YAŞAM

Egzersiz Paradoksu: Egzersiz Yaparak Neden Kilo Veremezsiniz?

Malum yaz geldi, üstüne bir de karantina süreci eklenince uzun süredir evlerimize tıkılı hale geldik. Bu esnada en yakın arkadaşımız buzdolabı haline gelince de bu süreç elbette bizlere alınan fazla kilolar olarak geri dönüşte bulundu.

Bu durum ile başa çıkmak için aslında ne yapmamız ve de yapmamız gerektiğini bildiğimizi düşünürüz. Örneğin;

  • Sadece diyet yaparak kilo veremezsiniz; egzersiz yapmalısın.
  • Egzersiz yapan insanlar daha fazla kalori yakarlar; yiyeceklerden kalori alımını azaltmanız durumunda da basit bir matematik hesabıyla kilo verirsiniz.
  • Obezitenin nedenlerinden biri, insanların birkaç on yıl önce olduğundan daha az fiziksel olarak aktif olmalarıdır

Hazda Kabilesinin Bizlere Öğrettiği

Yukarıdaki maddeleri incelemeden önce, antropolojist Herman Pontzer tarafından Tanzanya’da, dünyada son kalan birkaç avcı-toplayıcı kabilelerden biri olan Hazda kabilesi ile yapılan ilginç bir çalışmaya göz atalım.

Bu insanlar tahmin edebileceğiniz gibi, hayatta kalabilmek adına, tüm günlerini hareket halinde geçirmek zorunda kalan kişiler. Araştırmacının amacı da bu insanların günlük kalori harcama miktarlarını ölçümlemekmiş.

Pontzer bu amaçla, 11 gün boyunca ekibiyle ve gelişmiş araç gereçleriyle kabile üzerinde araştırmalar yapmış ancak elde ettiği sonuçlar tahmin ettiğinden çok farklıymış.

Hadza kabilesinin insanlarının günlük yaktıkları kalori miktarı, hareket miktarı iyiden iyiye azalmış olan “modern insan”ın günlük yaktığı kalori miktarıyla hemen hemen aynıymış.

Vücutta Kalori Yakma Sistemi Nasıl İşliyor?

Günlük yakılan kalori miktarını belirleyen tek etken hareket değildir. Gün boyunca yataktan çıkmadığınızda bile vücudunuzda gerçekleşen binlerce eylemi devam ettirebilmek için kalori yakmaya devam eder.

Bunun nedeni bazal metabolizmamızdır. Çoğu insan için bazal metabolizma, günlük kalori yakımının %60’ı ile %80’inden sorumludur. Yemekleri sindirmek için harcanan kalori miktarı ise yaklaşık %10. Durum böyle olunca da fiziksel aktiviteler sırasında yakılan enerji miktarı için %10-%30 arasında değişen bir oran kalıyor.

Bunun dışında kalori yakımı öyle görünüyor ki, insanların yaşam stillerinden bağımsız olarak zaman içerisinde geliştirdiği bir özellik. Yani belli bir aktivite hayatınızın rutini haline geldiği zaman vücut artık bu aktivitiye bir yerde standartlaştırıyor ve daha fazla kalori harcamınızı engelliyor. Sonuçta, Hazda kabilesinin insanları için tüm gün ağaçlara tırmanmak ve ormanda koşuşturmak hayatlarının bir rutini…

Egzersiz Paradoksu

Yani ne kadar çok yakarsanız yakın, bir noktadan sonra kilonuz üzerinde egzersizin hiçbir faydası olmuyor. İşte bu durum karşımıza egzersiz paradoksu olarak çıkıyor.

Egzersiz yapmak kesinlikle sağlığınız açısından son derece faydalı bir eylem. Ancak bunu, kilo vermek için değil, sağlıklı kalmak için yapmamız gerekiyor. Daha detaylı anlatacağımız gibi egzersiz yapmanın, kilo vermenize herhangi bir katkısı yok.

Konu ile alakalı bir çok araştırma yapılmış durumda. Ama tüm araştırmaların vardığı sonuç aynı. Beslenme biçimini değiştirmediğimiz durumda, spor yapmanın kilo kaybı konusunda hiçbir etkisi bulunmuyor.

Geri Tepme Etkisi

Ayrıca ne kadar hareketli olduğumuzla ne kadar yediğimiz arasında bir ilişki mevcut. Ne kadar çok egzersiz yaparsak, o kadar çok aç hissediyoruz. Hatta bu bazen öyle bir duruma geliyor ki, yaktığımızdan çok daha fazlasını tüketebiliyoruz.

2009’da yapılan bir çalışmaya göre, insanların spor sonrası normalden daha fazla yedikleri tespit edilmiş. Bunun nedeni olarak da ya “çok kalori yaktıklarını düşünmeleri”, ya da “acıktıkları” gösterilmiş. 2012’de yapılan başka çalışmada ise aynı sonuç tekrarlanmış.

Fiziksel ve Metobolik Dengeleme

Spor dolu bir gün geçirdikten sonra, eve döndüğümüzde, daha az hareket etme eğiliminde oluruz. Örneğin merdiven çıkmak yerine yürümeyi tercih ederiz. Yapılan bir başka araştırma da bu tutumumuz sadece bize has bir durum değil, genel bir sorun olduğunu ortaya koyuyor. 

Yani vücudumuz egzersiz sonucu fazla kalori yaktığımızda bir nevi bize karşı gelerek, dengeyi sağlamak için adeta bizimle savaşıyor ve günün geri kalanında daha az kalori yakmamızı sağlamaya veya daha çok yememizi sağlamaya çalışıyor.

Bir başka sorun ise “metabolik dengeleme” denilen durum. Fiziksel aktiviteler neticesinde çok enerji harcandığında veya kilo kaybedildiğinde vücudun tepki vererek bazal metabolik hızını düşürmesi metobolik dengeleme olarak biliniyor.

Araştırmacılara göre bu durum “vücudun hayatta kalma mekanizması”nın bir sonucu. Vücut basitçe anlatmak gerekirse egzersiz sonrasında gelecek zamanları düşünerek kalan yağları korumaya çalışıyor ve bu nedenle kalori yakımını düşürüyor.

Kalori Yakımının Üst Sınırı

Yakın zamanda yayınlanan bir başka araştırma da bizlere, vücudun egzersiz neticesinde kilo kaybetmesine engel olacak, günlük kalori yakımına dair bir üst limit olabileceğini söylüyor..

Hareketsiz yaşam sürenler, orta derecede hareketli yaşam sürenler (haftada 2-3 kere egzersiz yapanlar), son derece hareketli yaşam sürenler (haftanın neredeyse her günü egzersiz yapanlar) diye üçe ayrılan 332 kişi üzerinde yapılan araştırma gösteriyor ki, fiziksel aktivite miktarı, gruplar arasında yakılan kaloriler bakımından yalnızca %7 ile %9 arasında bir fark yaratıyor.

Ayrıca orta derecede aktif insanlar hareketsiz insanlardan daha fazla kalori yakarken, son derece aktif olan insanlar orta derecede aktif olan insanlardan daha fazla kalori yakmıyor.

Araştırmacılar konuyla ilgili “Toplam enerji kullanımı fiziksel aktivite arttıkça artıyor, ancak bu sadece düşük fiziksel aktivite seviyelerinde farklılık gösteriyor. Skalanın üst kısmına çıkıldıkça farklılıklar minimuma iniyor” diyor.

Bu durumda ‘Ne kadar hareketli olursanız o kadar çok kalori yakarsınız’ söylemi de çürütülmüş oluyor…

Kaynak ve ileri okumalar:

https://www.vox.com/2016/4/28/11518804/weight-loss-exercise-myth-burn-calories

https://www.scientificamerican.com/article/the-exercise-paradox/

https://onedio.com/haber/yillarin-miti-egzersiz-yaparak-kilo-vermeye-calismak-neden-iyi-bir-fikir-degil–708158

Matematiksel

Paylaşmak Güzeldir

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı