Gizli devlet operasyonları ve karanlık planlarla ilgili pek çok komplo teorisi vardır. Çoğu gerçek dışıdır ve abartılı korkulara dayanır. Ancak zaman zaman, gerçekten yaşanmış ve rahatsız edici olaylar da ortaya çıkar. CIA tarafından yürütülen MK-Ultra projesi bunlardan biridir.

28 Kasım 1953 gecesi saat yaklaşık 02.30’da, CIA görevlisi ve aynı zamanda ABD Kara Kuvvetleri Kimyasal Birliği’nde sivil çalışan olan Frank Olson, New York’taki Statler Hilton Oteli’nin onuncu katındaki pencereden düşerek hayatını kaybetti.
Olay ilk başta intihar olarak kayda geçti. Ancak yapılan incelemeler, Olson’a bilgisi dışında içeceğine katılan LSD verildiğini ortaya koydu. Dr. Frank Olson’ın bu ölümüne ilişkin ayrıntılar kamuoyuna açıklandığında, “MK-Ultra” kod adıyla yürütülen CIA’nın çok gizli programı da gün yüzüne çıktı.
MK Ultra Projesi Nedir?
MK-ULTRA Programı, yirminci yüzyılın ortalarından sonlarına uzanan iki eğilimin birleşimi olarak ortaya çıktı. Bunlardan ilki, uyuşturucu maddeler üzerine yürütülen deneylerdi. İkincisi ise komünist ideolojinin yayılmasına duyulan endişeydi. Bu dönemde LSD, hem yeni ve dikkat çekici bir madde olarak görülüyor hem de CIA içinde ciddi bir kaygı yaratıyordu.

1953 ile 1961 yılları arasında, Amerikalı hukukçu ve Princeton University mezunu Allen Dulles CIA direktörü olarak görev yaptı. Bu dönemde, Soğuk Savaş bağlamında yürütülen önemli projelerin bir kısmı hayata geçirildi. Dulles’ın göreve gelmesiyle birlikte, Batı dünyasında komünist ideolojilere ve bu ideolojilerin “beyin yıkama” gibi zihin kontrolü yöntemleriyle yayılabileceğine dair kaygılar giderek arttı.
Dulles, zihin kontrolü konusunu iki açıdan tehdit olarak görüyordu. Bir yandan, bu tür yöntemlerin kitleleri yönlendirme ve ideolojik olarak biçimlendirme aracı olmasından endişe ediyordu.
Öte yandan, bireyin düşünceleri ve kararları üzerindeki denetimini ortadan kaldırması, onu özellikle kaygılandırıyordu. Dulles’a göre Sovyetler, “insan zihni üzerinde üstünlük kurma” mücadelesinde önemli bir avantaj elde edebilirdi.
MK Ultra Projesi Nasıl Gerçekleşti?
CIA, MK-ULTRA Programı ile sorgulanan bir kişinin zihnindeki rasyonel engelleri ortadan kaldıracak bir yöntem ya da madde geliştirmeyi hedefledi. Bu sayede sorgucunun, kişinin zihnine doğrudan erişebileceğini ve onu yönlendirebileceğini düşündü.

Başlangıçta Sovyetlerin zihin kontrolü girişimlerine karşı bir hamle olarak başlatılan program, zamanla davranış değiştirme, uyuşturucu maddeler ve toksinlerle ilgili 149 alt projeyi kapsayan uzun soluklu bir yapıya dönüştü.
MK-ULTRA Programı hakkında bugün sahip olunan bilgiler, ancak parçalı biçimde bir araya getirilebilmiştir. Bu nedenle ayrıntılara geçmeden önce, programın izlerini silmeye yönelik girişimleri açıklamak gerekir.
1973 yılında, Richard Helms, Kayıt Merkezi’nde saklanan MK-ULTRA belgelerinin yok edilmesini emretti. Amaç, deneylerin planlanmasına ve onaylanmasına dair tüm izleri silmekti. Programın başındaki kimyager Sidney Gottlieb, özellikle uyuşturucu maddelerle ilgili dosyaların imhasını onayladı. Belgeleri Ocak 1973 boyunca yok ettiler. Kayıt Merkezi sorumlusu bu karara karşı çıktı ve 2 Şubat 1973’te resmî itirazda bulundu.
MK Ultra Projesi Neden Ve Nasıl Sona Erdi?
Bu sistemli imhaya rağmen bazı bilgiler kaybolmadı. Belgelerin bir kısmı, “proje” yerine “bütçe” ve “mali işler” başlıkları altında saklandığı için CIA’nın mali kayıtları arasında varlığını sürdürdü. Araştırmacılar bu yolla programa dair önemli ayrıntılara ulaşabildi.

Ortaya çıkan veriler, programın kapsamını açık biçimde gösterir. CIA, devlet dışından 185 araştırmacı ve yardımcıyla çalıştı. Ayrıca 80 kurumu sürece dâhil etti. Bu kurumların bir kısmı doğrudan MK-ULTRA çalışmaları yürüttü, bir kısmı ise projede görev alan kişilerle bağlantı kurdu. Listede 44 üniversite ve yüksekokul, 15 araştırma vakfı ile kimya ve ilaç şirketi, üniversiteler dışında 12 hastane veya klinik ve 3 ceza kurumu vardı.
1975 yılında, Rockefeller Komisyonu ve Church Komitesi, CIA’nın uyuşturucu ve zehirli maddelerle ilgili kayıtları yok etmesini soruşturdu. Bu inceleme, kurumun ülke içinde yasa dışı faaliyetler yürüttüğüne dair iddialar üzerine başlatıldı. CIA’nın genel müfettişi Donald F. Chamberlain, özellikle deneylerde kullanılan maddelere ilişkin belgelerin bulunması için arama yapılmasını istedi.
1977 yılında CIA direktörü Stansfield Turner, MK-ULTRA programının varlığını resmen kabul etti. Senato’da verdiği ifadede, vatandaşlara gizlice madde verilmesini eleştirdi ve bundan duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.
Yapılan incelemeler, bazı uygulamaların sınırlı bir yarar sağladığını gösterse de bilimsel denetimin eksik olduğunu ve ciddi etik sorunlar içerdiğini ortaya koydu.
MK-ULTRA Programı kapsamında ilk yasaklanan uygulama, rızası olmayan kişiler üzerinde yapılan deneyler oldu. 1963’te gerçekleştirilen denetimin ardından, bu tür deneyler etik dışı bulunarak durduruldu. MK-ULTRA Programı 1960’ların sonlarına doğru kademeli olarak bitti.
Sonuç Olarak
MK-ULTRA Programı ile CIA, “insan zihni üzerindeki mücadeleye” katılma hedefi doğrultusunda Amerikan kamuoyunu sistemli biçimde yanılttı. Bu süreçte hem insani değerleri hem de bireyin rızasını göz ardı etti.
Programın izlerini silmek için belgeleri yok etmeye yönelmesi, bu yaklaşımın devamı oldu. Bu nedenle, CIA’nın zihin kontrolü arayışına dair bilgiler bugün hâlâ eksik ve parçalıdır. Programın gerçek kapsamı ise başlangıçta olduğu gibi büyük ölçüde belirsizliğini korur.
Kaynaklar ve ileri okumalar:
- The CIA’s Secret Quest For Mind Control: Torture, LSD And A ‘Poisoner In Chief. Yayınlanma tarihi: 9 Ekim 2019; Kaynak site. NPR. Bağlantı: The CIA’s Secret Quest For Mind Control: Torture, LSD And A ‘Poisoner In Chie/
- What Was MK Ultra, The CIA’s Top-Secret Cold War Research Program? Yayınlanma tarihi: 8 temmuz 2020. Kaynak site: All Thats İnteresting. Bağlantı: What Was MK Ultra, The CIA’s Top-Secret Cold War Research Program?
Size Bir Mesajımız Var!
Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.
Matematiksel



