Kişisel Gelişim

Tutkunuzu Aramaktan Vazgeçin, Onu Yetiştirin

Kariyer planlayıcılarından, kişisel gelişim kitaplarına hatta üniversite mezuniyet konuşmalarına kadar sık duyduğumuz bir motivasyon cümlesi vardır: “Tutku duyduğunuz şeyi keşfedin ve onun peşinden gidin.” Bu cümle özünde iyi niyetli gelebilir. Hatta tutkunuzu aramaya başlamış bile olabilirsiniz. Ancak bu noktada size kötü bir haberimiz var. İyi bir niyetle söylense bile bu tavsiye sadece bir klişeden ibaret. Araştırmacıların ifadesine göre aynı zamanda kötü bir tavsiye. Peki neden?

Neden Tutkunuzu Aramaktan Vazgeçmelisiniz!

Çünkü bu arayış sizi bir gerçekten uzaklaştırır. İlgi alanlarının esnek değil sabit olduğu düşüncesine inanmanıza neden olabilir. Ayrıca kişilerin halihazırda bir tutkuları veya hedefleri varsa, bu fikir onları yeni fikirler peşinde koşmaktan uzaklaştırabilir. Büyüme odaklı kişiler farklı ilgi alanlarını zaman içinde keşfederler. Olası zorluklar ve aksaklıklarla mücadele eder ve yaptıklarını sevmeyi öğrenirler. Yale Üniversitesi’nden Paul O’Keefe, Stanford Üniversitesi’nden Carol Dweck ve Gregory Walton bu konu üzerine ortaklaşa bir çalışma gerçekleştirdiler. Çalışmada kişisel ilgilerin hangilerinin önceden belirli olduğunu ve hangilerinin sonradan geliştiğini araştırmak amacıyla öğrencilerle birlikte bir dizi deney yürüttüler. Deneylerin sonuçlarına göre gelişim odaklı bir zihniyete sahip olan öğrencilerin motivasyonları ve dolayısıyla başarıları daha fazla oluyordu. Bu kişiler hatalarını öğrenme fırsatı olarak görüyorlardı. Öte yandan sabit zihniyetler ise düşük motivasyon gösteriyorlardı. Hataları saf başarısızlık olarak görme eğilimi sergiliyorlardı.

Çalışmanın sonucunda bize şu mesajı verdiler. “Tutku duyduğunuz şeyi bulmanızı söyleyen mesaj, genelde iyi niyetlerle sunulur. Yetenek konusunda fazla endişelenme, statü veya para baskılarına boyun eğme, sadece senin için anlamlı ve ilgi çekici olan şeyi bul. Maalesef, bu mesajın sebep olabileceği düşünce sistemi, insanların ilgilerinin gelişimini baltalayabilir.

Tutku Duyulan Şeyi Bulmak Değil Onu Şekillendirmek Önemli

Takım bu sebeple, insanlara tutku duydukları şeyleri bulmaya çalışmalarını değil, tutku duydukları şeyleri şekillendirmelerini söylememiz gerektiğini belirtiyor. Üstelik yalnızca kelimelerden ibaret olsa da bu, sadece pasif olmayıp aktif bir süreç olduğu için, anlam bakımından önemli bir farklılık teşkil ediyor.

Zeka veya yetenek yerine çabayı övmek, çocukların daha fazla direnç geliştirmelerine yardımcı olacak ve onlarda anlık sonuçlar yerine devam eden sürece değer verecektir. Ona sahip olduğumuzu varsaymak yerine, değişebileceğimize ve gelişebileceğimize inandığımızda, yeteneklerimizi geliştirmek için çok daha fazla çalışma olasılığımız var, Dweck ve meslektaşları, hayatımızın tutkusunun bizi bekleyen tam olarak şekillendirilmiş bir şey ya da doğuştan, değişmez bir nitelik olmadığını, bunun yerine sabırlı ve ısrarlı çabaların sonucu olduğunu gösteriyor. Bu zihniyet değişikliğinin kalıcı, uzun vadeli etkilere yol açıp açmayacağı henüz görülmedi. Gelecekteki araştırmalar bu çalışmanın faydalarını desteklerse mezuniyet törenlerinde konuşmacılar “tutkunuzu keşfedin” ifadesinin yerine başka bir motivasyon ifadesi kullanmak zorunda kalabilir.


Kaynaklar:

Matematiksel

Sibel Çağlar

7 yıl Kadıköy Anadolu Lisesinin devamında lisans eğitimimi Marmara Üniversitesi İng. Matematik öğretmenliği üzerine tamamladım. Devamında 20 yıl çeşitli özel eğitim kurumlarında matematik öğretmenliği ve eğitim koordinatörlüğü yaptım. 2015 yılında matematiksel.org web sitesini kurdum. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

20 − 5 =