Kapı Eşiği Etkisi: Bir Odaya Girince Yapacaklarımızı Neden Unutuyoruz?

TV karşısında oturup en sevdiğiniz dizinin tekrarlarını izlediğinizi hayal edin. Yayın bitmez tükenmez reklam kuşağına girdi. Siz de çözümü elbette kanalları değiştirmek de buldunuz. Ancak uzaktan kumandayı mutfakta unuttuğunuzu fark ediyorsunuz. Çaresiz yavaş yavaş mutfağa doğru giderken telefonunuza bildirim geldi. Şimdi mutfaktasınız ve ayaküstü bildirimleri kontrol ediyorsunuz. Telefonla işiniz biter bitmez bir an kalabilirsiniz. “Sahi, siz mutfağa neden gelmiştiniz?”.

İşte bu veya buna benzer bir biçimde bir odadan başka bir odaya gidip “Ben buraya neden gelmiştim?” diye kendinize sorduysanız, kapı eşiği etkisi (The Doorway Effect) ile siz de yüzleşmişsinizdir. Size güzel haberimiz bu durumun aslında unutkanlık ile bir ilgisi olmaması. Ayrıca bu durumla ilgili sorunlar yaşayan tek kişi siz değilsiniz. Aslında aynı durumu bilim insanları da muhtemelen deneyimlemişti.

Notre Dame Üniversitesi’nden Gabriel Radvansky ve meslektaşları konu hakkında bir dizi çalışma gerçekleştirdi. Bu da bizlere, oda değiştirmenin ve kapı eşiklerinden geçmenin aslında gerçekten bir şeyleri unutmamıza neden olduğunu gösterdi.

Kapı Eşiği Etkisi Üzerine İlginç Bir Araştırma

Kapılardan geçmenin bir kişinin hafızası üzerindeki etkileri üzerine çalışmalar yapmak istediğiniz zaman ne yaparsınız? Muhtemelen deneklerinizi yürüyüşe çıkarmanız gerekecektir. Ayrıca aralarında kapılar bulunan birkaç farklı odaya ihtiyacınız olacak. Çok fazla alanınız olsaydı bunu “gerçek dünyada” yapabilirdiniz elbette. Ancak günümüzde artık buna ihtiyaç kalmıyor. Bilgisayar teknolojisi sayesinde deneklerinizi sanal bir dünyada yürüyüşe çıkartmanız mümkün.

Bu tip araştırmalarda sanal bir dünya yaratmanın ayrıca ek bir avantajı var. Bu sayede deney üzerinde tam bir kontrole sahip olabiliyorsunuz. Sonuçta gerçek dünyada bu tip bir deney tasarlarsanız, deneklerinizin yürüyüşleri esnasında kimlerle karşılaştığını, hangi yolu takip ettiklerini tam olarak kontrol edemezsiniz. Tüm bu kontrolsüz olaylar hatırlama yeteneklerini etkileyecektir.

Deneklerin sanal olarak dolaştığı bir bina örneği

Öte yandan, bir bilgisayarda sanal bir dünya yaratıp deneklerinizi oda ve kapılardan oluşan bir ortama yerleştirirseniz ve denekleriniz bu odalarda yürürler ise tüm kontrol sizde olacaktır. Bu nedenle Radvansky ve meslektaşları araştırmalarında video oyunu Half-Life’ı oluşturmak için de kullanılan oyun motorunu kullandılar. Sonrasında odalar ve kapılardan oluşan sanal dünyalarını yarattılar.

Gerçek dünyada, bir odadan çıkıp diğerine gitmenizin nedeni genellikle diğer odadan bir şey almak gibi bir durumdur. Bu fikri sanal dünyaya yansıtmak için araştırmacılar deneklerinden bir odadan diğerine geçerken üçgenler, kareler gibi bazı nesneleri almalarını istediler. Denekler bir masaya gitti ve bir nesne aldı. Daha sonra bir kapıya gitmeleri, açmaları ve başka bir sanal odaya girmeleri gerekiyordu. Öte yandan bir grup denek aynı işlemi herhangi bir kapı açmadan yaptı.

Aslında sonucu tahmin ediyorsunuz. Bir nesneyi alıp yan odaya geçerken kapılardan geçen kişilerin aldıkları nesneyi anımsaması, diğerlerine göre daha uzun sürdü.

Kapı Eşiği Etkisi Neden Kaynaklanıyor?

Görünüşe göre tek bir fiziksel alanda olduğumuzda orada ne yaptığımızı hatırlayabiliyoruz. Ancak bir olay meydana geldiğinde bu durumda kapılardan geçtiğimizde, beynimiz, bir önceki konumda ne yaptığımızı ve ne düşündüğümüzü siliyor. Daha doğrusu, bu bilgiler bellekte geriye itiliyor. Bunu yapmasının nedeni de yeni mekanda yaşayacağımız şeyler için hafızamızda yer açmayı istemesi. Yani beynimiz içinde bulunduğu ortama odaklanmak amacıyla, geçmişe dair mekânsal bilgileri gereksiz görerek depolu tutmak istemiyor. Sonucunda biz de bu tür durumları hatırlamakta güçlük çekiyoruz.

Farklı bir odaya girmek bazen bir şeyleri unutmamıza neden olur.

Bu etki ile ilgili ikinci teori ise bunun genetik hafızayla aktarılmış olması. Yani bu durum belki de geçmişten gelen bir alışkanlıktır. On binlerce yıl boyunca sürekli olarak tetikte olması gereken insan beyni, mekânsal anlamda geçmişe değil şu anda içerisinde bulunduğu ortama odaklamak konusunda kendini geliştirmiş durumda.

Sonuç olarak;

İyi haber şu ki, bu tür bir unutkanlık deneyimi yaşamak size hafızanız, zekanız veya bilişsel yetenekleriniz hakkında hiçbir şey söylemiyor. Yani bir odaya girip neden orada olduğunuzu aniden unuttuğunuzda, kendinize lütfen Alzheimer teşhisi koymayınız! Bir tavsiye isterseniz, eğer bir odadan bir şey yapmak için ayrılacaksanız, diğer odaya neden gittiğinizi en az bir veya iki kez tekrarlamanız muhtemelen size iyi gelecektir. Bu gibi tekrarlar, bilgiyi kısa süreli belleğinize daha uzun süre yerleştirecek, odadan çıktığınızda beyninizin içindekileri boşaltmasını önleyecektir.



Kaynaklar ve ileri okumalar:


Dip Not:

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konularda ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.
Başa dön tuşu