Zamanda Yolculuk Yapmak Matematiksel Olarak Mümkün

Zamanda yolculuk yapmak matematiksel olarak mümkün geriye sadece bunun uygulaması kaldı.

HG Wells’in Time Machine adlı kitabını 1885’de yayınlamasından bu yana, Einstein’in Görelelik Teorisini yayınlamasından, zamanın göreceli ve bükülebilir olduğunu kanıtlamasından çok daha öncesinden itibaren insanlar zamanda yolculuk yapmanın hayalini kuruyorlar.

Ancak modern fizik ve matematik sıradan insanın ötesinde düşünerek bu olgunun hayal değil, gerçek ve uygulanabilir olduğunu savunuyor.

British Columbia Üniversitesi’nden matematikçi ve fizikçi Ben Tippet ve Maryland Üniversitesi Astrofizikçi David Tsang’ın geliştirdiği şey, teoride zaman yolculuğunun mümkün olduğunu kanıtlamak için Einstein’ın Genel Görelilik teorisini kullanan matematiksel bir formül aslında.

“Classical and Quantum Gravity” isimli akademik dergide yayımlanan araştırmada, uzay-zaman bükülmesiyle ışık hızından daha fazla bir hıza ulaşan makinenin, zamanda yolculuğunun teorik olarak mümkün olduğu belirtiliyor.

İkili yarattıkları matematiksel modele Traversable Acausal Retrograde Domain in Space-time (Uzay Zamanda Aykırı Sebepsel Geriye Dönük  Alan-TARDIS) adını verdiler.

Aslında temel sorunun uzayı 3 boyutlu olarak düşünmemiz ve zamanı da bundan ayrı olarak algılamamız olduğunu söylüyor Tippett. Uzay içine zamanı da katarak 4 boyutlu olarak düşünülmelidir. Bükülmemiş ve düz bir uzay –zamanda, gezegenler ve yıldızlar düz çizgilerde ilerlerdi. Dev bir yıldızın etrafında, uzay-zaman geometrisi eğimli bir hal alarak, çevresindeki gezegenlerin düz yörüngelerini yıldız boyunca büker.

“Uzay zaman yüzeyinde, zamanın yönü daima eğilme gösterir. Kanıt olarak kara deliğe yaklaştığımızda, zaman yavaşlar. Zaman makinesi modeli bükülmüş uzay-zaman eğrisi kullanarak, zamanı bir düz bir çizgide değil çember boyunca büker. Bu çember bizi zamanda geriye götürür, “diyor Tippett.

Zaman makinesinin içinde (A kişisi) bir yolcu, onun yanında duran harici bir gözlemci (B kişisi). dış gözlemci, zaman makinesinin içindeki nesneleri iki şekilde görür: biri zaman içinde ilerleyen, diğeri zamanda geriye doğru giden bir şekliyle.

Görelilik kuramına göre uzay-zaman geometrisi, yüksek kütleli cisimlerin çevresinde kavis çiziyor. Bu kavis yüzünden, gezegenlerin yörüngeleri kıvrılıyor ve yıldızların etrafında dönmeye başlıyorlar. Tippett ve Tsang, evrende bükülebilen ve kıvrılabilen tek şeyin sadece fiziksel alan olmadığını, zamanın da yüksek kütleli nesneler etrafında bükülüp kıvrılabildiğini düşünüyorlar.

Tippet ve Tsang için TARDIS, uzay süresince dairesel bir yol boyunca ‘ileriye doğru’ ve sonrasında ‘geriye doğru’ ilerleyen bir kutu. Ancak bu teorik olarak ifade edilebilir olsa da pratikte uzay-zamanı bükecek zaman makinesini üretebilecek materyaller henüz keşfedilemediği için biraz daha beklememiz gerekli.

Şu an için mümkün olmasa da birgün elbette diyoruz ve gelişmeleri sabırsızlıkla bekliyoruz…

Kaynak: https://phys.org/news/2017-04-math-possibility.html

https://futurism.com/new-research-shows-that-time-travel-is-mathematically-possible/

Matematiksel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı