EĞİTİM

Yabancı Dil Öğrenirken Çocuklardan İlham Alabilir miyiz?

Yeni bir dil öğrenme konusunda bugüne kadar pek çok şey deneyip, başarılı olamamış olabilirsiniz. Belki de dil edinimi esnasında çocuklardan ilham alabilirsiniz.

Yeryüzünde konuşulan bütün diller toplam 600 ünsüz ve 200 ünlü ses içerir. Ancak her dilde yaklaşık 40 farklı ses vardır. Bu sesleri en kolay biçimde bebekler algılar ve sesleri beyinlerinde kullanım sıklığına göre sınıflar. Bu sayede, anadildeki seslere karşı duyarlı hale gelir.

Ancak bu yetenek bir yaşından itibaren azalmaya başlar. Ayrıca elbette bildiğimiz gibi, bebeklerin bu ana dili öğrenme evresi, kendileri ile sosyal etkileşim arttıkça güçlenir.

Bilişsel Anlamda Dil Nasıl Öğrenilir?

Yabancı bir dil öğrenilirken çocuklarda ve yetişkinlerde farklı öğrenme süreçleri etkin olur. Genel görüşe göre, erken yaşta dil öğrenilirken uzun süreli belleğin bir parçası olan işlemsel bellek daha etkin olur. İşlemsel bellek bisiklete binme, yüzme ve yürüme gibi motor becerilere ilişkin bilginin beyinde depolandığı bellektir. Bu tarz beceriler bilinç değil sık tekrarlama sayesinde öğrenilir.

Konuyu dil bazına indirgersek anadilimizi öğrenirken, dilbilgisi ya da gramer kurallarını düşünmeye gerek duymadan konuşuruz. Yani ana dilimizi öğrenmek söz konusu olduğunda bilinç etkili değildir.

Yabancı dil öğrenen yetişkinlerde ise dil bilgisi kuralları, cümle yapıları ve kelimeler öğrenilirken bildirimsel bellek daha etkindir. Bildirimsel bellek ise geçmişteki olaylara ve kavramlara ait bilgilerin bilinçli olarak hatırlanmasını sağlayan bellek türüdür.

Bildirimsel belleğin etkin olduğu öğrenme süreçlerinde birey öğrendiğinin farkındadır. Bilincin etkin olduğu bu süreçte öğrenme hızı daha yüksektir. Bilinçli olarak, ikinci bir dil öğrenme de ise ilk olarak kalıplar, kelimeler ve gramer kuralları öğrenilmeye çalışılır.

Ancak çocukların doğal öğrenme sonuçlarına geri dönersek, küçük bir çocuğu gözlemleyerek sizinde fark edeceğiniz gibi, çocuklar bir dili konuşamasalar bile önce anlar hale gelebilirler.

Doğal Dil Edinimi Nedir?

Dilbilim profesörü Stephen Krashen’in gündeme taşıdığı bu yaklaşıma göre yabancı dil öğrenilmesinde çocukların ana dillerini öğrenme süreçlerine benzer bir mekanizma etkilidir. Bu nedenle birey öğrenmek istediği dil ile doğal bir şekilde etkileşim halinde olmalıdır.

Doğal Dil Edinimi”, bilinçli olarak gramer kurallarının geniş bir şekilde kullanılmasını gerektirmez ve bu süreçte gramerle ilgili sıkıcı alıştırmalar yapılmasına da gerek yoktur. Yapılması gereken aynen ana dilini öğrenen küçük bir çocuk gibi önce iletişimde kullanılan çok sayıda anlaşılabilir konuşmalar duymanız gerekmektedir.

Bu süreçte o dildeki sözcükler, cümle yapıları ve dil bilgisi kuralları, kuramsal bilgi verilmeden ve bilinçli bir öğrenme süreci etkin olmaksızın, doğal olarak kazanılır.

Dilin başlıca işlevi etkileşimi sağlamaktır ve bu nedenle doğal dil edinimi iletişim becerilerini öğretmeyi amaçlamaktadır. Bu tarz öğrenme de dinleme ve okuma becerileri ön plandadır, konuşma ve yazma becerileri ise dinleme ve okumanın sonucunda oluşmaktadır.

Amaç öncelikle dil öğrenenlerin söylenenleri anlamasıdır. İletişime katılım yavaş yavaş, hazır oluşluk durumuna göre ilerletilir. Önce sözel olmayan tepkiler, sonra tek sözcük ve cümle üretimine geçilir.

Doğal dil edinimi yönteminin tartışılan en ciddi yönü, dört temel beceriye eşit oranda yer vermemesi, yazma ve okuma becerilerinin yok sayılmasıdır. Öğrenci sadece konuşma dilini öğrendiğinden klasik dille karşılaştığında zorlanmaktadır. Diğer bir tartışma noktası, öğretici sorunudur. Anadilden yeteri kadar uzman öğretici bulmak her zaman mümkün olmayabilir.

Günümüzde pek çok kişi ikinci bir dil edinmek adına çaba gösteriyor. İlkokul sınıflarından itibaren müfredatımızda temelde İngilizce dilini öğretmeye çalışıyoruz. Ancak durum ortada, en iyi ihtimalle kısmi yazabilen, anlayabilen ancak konuş dendiğinde tıkanıp kalan bir durum ile karşı karşıyayız.

Ekteki ilgili makalede de göreceğiniz gibi dil edinimi konusunda daha pek çok farklı yaklaşım mevcuttur. Dili, bir fizik kanununu öğretemeyeceğimiz, sonuçlara bakarak, artık çok açık. Bunun için, doğal dil oluşumuna gidecek yol ve yöntemleri bulmak ve geliştirmek zorundayız.

Kaynaklar:

Dil Öğrenimi ve Edinimi Üzerine Bir Tartışma

https://dergipark.org.tr/tr/pub/aydintdd/issue/32909/365638

Prof. Dr. Asım ARI – Dr. Eren AKDAĞ KURNAZ, Yabancı Dil Öğretiminde Dönüştürücü Öğrenme Ders Etkinlikleri

“Bir Çocuk Gibi Öğrenmek”, Bilim ve Teknik Ekim 2014

Matematiksel

Paylaşmak Güzeldir

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı