Fizik

Dünyadaki Herkes Aynı Anda Zıplarsa Ne Olur?

Dünyadaki herkesin aynı anda zıplamasını hayal etmek zor – yine de Facebook, Meetup ve insanlara ulaşmanın diğer tüm sosyal medya yöntemleriyle, bu olasılığa inanmak eskisinden daha kolay. Şimdi bir düşünce deneyi yapalım ve yeryüzünde yaşayan tüm insanları ikna edip, bir araya topladığımızı düşünelim. Hazır … ve … zıpla!

Herkes aynı anda, mevcut yaşadığı yerde, zıplasaydı aslında pek bir şey olmazdı. İnsan sayısı çok olmasına rağmen kütle toplamımız, özellikle de dağınık biçimde duruyorsak, Dünya’nın kütlesinin yanında oldukça önemsizdir.

Ya Bir Araya Gelirsek

Ya dünyadaki tüm insanları aynı anda zıplamak için tek bir noktaya getirebilseydik? 7 milyardan fazla insan omuz omuza durabilseydi, 805 kilometre kare yani Yalova’dan biraz daha küçük bir alanı kaplardık. Dünya bizden yaklaşık 10 trilyon kat daha ağır. Biz insanlar günümüzde ise ortalama 30 cm zıplayabiliriz. Dünya tamamen katı olsaydı ve anında tepki verseydi bile zıplama sonucunda dünyamız ancak bir atomun yarısı kadar itilmiş olurdu. Sonra hepimiz tekrar yere indiğimizde, Dünya da aynı şeyi yapar, başlangıç noktasına geri dönerdi. Kısacası Dünya’nın yörüngesi üzerinde hiçbir şekilde etkimiz olmazdı. Yapılan hesaplamayı buradan inceleyebilirsiniz.

Tamam dünyanın yörüngesini değiştiremedik, ancak en azından senkronize zıplayışımızla en azından küçük de olsa bir deprem yaratabilir miydik? Aslında bu sorunun cevabı yanıtlandı.Öncelikle bir festival nedeniyle bir araya toplanmış 50.000 kişiden aynı anda zıplamaları istendi. Sonuç, Richter ölçeğine göre 0,6 şiddetinde bir depremdi.

Kütle, dönen bir nesnenin merkezine doğru hareket ettikçe, dönme hızı artar. Örneğin buz pateni esnasında dönme hareketi yapan dansçılar çömelir ve kollarını kapatır ve bu sayede dönme hızlarını arttırır. Bu nedenle, 2011’de Japonya’da meydana gelen deprem sonucunda dünyanın dönem hızı arttı ve o zamandan beri her gün 0.0000018 saniye kısaldı. Bununla birlikte, bu depremin gücünü sadece zıplayarak yeniden yaratmak için şu anda Dünya’da yaşayan insanların sayısının yedi milyon kat daha fazlasına ihtiyacımız olacaktır.

Peki, o zaman dünyanın yörüngesine etki edebilmek için başka ne yapabiliriz?

Dünya’yı hareket ettirmek için ne gerekir? 

Aslında bu, bilim insanlarının sorduğu bir soru çünkü şimdi olmasa bile gelecekte bir gün insanların dünyayı yerinden hareket ettirmesi gerekebilir. Bunun nedeni giderek ısınan hayat kaynağımız olan güneşimizdir. Güneş, çekirdeğindeki hidrojeni yakarken yavaş yavaş ısınır. 1.1 milyar yıl içinde, Güneş % 11 daha büyüyecek ve ortalama karasal sıcaklıkları yaklaşık 50°C’ye yükseltecek. Bu o zamanlarda yaşayacak türler için hayatta kalmanın imkansız hale gelmesi demektir. Torunlarımız – veya bizi takip eden diğer zeki yaşam formları – hayatta kalmak istiyorlarsa, başka yerlere göç etmek zorunda kalacaklardır. Ama nereye ve nasıl?

Aklınıza gelen uygun yaşam koşullarına sahip olan başka bir gezegene gidip yerleşmek olabilir. Bu tema bilim kurgunun gözdelerinden biri olsa da aslında çok da mümkün değildir. Bugün bu senaryoyu gerçekleştirmek istesek ve günde 1000 mekik fırlatabilsek bile, tüm gezegen nüfusunun taşınması 2700 yıl sürecektir. O zaman başka bir yol bulmamız lazım. Belki de dünyamızı başka bir yere taşımamız bir çözüm olabilir.

Temel fizik bize gezegenleri gerçekten hareket ettirebileceğimizi söylüyor. Örneğin, uzaya bir roket fırlatmak, tıpkı bir silahın geri tepmesi gibi, Dünya’yı ters yönde biraz iter. Bilim kurgu yazarı ve fizikçi Stanley Schmidt, uzaylıların Dünya’yı hareket ettirmek için Güney Kutbu’na dev roket motorları inşa ettikleri The Sins of the Fathers romanında bu gerçeği kullandı. Ancak gerçek hayatta, Dünya o kadar büyüktür ki, bir roketin hareketi, onun üzerinde çok az biçimde etki eder. Tam olarak aynı yönde 10 tonluk bir milyar roket fırlatmak, Dünya’nın hızını saniyede sadece 20 nanometre değiştirecektir. (Bir insan saçı 80.000 ila 100.000 nanometre genişliğindedir). Tüm bunlardan sonra, isterseniz siz zıplamaya devam edin. Dünyanın gidişatında bir değişiklik oluşturamasanız bile en azından sağlığınız için hareket ederek egzersiz yapmış olursunuz.

Ayrıca göz atmak isterseniz…

Kaynaklar:

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu