GÜNDEM

Viroloji Uzmanından COVID-19 Virüsü Hakkında Önemli Sorulara Cevaplar

25 Mart itibarıyla dünyada 439.940 onaylanmış COVID-19 vakası ve 19.744 ölümle sonuçlanan vaka var. Bu rakamlara rağmen, dünya küresel ekonomi üzerinde büyük baskı yaratan COVID-19 virüsü hakkında hala birçok yanlış bilgiye sahip.

COVID-19 virüsü ve salgın hakkında bildiklerimiz; yaşlıların daha fazla risk altında olduğu, bunun yeni bir virüs olduğu, bilinen diğer salgınlara benzediği, çok bulaşıcı olduğu.

Ama daha fazla açıklamaya ihtiyacımız var.

Belçika Antwerp Tropikal Tıp Enstitüsü viroloji başkanı virolog Guido Vanham, COVID-19’un kökenleri, davranışları ve geleceği ile ilgili soruları cevapladı.

Viroloji Uzmanından COVID-19 Virüsü Hakkında Önemli Sorulara Cevaplar

S: COVID-19 hakkında birçok tartışma ve spekülasyon var. Virüs hakkında bildiğimiz gerçekleri kesin olarak özetleyebilir misiniz?

COVID-19, insanlık için kesinlikle yeni bir virüs. 2003 yılında ortaya çıkan SARS virüsüne çok benziyor. SARS aynı zamanda bir salgına neden oldu. Ancak ölüm oranının yaklaşık %10’da kaldığı, dünyanın çeşitli yerlerinde birkaç bin insanla sınırlı kalan bir salgındı. Ayrıca SARS’tan birkaç yıl sonra ortaya çıkan başka bir virüs olan MERS virüsü ile de benzerdir. MERS daha da ölümcüldü, enfekte olan üç kişiden birini öldürdü.

Bu salgınların her ikisi de bugün uygulanan tedbirlerden çok daha az sert tedbirlerle ortadan kayboldu. Açıkçası COVID-19 daha bulaşıcıdır ve esas olarak öksürme veya hapşırma vb. yollar ile bulaşır. Ayrıca hastaların temas ettiği nesnelerle temas yoluyla da virüsü alabilirsiniz.

Koronavirüs ailesi uzun zamandır insanlarla ve hayvanlarla birlikte ve soğuk algınlığı gibi hafif enfeksiyonlara neden olmakta. Ancak COVID-19 olarak adlandırılan bu yeni virüs ailenin diğer tüm üyelerinden çok daha agresif. Semptomlar bir dereceye kadar ağır gribe çok benziyor, fakat çok daha ölümcül. Enfekte olan ve semptom gösterenlerin en az %5’i ölebilir. Hastalanmayan ve test etmediğimiz birçok enfekte insan da olabilir.

S: Birçok insan bu virüsü SARS ile karşılaştırıyor ve hükümetlerin aldığı önlemlerin aşırı olduğunu düşünüyor. COVID-19’u neden SARS ile karşılaştırmamalıyız? COVID-19 daha mı tehlikeli?

SARS ile karşılaştırıyoruz çünkü SARS’a çok benziyor. Bu virüs ve SARS arasındaki ilişki çok yakın: genomlarında birçok özdeş parçaya sahipler, bu yüzden gerçekten bir dereceye kadar COVID-19’a SARS-2 virüsü diyebiliriz. Fakat COVID-19 çok daha bulaşıcıdır. COVID-19 virüsü bulaşmış herhangi bir kişi diğer üç kişiyi enfekte ediyor, bu da salgının katlanarak büyümesine yol açıyor. Böyle bir durum SARS için geçerli değildi. Ayrıca COVID-19 semptomları olmayan kişilerin bile virüs taşıyıcısı olabileceği ve virüsü yayabileceği gibi bir gerçek de var.

S: Neden bu kadar bulaşıcı?

SARS, MERS ve COVID-19’un nasıl ilişkili olduğu ve neden ağır semptomlar gösterdikleri hakkında bazı yaklaşımlar var, ancak bu virüsün neden diğer benzer virüslerden çok daha bulaşıcı olduğu hala bilinmiyor. Bu bir araştırma meselesi. Dikkat çekici diğer bir nokta önceki SARS COV-1 ve mevcut SARS COV-2’nin hücrelere giriş için aynı “reseptörü” kullanıyor oluşudur. Mevcut SARS COV-2 sahip olduğu zarf proteinlerini akciğerlere girişte çok daha verimli kullanmaktadır.

