CIA’in Çok Gizli Soğuk Savaş Araştırma Programı MK Ultra Neydi?

Bugüne kadar çok fazla komplo teorisi haberi okuduk. Ancak biraz sonra detaylarına erişeceğiniz MK Ultra projesi bir komplo teorisi değil, gerçektir. Detaylara ilişkin belgelerin bir çoğu yok edilse de geriye kalan 20.000 belge projenin gerçek olduğunu bize kanıtlamaktadır. Dosyalar haricinde eski Amerikan Merkezi Haber Alma Teşkilatı (CIA) ajanları da bu projenin varlığını doğrulamaktadır.

MK Ultra projesi, “süper askerler” yaratma veya düşman askerlerini kontrol etme yeteneği gibi iddialı hedefi olan Amerika’nın gizli silahıydı. 1920’ler ve 1950’ler boyunca insan davranışları ile ilgili pek çok araştırma gerçekleştirilecekti. Bunun en temel nedenlerinden birisi de 1. Dünya Savaşının ardından savaşın üzerlerindeki şokunu atlatamayan askerlerin sayısının çok fazla olmasıydı. Aslında bu dönemde gerçekleştirilen araştırmaların çoğu da günümüz psikolojisinin temellerini atacaktı.

Psikiyatristler, önce rahatsızlığın kaynağına dair bir fikir edinmek ve ardından hastayı travmaları hakkında konuşacakları bir zihinsel duruma getirmek için sakinleştirici ilaçlar kullanmaya başlamışlardı. Bu ilaçlar beyni iyileştirmenin bir aracı olarak düşünülmekteydi. Sonuçlar umut vericiydi. Ancak daha sonraları bu yöntemin başka bir biçimde de işe yarayacağı ileri sürüldü.

Bir doktor, proje MK Ultra’nın zihin kontrol deneylerinin bir parçası olarak başka bir doktorun ağzına LSD püskürtüyor. Projeye dahil olan deneklerin bazıları gönüllü idi. Elbette bu kişiler deneyin ardından kalıcı hasarlar ortaya çıkacağının farkında değillerdi.

Soğuk Savaş’ın ilk döneminde CIA, komünistlerin insan zihnini kontrol etmelerini sağlayacak bir ilaç veya teknik keşfettiklerine ikna olmuştu. Ayrıca Sovyetler Birliği’nin zihin kontrol teknikleri ile ilgili çalışamalar yaptığını 1953’ten itibaren MK Ultra projesi ile aynı şeyi yapmaya çalıştı.

MK Ultra Projesi Nasıl Gerçekleşecekti?

Bu gizli deneylerin bazılarının günümüzde Fort Dedrick olarak bilinen bir laboratuvarda yapıldığı düşünülmektedir. Günümüzde kullanılmasa da burası bir zamanlar Bu, 600’den fazla farklı binadan oluşan devasa bir kompleksti. 
Burasının Soğuk Savaş döneminde CIA gizli projelerinin merkez üssü olduğu söyleniyor.

Bu projenin ana hedeflerinden birisi sorgulamalar esnasında bilgi edinebilmek için casuslara veya savaş esirlerine uygulanacak bir doğruluk serumu geliştirmekti. Ancak 20 yıl boyunca yapılan deneyler bu düşüncenin çok daha ötesine geçti. Uyuşturucuların zihin üzerindeki gerçek etkisini anlamak için araştırmacıların çeşitli testler yapmaları gerekiyordu. Lyserjik asit dietilamid (LSD), MK-Ultra araştırmasının büyük bir odak noktasıydı.

En başından beri, MK Ultra’nın zihin kontrolü deneyleri büyük bir gizlilik içinde yürütüldü. Programın 162 deneyi birden fazla şehre, üniversite kampüslerine, hapishanelere ve hastanelere yayıldı. Toplamda projeye 185 araştırmacı dahil oldu. Ancak birçoğu çalışmalarının CIA için yapıldığını bile bilmiyorlardı.

Projenin başında Sidney Gottlieb adlı bir kimyager bulunmaktaydı. Programa kaç kişinin katıldığı belli olmamakla birlikte 1000 civarında olduğu düşünülmektedir. Bu kişilerin bazıları projeye gönüllü olarak dahil olmuşlardı. Ancak denekler arasında ne olup bittiğinden haberi olmayan hastalar ve mahkumla rda vardı. Bu kişiler ise elbette rızaları alınmadan bu deneylere dahil edilmişlerdi.

Proje Kapsamında Hangi Tür Deneyler Gerçekleşti?

MK Ultra Zihin Kontrolü Projesi’ni ait orijinal CIA dosyasından bir sayfa. Belgedeki karalanmış kısımların, isimleri veya önemli bilgileri kapsayacak şekilde yapıldığı düşünülmektedir. İnsanlar üzerinde yapılan bu deneylerin çoğu “tıbbi araştırma” olarak sınıflandırılırmıştır.

Araştırmanın başındaki Gottlieb, zihni kontrol etmek için önce onu silmesi gerektiğini fark etmişti. Bu nedenlerle ilaçlar yardımı ile bilinçli beyni yok edecek ve sonrasında da ortaya çıkan boşluğu istediği biçimde şekillendirecekti. Ayrıca Gottlieb ilaç kullanımını, zihni elektrikle uyarmak ile beslediği takdirde zihin kontrolünün daha kolay bir biçimde gerçekleşeceğini düşünüyordu. Bu deneylerde kullanılan ilaçların çoğu Gottlieb ve ekibi tarafından oluşturulacak ve ilk kez insanlar üzerinde test edilecekti.

Hastalar günde birkaç kez yüksek voltajlı elektroşok tedavisine tabi tutuldu, aylarca sürebilen ilaca bağlı uykulara zorlandı ve mega dozlarda LSD enjekte edildi.

MK Ultra projesinin tüm detaylarını bilemiyoruz. Ancak var olan belgelerden, deneyler sırasında onlarca deneğin öldüğü, birçoğunun suikaste kurban gittiği, bazılarının ise eskiden var olmayan zihinsel sorunlar geliştirdiği bilinmektedir.

Sidney Gottlieb, projedeki tüm MK Ultra zihin kontrolü deneylerini yöneten kişiydi.

MK Ultra Projesi Neden Ve Nasıl Sona Erdi?

MK Ultra projesi 1960 yılında CIA şefi olan Allen Dulles görevinden emekli olduğunda sona erdi. Bununla birlikte Gottlieb, birinin zihnini kontrol etme yeteneğine ulaşmak amacıyla çalışmayı asla bırakmadı. 1970 yılında Başkan Richard Nixon, CIA’den sahip oldukları tüm biyolojik toksinleri yok etmesini istedi. Gottlieb, elbette yıllarını verdiği birikiminin elden gitmesine karşı çıktı. Ancak, o sırada CIA’in yeni şefi olan Richard Helms Gottlieb’e fazla seçenek bırakmadı.

1973 başlarında, Watergate skandalı sonrasında, Richard Helms, tüm MK Ultra dosyalarının imha edilmesini emretti. Ancak 1975’te Başkan Gerald R. Ford, örgüt içindeki komploları ortadan kaldırmayı umarak CIA faaliyetleri hakkında bir soruşturma başlattı. Genel soruşturma, Helms’in MK Ultra ile ilgili kanıtların çoğunu yok ettiğini ortaya çıkardı. Ancak sonrasın da gözden kaçan bir dizi belge olduğu anlaşılacaktı. Kalan belgeler de 2001 yılında açıklandı.

Günümüzde Konu Hala Tartışılmaya Devam Ediyor

Hükümet, MK Ultra deneylerinin gerçekleştiğini inkar etmedi. Bunun sonucunda da ABD hükümeti deneye katılan ve hala hayatta olanlara 1 milyon doların üzerinde tazminat ödemek zorunda kalacaktı. Ancak yine de günümüzde bu deneyleri çevreleyen tartışmaların çoğu devam ediyor. CIA, deneylerin 1963’te sona erdiği ve ilgili tüm deneylerin terk edildiği konusunda kesin bilgi verdi. Ancak kimi komplo teorisyenleri o kadar da emin değil. Hatta bazıları deneylerin bugün bile hala devam ettiğine inanmaktadır. Elbette emin olmanın bir yolu yok.



Kaynaklar ve ileri okumalar:


Dip Not:

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.
Başa dön tuşu