Felsefe

De Rerum Natura: Lucretius ve Evrenin Doğası Üzerine Düşünmek

Lucretius’un De Rerum Natura (Şeylerin Doğası Üzerine) adlı eseri, felsefe tarihinin en etkili metinlerinden biri olarak kabul edilir. Bu epik Latince şiir, fizik, doğa ve etik gibi birçok önemli felsefi temayı ele alır.

Gian Francesco Poggio Bracciolini, on beşinci yüzyılın başlarında papalar, kardinaller ve seküler yöneticiler için çalışan sıradan bir kâtip ve elçiden fazlasıydı. Onun başka bir büyük tutkusu daha vardı. Avrupa’yı dolaşıyor, dönemin manastır kütüphanelerini ziyaret ediyor ve kaybolmuş olabilecek değerli antik el yazmalarını arıyordu.

1417 yılında, Almanya’daki bir manastırı ziyaret ederken şansı yaver gitti. Tamamen rastlantı sonucu, Romalı filozof Titus Lucretius Carus’un MÖ birinci yüzyılın ilk yarısında yazdığı 7400 dizelik öğretici bir şiire rastladı.

De Rerum Natura

De Rerum Natura (Şeylerin Doğası Üzerine) başlığını taşıyan bu el yazması dokuzuncu yüzyıla aitti. Büyük olasılıkla yüzyıllar boyunca kütüphanenin arka raflarında unutulmuştu. Bir keşiş ara sıra bu metni eline almış olsa bile, karşısında epikürcü felsefenin ve antik atomculuğun nadir bir tanıklığını gördüğünü muhtemelen fark etmemişti.

Poggio da o anda bu keşfin ileride ne kadar büyük sonuçlar doğuracağını kestiremedi. Oysa Lucretius’un bu metni, zamanla Avrupa’nın ve dünyanın düşünsel dönüşümünde önemli bir rol oynadı.

Lucretius De Rerum Natura’yı Nasıl ve Neden Yazdı?

Şeylerin Doğası Üzerine neredeyse eksiksiz biçimde günümüze ulaşmıştır. Ama aynı şeyi Lucretius’un yaşam öyküsü için söylemek mümkün değildir. Onun hakkında bildiklerimiz çok sınırlıdır.

Şeylerin Doğası Üzerine, altı kitaptan oluşan öğretici bir şiirdir. Eserin Latince adı olan De rerum natura, Epikuros’un en bilinen eseri Peri physeos’un, yani Doğa Üzerine’nin Latince karşılığıdır. Yedi binden fazla dizeden oluşan bu uzun şiir, Epikürcü felsefeyi mecazlarla zenginleşen şiirsel bir dille anlatır.

Lucretius metnini son derece dikkatli biçimde kurmuştur. Şiirin yapısı, birbiriyle uyumlu üç kitap çiftine dayanır. Bu bölümler sırasıyla atomlar ve onların evrendeki yeri, ruh ve beden, ardından da evren ile doğa olayları üzerinde durur.

Romalı şair ve filozof Titus Lucretius Carus.

Lucretius, uzun şiirinde Leukippos ve Demokritos’un düşünce çizgisini sürdüren Epikurosçu anlayışı aktarır. Epikürcülerin temel görüşü basit ama çarpıcıdır. Onlara göre doğa iki temel unsurdan oluşur: atomlar ve boşluk. Dünya, farklı biçimlere sahip bölünmez atomlarla onların arasındaki boş uzaydan meydana gelir.

Örneğin bir şey ekşi geliyorsa, bunun nedeni sert ve köşeli atomlarıdır. Tatlı olan şeyler ise daha büyük ve yuvarlak atomlardan oluşur. Duyularımız, atomların başka atomlarla birleşmesinden doğar. Bedenimizi oluşturan da bu birleşmelerdir. Adını verdiğimiz şeyler ise aslında belirli parçacık birleşimlerinden başka bir şey değildir.

Her kitap açık bir girişle başlar. Birinci ve ikinci kitaplar atomlardan oluşan evrenin yapısını anlatır. Aynı zamanda Stoacılar ile Herakleitos ve Anaksagoras gibi Sokrates öncesi düşünürlerin doğa anlayışlarına karşı çıkar. Üçüncü ve dördüncü kitaplar ruhun ve bedenin atomik yapısını ele alır. Beşinci ve altıncı kitaplar ise evrenin oluşumunu, göksel varlıkları ve gök gürültüsü ile şimşek gibi doğa olaylarını konu alır.

Eser boyunca ölüm teması da sürekli geri gelir. Şiir, doğumu ve yaşamı esinleyen Venüs’e adanmış bir ilahiyle başlar. Buna karşılık ilerleyen bölümlerde ölümün doğası üzerine etkileyici parçalar yer alır.

Sonuç Olarak;

Lucretius’un şiiri tamamlayamadan öldüğüne yaygın olarak inanılmaktadır. Buna rağmen Şeylerin Doğası Üzerine, felsefe tarihinin en etkili metinlerinden biri olmayı sürdürür.

Lucretius’un şiiri, Rönesans ve erken modern dönem düşünürlerini güçlü biçimde etkiledi. 1961 yılında Vatikan Kütüphanesi’nde saklanan bir el yazması incelendi ve metni kopyalayan kişinin Niccolò Machiavelli olduğu ortaya çıktı. Machiavelli, eserin Engizisyon tarafından sakıncalı görüldüğünü bildiği için yazılarında Lucretius’un adını anmadı. Buna rağmen metni dikkatle okudu ve bu metin, düşüncesini açıkça belirtmese de önemli ölçüde etkiledi.

1989 yılında De Rerum Natura’nın çok sayıda not içeren bir basımı bir müzayedede satıldı. Daha sonra bu kitabın Michel de Montaigne’e ait olduğu anlaşıldı. Montaigne, metnin kenarlarına Latince ve Fransızca ayrıntılı notlar yazmıştı. Antik atomculuk Galileo Galilei üzerinde de etkili oldu. Bazı tarihçilere göre Galileo’nun Kilise ile çatışmasına yol açan fikirlerin bir bölümü, Lucretius’un düşüncelerine dayanıyordu.

Bugün Lucretius’u okuyan biri, modern bilimin evren hakkında ortaya koyduğu bilgilerle onun bazı düşüncelerinin ne kadar örtüştüğünü fark edebilir. Ancak eserin asıl gücü yalnızca bu değildir. Lucretius, insanı düşündüren ölüm ve yaşam döngüsü gibi soyut meseleleri, atomculuk üzerinden açıklarken son derece yalın ve etkileyici bir dil kullanır. Bu da metne kalıcı bir derinlik kazandırır.


Kaynaklar ve İleri Okumalar

  • Ashcroft, Rachel. ““On the Nature of Things”: Lucretius’ Secrets of the Universe” TheCollector.com, January 22, 2023, https://www.thecollector.com/lucretius-on-the-nature-of-things-universe/
  • Lucretius ; Bağlantı: Lucretius (Stanford Encyclopedia of Philosophy) ; Yayınlanma tarihi: 4 Ağustos 2004

Size Bir Mesajımız Var!

Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Matematiksel

Bunlar da ilgini çekebilir

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir