Yıkım Videoları İzlemek Neden Garip Bir Şekilde Keyif Verir?

Muhtemelen, gerek sosyal medyada gerekse bizzat kendiniz, insanların yol kenarında veya inşaat alanı yakınlarında yıkım yapan iş makinelerini izlediğine şahit olmuşsunuzdur. Aslında yapılan araştırmalar internette en çok izlenen videoların bir biçimde yıkma, parçalama ya da tahrip etme ile ilgili olduğu gerçeğini de ortaya koyuyor. Peki, sosyal medya literatürüne tabir-i caizse ‘ata sporumuz’ olarak geçen bu durumun sebebi nedir? İçimizdeki bu tahrip etme isteği neden var?

Herhangi bir olgu üzerinde kontrolü elinde bulundurmak, insanın en temel ihtiyaçlarından bir tanesidir. Her ne kadar pozitif dürtülere sahip olsak da, yıkıma, bir nesneyi ya da olguyu tahrip etme üzerine de dürtülerimiz mevcuttur. Bu bağlamda kasti olarak bir şeyi tahrip etmek, haz veren bir olgudur. Sonucunda insana tahrip olan şey üzerinde bir kontrole sahip olduğu hissi verir. Neticesinde de kendisini güçlü hissettirir.

Bir yıkım videosunu bir biçimde herkes izlemesini sever.

Ayrıca bu tahrip etme dürtüsü yalnızca somut bir nesne üzerinde etkili olmamaktadır. Zaman zaman kendimize bile zarar verebilecek bir şekilde davranmaya meyilliyizdir. Özellikle bir şeyin uygun olmadığını düşündüğümüz durumlarda bu tahrip etme dürtüsü kendini göstermektedir.

Buna örnek olarak, sürekli başarısızlık hissi yaşayan bir insanın, ilişkisini bitirmeye meyilli olması ya da çevresindekilerden uzaklaşma, kendi kabuğuna çekilme dürtüsü verilebilir. Savaş esnasında arkadaşının vurulduğunu gören bir askerin gözünün dönmesi ve önüne gelen hemen her şeyi tahrip etme dürtüsü bir diğer örnek olarak karşımıza çıkmaktadır.

İçimizdeki Tahrip Etme Dürtüsü Neden Var?

Henüz üstbenliğimizin tam oturmadığı çocukluk yaşlarında, nesneleri kırmak, oyuncakları parçalarına ayırmak şeklinde etkisini gösteren bu dürtü, ilerleyen yaşlarda yerini fiziksel aktivite gerektiren sporlara bırakmaktadır.

Çünkü günlük yaşantımızda, örneğin herhangi bir sinir harbinde, bir şeylere kırma, zarar verme isteği, gerek sosyal gerekse maddi ve manevi anlamda olumsuz sonuçlara neden olabilmektedir. Örneğin telefonda tartışan çiftler, her tartışma sonrası telefonu duvara fırlatıp parçalama dürtüsüne engel olmak durumunda kalmaktadır.

Bu negatif enerjiyi dışarı atmanın en makul yolu ise fiziksel aktivitelerdir. Sigmund Freud bu olguyu, yaşama dürtüsü olan Eros’un zıttı olarak ölüm dürtüsü olan Thanatos şeklinde tanımlamıştır. Thanatos’u korku, nefret, kızgınlık gibi olumsuz duygularla ilişkilendirmiş, cinayet, tahrip gibi anti-sosyal davranışlara sebep olduğunu vurgulamıştır.

Tahrip Etme İsteğinin Kökeni Evrimsel Olabilir

Evrimsel perspektiften baktığımızda ise tahrip etme ya da tahrip olanı izleme hazzı ilginç bir hal almaktadır. Aynı av peşinde koşan iki yırtıcının birbirlerini tahrip etme isteği, özellikle etrafta tonlarca, size zarar vermek isteyen yırtıcının olduğu avcı-toplayıcı dönemlerde aslında bir zorunluluktur.

Sonucunda insanların kendisine zarar verebilecek canlıların tahribinden fayda sağlamaları ya da hayvanların kendi gen havuzundan olmayan canlıları öldürme dürtüsü ve güç göstergesi evrimsel açıdan yıkımın, canlılar dünyasında bir kontrolü eline alma mekanizması olarak görülmesini sağlamaktadır. Son olguya örnek olarak aslanların, kendi gen havuzundan olmayan genç aslanları öldürmesini verebiliriz.

Sonuç olarak, yıkıma sebep olmak ya da hatta uzaktan izlemek bir güç ve kontrolü eline almanın bir göstergesi olabilir. Çoğu zaman biz bu dürtümüzü çeşitli sosyal normlardan dolayı dizginlemek zorunda kalırız. Ancak yıkımı seyretme, bastırılmış dürtümüzü tatmin etme konusunda bize yardımcı olacaktır.



Kaynaklar ve ileri okumalar: Why is destruction so satisfying?; Bağlantı: https://www.sciencefocus.com/


Dip Not:

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Matematiksel

Hakan Uluçay

Meraklı, okumayı, araştırmayı seven biri. Nörobilim, evrim, tarih, felsefe, psikoloji gibi alanlara ilgi duyuyorsam da yıllardır değişmeyen asıl odağım astrofiziktir. Kurumsal hayat içinde bir bilimsever olarak okuduklarımı, ilgimi çeken yazıları insanlarla paylaşmak ve popüler bilime bir nebze olsun katkı sağlamak için buradayım.
Başa dön tuşu