Viroloji Uzmanından COVID-19 Virüsü Hakkında Önemli Sorulara Cevaplar

S: COVID-19 yaşlılar için ölümcül iken yeni doğanlar için neden tehlike arz etmiyor?

Bazı virüsler çocuklarda, yetişkinlere veya yaşlılara göre daha az agresif davranır. Çocukların bağışıklık sistemleri daha az kuvvetli bir şekilde tepki verir ve bu hastalığa yakalanmazlar; yetişkinlerin bağışıklık sistemi bazen bu virüslere aşırı tepki verir ve bu davranış onları hasta eder.

Sahip oldukları bazı hastalıklardan dolayı bağışıklık sistemi zayıf olan insanlar genel olarak daha az dirençlidir. Açıkçası yaşlandıkça daha fazla risk alırsınız.

S: Belirtisi olmayan kişilerin diğer insanları da etkileyebileceğini söylemiştiniz, bu durum tüm virüsler için geçerli mi?

Virüslerin çoğu bu özelliğe sahiptir, ancak virüsü semptomlar olmadan iletebilen insanların oranı farklı virüsler için farklıdır. COVID-19 için henüz kesin bir sayı yok.

S: Virüsü alan ve iyileşen insanlar hakkında ne söyleyebiliriz? Bağışıklık kazanıyorlar mı?

Enfeksiyon geçiren ve iyileşen kişilerin bağışıklık kazanacağına ve virüse yeniden yakalanmayacağına dair ikna edici bir kanıt yok. Kısa bir süre sonra tekrar duyarlı hale gelebilecekleri yönünde bir yaklaşım var.

Ünlü “sürü bağışıklığı” kavramı ortaya çıkabilir, ancak her zaman nüfusun büyük bir kısmının ilk önce enfekte olması, enfeksiyonun üstesinden gelmesi ve daha sonra tekrar enfekte olmaması için yeterli antikor seviyesini sürdürmesi gerekir.

Bu senaryoda, virüs artık yayılamaz, ancak bağışıklığı olmayan (yani küçük çocuklar) yeterli “yeni” birey olana kadar bekler. Diğer senaryoya göre, virüsün Influenza’nın yaptığı gibi mutasyona uğrayacağı ve sürü bağışıklığının üstesinden gelebileceğidir.

Viroloji Uzmanından COVID-19 Virüsü Hakkında Önemli Sorulara Cevaplar

S: Şimdilik tek önlem sosyal teması azaltmak. Peki ya sonrası? Tedaviyi mi öngörüyorsunuz yoksa aşıyı mı?

Yakın zamanda tedavinin bulunacağı konusu şüpheli. Daha olası senaryo, bu salgının devam edeceği ve bir noktada kendiliğinden sona ereceğidir. Bu noktada Çin’e bakıyoruz çünkü resmi rakamlara göre yeni bir enfeksiyon yok. Çin’de salgın sona ermiş gibi görünüyor.

Çinlilerin çok sıkı önlemler aldıklarını ve hatta insanların evlerini terk etmelerini engellediklerini biliyoruz.

S: Sonsuza dek evde kalamayız.

Tabi ki. Sosyal mesafeyi koruyalım. Yan yana gelmemeye özen gösterelim. Üç kişiden fazla topluluklar oluşturmayalım.

S: Mesela bir ay içinde ne yapılması gerekiyor? İnsanlar teması azaltırsa, sayıların düşmesi muhtemel ancak daha sonra insanlar normal yaşamlarını tekrar yaşamaya başladığında, başka bir dalgaya neden olmaz mı?

Tabii ki, önlemleri çok erken kaldırmanız risklidir; ikinci bir dalgaya neden olabilir. Önlemlerin ne zaman kaldırılacağına karar vermek çok zor olacaktır.

Ancak çoğu Avrupa ülkesi İtalya’da olanları gördü ve daha erken bir aşamada önlemler aldı. İtalya açıkça çok geç kalmıştı, ancak daha erken bir aşamada olduğunuzda, bu tür önlemlerin etkisi daha büyük. Bu bizim umudumuz ve bu umudun haklı olup olmadığını birkaç hafta içinde göreceğiz.

S: Örneğin SARS’ta olduğu gibi virüsün doğal bir faktör (yaz veya başka bir şey) nedeniyle yavaşlamaya başlaması durumu olabilir mi?

Bu bir olasılık. Diğer nokta, her virüs için, her insan eşit derecede duyarlı değildir. Bir popülasyonda her zaman belirli bir virüse az çok duyarlı olan insanlar vardır.

Bu salgında doğal seyrinde takip ederse, nüfusun sadece belirli bir kısmı enfekte olacaktır. Bu oran, kısıtlayıcı önlemler alan ülkelerde daha büyük olabilir, ancak kısıtlamalar kaldırıldıktan sonra ikinci bir dalga gelebilir.

Bu diğer bakterilerde veya virüslerde görülmüştür. Bu sadece evrim yasasıdır, ancak henüz bu virüse duyarlı olmayan insanların oranını bilmiyoruz. Bu insanların genetik yapısına bağlı olacak ve hepimiz farklıyız.

Ayrıca bu durum virüsün özelliklerine de bağlıdır, çünkü virüs değişecek ve adapte olacak – grip ve diğer virüslerle olan şey budur. Bu virüsde de benzer bir şey olması muhtemeldir.

S: Yani COVID-19 ile yaşayacağız, ancak değiştirilmiş bir tip ile mi?

Şahsen, bunun çok muhtemel olduğunu düşünüyorum.

S: Bu durumda daha fazla mı yoksa daha az şiddetli mi olacak?

Öngörmek zor. Ben bir HIV uzmanıyım ve 30 ila 40 yıldır HIV üzerinde çalışıyoruz. 30 yıl öncesine göre daha fazla mı yoksa daha az mı şiddetli olduğunu söylemek zor.

Burada esas nokta HIV tedavisini yapabiliyor olmamız, çok şükür ki doğal evrim artık gerçekleşmiyor. Koronavirüs ile de aynı şey olabilir. Virüsler, özellikle bu tipler, çok yaratıcı olma eğilimindedir ve çabuk adapte olurlar. Bu virüs insan popülasyonu için yenidir ve yarasalar içinde bulaşan bir virüsle %96 özdeştir.

S: Bu bizim için iyi mi kötü mü?

Bu virüs bir noktada vardı ve değişti, virüs insanları enfekte etmeye başladı. Aynı şey 100 yıl önce maymunlardan insanlara atlayan ve maymunlar için HIV analogu olan simian immün yetmezlik virüsü ile oldu. Şimdi bu bir insan virüsü.

Bu COVID artık bir insan virüsüdür ve insan popülasyonuna yayılacaktır. Aşı gibi modern teknolojilerle durdurmazsak, yüzlerce yıl insanlarla kalacak.

S: ABD bir aşının test edildiğini açıkladı. Bu ne kadar sürer?

Kullanılacak çok fazla teknoloji, farklı platformlar var, ancak sonunda ne kadar süreceğini tahmin edemezsiniz. Hepatit hikayesini düşünün: 1980’lerde hepatit B için ilk aşı geliştirildi. Şimdi hepatit A için bir aşı var, ancak hepatit C’nin hiçbir aşısı yok. Dahası, HIV aşısı yok – ve biz 30 yıldır arıyoruz.

Sorun şu ki, aşının tehlikeli olduğunun kanıtlandığı koronavirüs ailesinden (örneğin kedi enterik koronavirüsü) ilgili hayvan virüsleri var: aşılanmış kediler daha da şiddetli bir enfeksiyona yakalandı.

Tehlike, insanların veya şirketlerin ve akademisyenlerin önlemler almadan aşı çalışmalarına girmeleri ve kazaların meydana gelmesi olabilir. Ama yine de tahmin edemeyiz. Bulunacak aşı, kızamık aşısı kadar basit olabilir.

S: HIV için bir aşı üretmek kadar zor görünüyorsa, en olası senaryo hangisidir?

Ben o kadar kötümser değilim; HIV’i çok iyi biliyorum ve neden aşı üretmenin bu kadar zor olduğunu biliyorum. Bu COVID virüsü SARS virüsü ile yakından ilişkilidir (% 95), bu yüzden virüsün değişme olasılığı o kadar büyük değildir.

Bazı testler, SARS antikorlarının bu virüsü nötralize edebileceğini, bu yüzden belki de iyi olacağını göstermektedir. Belki yarım yıl içinde bir aşı hakkında gerçekçi bir bakış açısına sahip olacağız. Ancak, daha önce de söylediğim gibi dikkate alınması gereken riskler var.

Hepimiz bir süre umut ve korku arasında yaşayacağız. Sonunda, insanlık bu zorluğun da üstesinden gelecek ama bir bedel ödeyeceğiz.

Kaynak
https://www.weforum.org/agenda/2020/03/covid-19-explained-virology-expert

Matematiksel

Busra Meral

Keyifli okumalar...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı