Sinirbilim

Yüzleri Tanımada Ne Kadar Başarılısınız?

Hepimizin yaşadığı bir deneyimdir. Kalabalık bir ortamda birinin yüzünü tanırız ancak nerede gördüğümüzü ve kim olduğunu tam olarak hatırlayamayız. Beyin gücünüz hakkında hemen endişelenmeyin. İnsanların, yüzleri esrarengiz bir şekilde tanıma yeteneği, beynimizde şaşırtıcı derecede eksiksiz bir yüz hafızası kataloğumuz vardır. Hatta  2018’de Science dergisinde yayınlanan bir araştırma, ortalama bir kişinin 5.000 yüzü tanıyabildiğini belirtiyor. Bu elbette etkileyici bir sayı ama çok da şaşırtıcı değil.

Görme duyumuz kesinlikle en güçlü ve ona adanmış en fazla beyin alanına sahip duyumuzdur. Evrimsel tarihimiz göz önüne alındığında bu elbette mantıklıdır. Atalarımız milyonlarca yıl boyunca aile üyelerini yabancılardan ve yırtıcıları avlardan ayırmak için büyük ölçüde görsel yeteneklerine güvenmişlerdir. Bu nedenle de yüzleri birbirinden ayırmak, türümüzün evriminde önemli bir sosyal beceri haline gelmiştir. Ayrıca biriyle tanıştığımızda, onunla göz teması kurarak konuşma eğilimindeyizdir. Bu nedenle birinin adının aksine yüzünün beynimizde depolaması için çok daha fazla uyarıcı vardır. Ancak yüzleri tanıma yeteneğimiz aslında düşündüğünüzden çok daha fazla değişiklik gösteriyor.

Yüz Körlüğü ve Süper Tanıyıcılar

Yüzleri hatırlama yeteneğinizi etkileyebilecek birçok faktör vardır. Bazı insanlar yetenek konusunda daha büyük bir yatkınlığa sahip olabilir veya beyinlerinin bu kısmı özellikle iyi gelişmiştir. Bu kişiler süper tanıyıcılar olarak bilinir. Bu kişiler önemsiz veya geçici koşullarda, bazen olaydan yıllar sonra bile yüzleri ezberleyebilen ve hatırlayabilen insanlardır. Bu yeteneğin doğrudan fusiform yüz bölgesi ile ilgili olduğu bilinmesine rağmen, bu olağanüstü yeteneğin arkasındaki kesin bilim bilinmemektedir. Ölçeğin bir ucunda da Prosopagnozi denilen insanların yüzlerini tanımakta zorlandığı bir durum olan yüz körlüğü olanlar bulunur. Beyindeki fusiform yüz bölgesi hasar görürse veya gelişmemişse bu durum ortaya çıkabilir.

Siz Ölçeğin Hangi Tarafındasınız?

Avustralya’daki New South Wales Üniversitesi’ndeki (UNSW) araştırmacılar, yüz tanımada size gösterge verebilecek bir test üzerine araştırma yayınladılar. UNSW Yüz Testi yaklaşık 15 dakika uzunluğunda ve son derece zor bir test. Test, iki bölümde size birden fazla yüz resmini gösteriyor ve sizden hangilerinin aynı kişiler olduğunu bulmanızı istiyor.

Yüz Tanıma Testleri özellikle “Süper Tanıyıcıları” tanılamak için oldukça zor hazırlanmaktadır. Belirli bir yüz size ilk kez gösterildiğinde, nötr bir ifadeye sahip ve oldukça ayrıntılı bir portre olarak görünmektedir. Bir dahaki sefere aynı bu derece net göremeyeceksiniz. Değişen bir yüz ifadesiyle son derece farklı bir açıdan çekilmiş, makyajlı, genellikle bulanık veya pikselli bir görüntü önünüze gelecektir. İki görüntüyü eşleştirmek ise sizin görevinizdir.

Araştırmacılara göre çoğu insan bu testten yüzde 50 ila 60 arasında puan alır. Süper yüz tanıyıcılar yüzde 70 ve üzeri puan alan kişilerdir. Teste giren 31.000 kişiden hiç kimse henüz yüzde 100 puan almayı başaramadı, bu nedenle ekip, zorluğun amaçlandığı gibi çalıştığından oldukça emin. Diğer yandan süper tanıyıcıları bulmak hiç de kolay değil. Çünkü nüfusun %2-3 kadarlık bir kısmını oluşturuyorlar.

Yüz Tanıma Yetisi Önemli Mi? Bu Yeteneğe Nasıl Sahip Olunuyor?

Yüz tanıma sistemleri yapay zeka olarak dijital güvenliğin bir parçası haline gelmeye başladı. Ama şu an için çok da güvenilir değiller.

Günümüzde yüz tanıma sistemleri dijital güvenliğin bir parçası haline gelmeye başladı. Fakat yüz tanıma yazılımları bazen insanları hatalı eşleştirme sorununu da içeriyor. O yüzden bu yetiye sahip insanlar emniyet güçleri için bir velinimet.

Yüz tanıma yetisini geliştirmek için kısa kurs programları bulunuyor. Fakat araştırmalara göre bu kurslar yetiyi geliştirmede etkili olamıyor. Örneğin tüm gün yüzlerle eşleşen işlere sahip olanların (pasaport memurları gibi) zamanın yüzde 20’sinde hata yaptığını ve zaman içinde bu durumda bir iyileşme gözlemlenmediğini ortaya koymuştur. Sonuç olarak diyebiliriz ki yüz körlüğü ne kadar ıstırap vericiyse yüz tanıma yetisinin yüksek olması o kadar güzel bir yetenek. Ve bu yetenek güvenliğimizin sağlanması için bilhassa önem taşıyor.

Kaynaklar ve İleri Okumalar:

Matematiksel

Nil Gürel

Engin bilgi okyanusunun içerisinde dolaşmak ve bu gizemli dünyada keşfettiklerimi insanlıkla paylaşmak benim için hayatta en mutluluk verici şey. Sürekli araştırmak, okumak, öğrenmek, öğretmek, sorgulamak ve analiz etmek benim hayat felsefimi tanımlar. Hastanede Eğitim ve İdari İşler Görevlisi olarak çalışırken Bağımsız Araştırmacı ve Akademik Çalışmacı kimliğimle insanlığa ışık tutmaya devam ediyorum. Sosyal Bilimler Enstitüsü Tezli Yüksek Lisans mezunuyum. Akademik faaliyetlerime devam ediyorum. Psikoloji, Sosyoloji, Sosyal Psikoloji, Sağlık Sosyolojisi, Sağlık İletişimi, Sağlık Yönetimi, Toplumsal Cinsiyet Sosyolojisi ve Kadın Çalışmaları, Medya ve Kültür, İletişim Bilimleri başlıca akademik çalışma alanlarım. Ayrıca Bilim Tarihinin bilgi yüklü sayfalarında dolaşmayı da seviyorum. Çeşitli yabancı dilleri öğrenmek, klasik müzik dinlemek, farklı kültürleri tanımak ve farklı bilgi keşifleri yapmaktan haz alıyorum. En önemlisi de Matematiksel.org hayranlıkla takip ettiğim ve sizlerle birlikte bilgi okyanusunda dolaşabileceğim harika bir tılsım görevi görüyor. Yazmak benim için vazgeçilmez bir tutku ve sizlerle Matematiksel.org’da buluşmak harika bir duygu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu