etken elektrikti. Edison Manufacturing Company, kameralarıyla bu infazı kaydetti ve görüntüleri daha sonra Edison’un Kinetoskop cihazlarında halka gösterdi.
Yıllar boyunca pek çok kişi bu videoyu izledi ve Topsy’nin elektrikle öldürülmesini yanlışlıkla Akımlar Savaşı’nın bir parçası sandı. Oysa bu olay, savaşın sona ermesinden yıllar sonra gerçekleşti. Ayrıca Thomas Edison’un o gün Luna Park’ta bulunduğuna dair hiçbir kanıt da ortaya çıkmadı. Yine de Topsy’nin trajik ölümü, bu şiddetli teknolojik rekabetin toplumda bıraktığı kalıcı izlerin bir sembolü hâline geldi.
Akımlar Savaşı Neydi?
Thomas Edison’un fil Topsy’nin ölümüyle doğrudan bir bağlantısı yoktu; ancak bu süreci alevlendiren kamu algısını o yönlendirdi. Edison, Menlo Park’taki ekibiyle birlikte “icatların babası” olarak tanınıyordu. Ekip, arka arkaya yeni fikirler ortaya koydu. Bu icatların en ünlüsü, Edison’la özdeşleşen akkor ampul oldu.

Edison, yalnızca rakiplerinin önüne geçmekle kalmadı; aynı zamanda ampulün çalışmasını sağlayacak bir elektrik sistemi geliştirmesi gerektiğini de fark etti. İlk prototipin ve patentin üzerinden iki yıl geçtiğinde, uzun ömürlü bir ampul tasarladı. Bu ampul, Edison’un oluşturduğu doğru akım (DC) sistemiyle uyumlu çalışıyordu.
Doğru akımda elektrik, yalnızca tek yönde akar. Pil ya da bir güç kaynağı elektron üretir ve onları tek bir yöne gönderir. Bu akış, ampule ulaştığında ışığı yakar.
Fakat doğru akımın ciddi bir zayıf yönü vardır. Elektrik, kaynaktan uzaklaştıkça güç kaybeder. Bu nedenle büyük şehirlerde doğru akımı kullanmak için her birkaç sokakta bir jeneratör kurmak gerekir. Bu da daha fazla kablo, makine ve altyapı anlamına gelir.
Alternatif akım (AC) sistemini Nikola Tesla tasarladı ve patentledi. Ardından mucit ve iş insanı George Westinghouse bu sistemi satın alıp yaygınlaştırdı. Böylece Edison’un karşısına en güçlü rakip çıktı. AC, doğru akıma göre çok daha ucuzdu ve daha sade bir altyapıyla çalışıyordu.
Böylece tarihçilerin deyişiyle “Akımlar Savaşı” başladı. Edison ve destekçileri, doğru akımın teknik açıdan üstün olduğunu kanıtlayamadı. Ancak halkı alternatif akımın tehlikeli olduğuna inandırabilirlerse, insanlar bu sistemden korkup uzak durabilirdi.
Edison’un desteğiyle, alternatif akıma karşı organize bir kampanya başladı. Bu kampanyayı elektrik mühendisi Harold P. Brown yönetti. Brown, yalnızca sözlü ikna yöntemlerinin yeterli olmayacağını düşündü ve doğru akım ile alternatif akımın yüksek voltajlardaki etkilerini hayvanlar üzerinde yaptığı deneylerle göstermeye karar verdi. Böylece halk, hangi akımın daha tehlikeli olduğunu kendi gözleriyle görebilecekti.
Fil Topsy Elektrik İle Öldürülen Son Hayvan Olacaktı
Aynı dönemde New York Eyaleti, idam yöntemi olarak elektrikli sandalyeyi benimsedi ve “ölüm akımı” olarak alternatif akımı seçti. Ağustos 1890’da, William Kemmler, bu yöntemle idam edilen ilk mahkûm oldu.
Harold Brown’un deneyleri ve elektrikli sandalyenin idam cezasında kullanılmaya başlaması, halkın hayal gücünü kısa sürede harekete geçirdi. İnsanlar, daha büyük canlıları öldürmek için ne kadar elektrik gerektiğini merak etmeye başladı.
Tam da bu sırada, bir insanı öldürdüğü için manşetlere çıkan sirk fili Topsy gündemdeydi. Bu olay, kesinlikle dikkat çekecek bir gösteriye dönüşebilirdi. Ancak sanılanın aksine, Thomas Edison bu sürece doğrudan katılmadı. Zaten o noktada, Akımlar Savaşı’nı çoktan kaybetmişti.
Topsy’nin trajik ölümü yalnızca tek bir olumlu etki yarattı. Elektrikle bir hayvanın öldürülmesini izlemeye yönelik halkın iştahı bir nebze de olsa bastırıldı. En azından Amerika’da — ve büyük olasılıkla dünyanın başka hiçbir yerinde — bu şekilde başka bir filin ölümüne tanıklık edilmedi.
Kaynaklar ve ileri okumlar
- The Heartbreaking Story Of Topsy The Elephant And Her Public Execution. Yayınlanma tarihi: 13 Temmuz 2021; Bağlantı: The Heartbreaking Story Of Topsy The Elephant And Her Public Execution/
- Topsy the Elephant Was a Victim of Her Captors, Not Thomas Edison. Yayınlanma tarihi: 4 Ocak 2017; Bağlantı: Topsy the Elephant Was a Victim of Her Captors, Not Thomas Edison/
Matematiksel





