Zaman Hakkında Bildiğinizi Sandığınız Her Şeyi Unutun!

Zaman nedir? Günden güne, acımasızca akıp geçen süre… Fakat bahsettiğimiz bu süre, hayatlarımızla öyle içiçe geçmiş bir süre ki, onu ancak, bir toplantıya geç kaldığımızda veya aniden saçlarımızda çıkan beyazları gördüğümüzde fark ediyoruz.

Zamanın peşine düşen fizikçilerin devreye girmesiyle işler biraz karmaşıklaşıyor. Termodinamiğin ikinci kanunu, zamanın akışına bağlı olarak, evrenin düzensiz bir biçimde büyüdüğünden bahsederken; Einstein, zamanın genişleyip, daralabileceğini iddia ediyor mesela.

Carlo Rovelli, kariyerinin büyük bir kısmını zamanın gizemini çözmeye adamış ve meslektaşları arasında kuantum çekim döngüsü ile ilgili yaptığı çalışmalarla ün yapmış İtalyan bir fizikçi. Halk arasında ise, bilimsel konuları, dokunaklı ve hatta şiirsel bir dille anlatabilme yeteneği ile biliniyor.

Rovelli, Nisan ayında, Londra’daki ünlü Faraday Tiyatrosu’nda zamanın yapısı hakkında yaklaşık bir saatlik bir konuşma yaptı. Konuşmasına, sahneye gerilmiş kırmızı bir ipe dikkat çekerek başlayan Rovelli, zamanın, geçmişten geleceğe uzanan uzun bir yol olduğunu söyleyerek başladığı sözlerine, ipin üzerine astığı bir kanca yardımıyla, aynı salonu paylaştığı izleyici kitlesi ile içinde bulundukları “an”ı işaretleyerek devam etti.

“Hemen hepimiz, zamanın belirli bir yöne sahip, sıralı süre parçaları dizisi olduğu konusunda hem fikiriz, öyle değil mi? Geçmişin, gelecekten tamamen farklı olduğunu düşünüyoruz. Geçmişe dair anılarımız, izlerimiz varken; gelecek bilinmezliğini koruyor, onu merak ediyoruz, onunla ilgili hayaller kuruyoruz.”

Daha sonra, dikkatleri tekrar, sahneye gerili kırmızı ipin üzerindeki kancaya çeken Rovelli, seyircinin beklentilerini alt üst etme pahasına, “Bu konuşmada size zamanla ilgili bildiğinizi sandığınız her şeyi unutturmaya çalışacağım.” diyerek; zamanın, her yerde aynı hızla ilerlediği fikrinden başlayarak ve aynı salonu paylaştığı insanlarla bile aynı anı paylaşmadığı iddiasında bulunarak zamanla ilgili oluşmuş kanıları tek tek çürütmeye girişti.

“Aslında, şu anı kimse ile paylaşmıyoruz. Ben size bakarken, sizin şu anki halinizi değil, biraz önceki halinizi görüyorum. Çünkü ışık, sizden bana doğru ilerlerken, belirli bir zaman harcayarak ilerliyor.”

Rovelli, daha sonra, zamanın her yerde aynı hızla ilerlediği inancına meydan okuyarak, saatlerin ilerleme hızlarının, yerçekimi kuvvet alanlarına göre değiştiğine dikkat çekti. “Aynı zamanı gösteren ve birbirine yakın duran iki saati, farklı yerçekimi alanlarına doğru hareket ettirirseniz, birini dünya üzerinde bırakırken, diğerini yerçekiminden uzaklaştırabildiğiniz kadar uzaklaştırırsanız mesela, ve sonra bu iki saati tekrar bir araya getirirseniz, iki saatin artık aynı zamanı göstermediğini görürsünüz.”

Bir süre bu sözlerin salonda yarattığı şaşkınlığın keyfini çıkaran Rovelli konuşmasına, “Evet,” diyerek devam etti, “bu bir gerçek. Ve bu gerçek aynı zamanda, kafanızın ayaklarınızdan daha yaşlı olduğu anlamına da geliyor. Eğer bütün hayatınızı tepetaklak geçirmediyseniz tabii…”

Konuşmasına, zamanın geçmişten geleceğe doğru tek bir yönde aktığı inancını yıkmaya çalışarak devam eden Rovelli, şu iddiada bulundu: “Genel göreliğin, kuantum mekaniğinin ve parçacık fiziğinin aksine termodinamik zamanın bir yönü olduğunu söyler. Termodinamiğin ikinci yasası, izole edilmiş bir sistemde, toplam entropinin veya düzensizliğin zamanla asla azalmadığını ifade eder. Fakat entropi veya düzensizlik özneldir. Başka bir deyişle, geçmişle gelecek arasındaki fark, içinde bulunduğumuz sistemi tarif etme biçimimize ve sistemle nasıl etkileşime geçtiğimize bağlıdır.”

Rovelli, daha sonra seyircilerden gözlerinin önüne içi yeşil ve kırmızı toplarla dolu bir kutu getirmelerini rica etti. “Yeşil topları, kutunun bir tarafına; kırmızı topları da kutunun diğer tarafına yerleştirirseniz kutuda kendinize göre bir düzen yaratmış olursunuz. Fakat renk körü olan arkadaşınız için aynı düzen söz konusu olmayacaktır. Bu arkadaşınızın gözlerinin topların büyüklüğündeki çok küçük farklılıkları dahi algılayabilecek keskinlikte olduğunu varsayarsak, arkadaşınızın düzenlilikten anladığı; küçük topları, onlardan görece büyük toplardan ayırmak olacaktır. Dolayısıyla, entropinin artışı, sistemi tarif etme yaklaşımımıza göre değişkenlik gösterecektir. Bu ise, zamanın hepimiz için aynı yönde ilerlemeyebileceği anlamına gelir.”

Haydi gelin şimdi hep birlikte, konuşmasını; “Öyle sanıyorum ki, şu an karmaşık gibi görünen şeyleri gelecekte daha iyi anlayabilecek konuma geleceğiz. Bugün burada konuştuklarımız, zamanın gizemine dair küçük birkaç ayrıntı sadece.” diyerek bitiren Rovelli’nin anlattıklarının ışığında, genel geçer olduğunu düşündüğümüz kuralları ve evreni anlayış biçimimizi bir kez daha gözden geçirelim. Ne dersiniz?

Konuşmayı izlemek isterseniz:

Fatma Ayça Çetinkaya

Kaynak ve İleri Okuma:

http://nautil.us/blog/forget-everything-you-think-you-know-about-time

https://www.nbcnews.com/mach/science/what-time-physicist-carlo-rovelli-ponders-enigmatic-fourth-dimension-ncna895226

https://www.ft.com/content/ce6ef7b8-429a-11e8-93cf-67ac3a6482fd

Matematiksel

Yazıyı Hazırlayan: Fatma Ayca Cetinkaya

Fatma Ayca Cetinkaya
Matematik alanındaki lisans derecemi Ankara Üniversitesi'nden, yüksek lisans ve doktora derecelerimi Mersin Üniversitesi'nden aldım. Halen Mersin Üniversitesi Matematik bölümünde Doktor Öğretim Üyesi unvanıyla çalışmaktayım. Okurum, yazarım, düşünürüm ve kendi halinde olan insanın seyircisinin fazla olduğuna inanarak bildiğim yolda yürümeye devam ederim.

Bunlara da Göz Atın

Bir Güneş Tutulması Bilimi Nasıl Değiştirdi?

1919 yılının Mayıs ayıydı. Sir Arthur Stanley Eddington rehberliğindeki bir grup araştırmacı güneş tutulmasını gözlemlemek …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.