Sinirbilim

Kapı Eşiği Etkisi: Bir Odaya Girince Yapacaklarımızı Neden Unutuyoruz?

TV karşısında oturup en sevdiğiniz dizinin tekrarlarını izlediğinizi hayal edin. Yayın bitmez tükenmez reklam kuşağına girdi. Siz de çözümü elbette kanalları değiştirmek de buldunuz. Ancak uzaktan kumandayı mutfakta unuttuğunuz fark ediyorsunuz. Çaresiz yavaş yavaş mutfağa doğru giderken telefonunuza bildirim geldi. Şimdi mutfaktasınız ve ayaküstü bildirimleri kontrol ediyorsunuz. Telefonla işiniz biter bitmez bir an kalabilirsiniz. “Sahi, siz mutfağa neden gelmiştiniz?”. İşte bu veya buna benzer bir biçimde bir odadan başka bir odaya gidip “Ben buraya neden gelmiştim?” diye kendinize sorduysanız, kapı eşiği etkisi (The Doorway Effect) ile siz de yüzleşmişsinizdir.

Size güzel haberimiz bu durumun aslında unutkanlık ile bir ilgisi olmaması. Ayrıca bu durum sık sık başınıza geliyor ise, sizden başka birçok kişinin de aynı durumda olması iyi gelebilir. Ayrıca bu durumun bilimsel bir açıklaması da mevcut.

Kapı Eşiği Etkisi Nedir?

Beyin araştırmalarının ilk yıllarında bilim insanları, insan hafızasını içine deneyimlerimizi koyabileceğimiz, çok sayıda bölmeye sahip olan bir dolap gibi düşünüyordu. Bu deneyimler sonsuza dek orada kalırdı. Bunlara göz atmak istediğimiz zaman yapmamız gereken tek şey o bölmeye gitmek ve ilgili kutuyu almak olurdu. Bu düşünce biçimi kulağa sempatik gelse de elbette doğru değil. Beynimiz çok daha karmaşıktır. Son çalışmaların da gösterdiği gibi, bir kişinin yaşamı boyunca değişme yeteneğine sahiptir. İnsan anıları, açık ve doğrusal anlatımlar olmaktan ziyade süreksizdir. Bu da anıların parçalara ayrıldığı ve büyük ölçüde onları oluşturan kişiye bağlı oldukları anlamına gelir. Örneğin, belirli bir olayı hatırlama şekli, başka bir kişinin tam olarak aynı olayı hatırlamasından büyük olasılıkla farklı olacaktır.

Kapı Eşiği Etkisi Üzerine İlginç Bir Araştırma

Farklı bir odaya girmek bazen bir şeyleri unutmamıza neden olur.

Notre Dame Üniversitesi’nden Gabriel Radvansky ve meslektaşları konu hakkında bir dizi çalışma gerçekleştirdi. Bu da bizlere, oda değiştirmenin ve kapı eşiklerinden geçmenin aslında bir şeyleri unutmamıza neden olduğunu gösterdi. İlk çalışmada bir düzine katılımcı, farklı boyutlarda 55 oda bulunan, bir sanal gerçeklik ortamında bilgisayar tuşlarını kullanarak dolaştı. Büyük odalarda her iki uçta 2 masa bulunurken küçüklerde sadece bir masa vardı. Her masada, katılımcı tarafından alınır alınmaz artık görünmeyen bir öğe vardı.

Katılımcıların görevi, bir maddeyi alıp başka bir masaya götürmek ve orada bırakıp yeni bir tane seçmekti. Çalışmada katılımcıların açık bir kapı eşiğinden her geçişlerinde, aynı mesafeyi aynı oda içerisinde kat etmelerine (yani kapı eşiğinden geçmemelerine) kıyasla hafıza performanslarının düştüğü görüldü. Çalışmanın ikinci aşamasında araştırmacılar kapı eşiği etkisini gerçek odalar kullanarak test ettiler. Sonuç aynıydı, insanlar bir kapıdan geçtikleri zaman bir önceki nesneyi hatırlamakta zorlanıyorlardı.

Kapı Eşiği Etkisi Neden Kaynaklanıyor?

Şimdiye kadar bu fenomen için somut bir açıklama yapılmadı. Ancak psikologlar bir kapıdan geçmenin ve farklı bir odaya girmenin beyinde zihinsel bir tıkanma oluşturduğunu düşünüyor. Beyin, içinde bulunduğu ortama odaklanmak amacıyla, geçmişe dair mekânsal bilgileri gereksiz görerek depolu tutmak istemiyor. Bu bilgiler bellekte geriye itiliyor. Sonucunda biz de bu tür durumları hatırlamakta güçlük çekiyoruz. Bu etki ile ilgili ikinci teori ise bunun genetik hafızayla aktarılmış, olması. Yani bu durum belki de geçmişten gelen bir alışkanlıktır. On binlerce yıl boyunca sürekli olarak tetikte olması gereken insan beyni, mekânsal anlamda tüm yoğunluğunu geçmişe değil şu anda içerisinde bulunduğu ortama odaklamak konusunda kendini geliştirmiş durumda.

İyi haber şu ki, başka bir odaya girdikten sonra bu tür bir unutkanlık deneyimi yaşamak size hafızanız, zekanız veya bilişsel yetenekleriniz hakkında hiçbir şey söylemiyor. Yani bir odaya girip neden orada olduğunuzu aniden unuttuğunuzda, kendinize lütfen Alzheimer teşhisi koymayınız!

Göz Atmak İsterseniz

Kaynaklar:

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu