Anasayfa » BİLİME YÖN VERENLER » Türkiye’nin İlk Kadın Astronomu: Paris Pişmiş

Türkiye’nin İlk Kadın Astronomu: Paris Pişmiş

‘Kadından matematikçi olmaz’ anlayışına karşı gelerek başarıları sonucu Türkiye’nin ilk kadın astronomu olan Paris Pişmiş ile tanışın…

Asıl adı Mari Sukasyan olan Paris Pişmiş, bir söyleşide şöyle anlatıyor matematik sevdasını:

“Madame Curie teorik çalışmalar yapabildiyse, ben neden yapamayayım düşüncesi, hırsımı kamçılayan düşünce oldu. Geometriye başlamak bende uykudan birden silkinerek uyanma etkisi yaptı. Geometride her şey net ve temizdi; izlenecek yol belli ve bu yoldan neticeye ulaşmak çok zevkliydi. O zamanlar evlerin tavanlarında süslemeler olurdu. Bizim evin tavanındaki üçgen süslemelere bakar, onları birbiriyle mukayese eder, kendime göre sonuçlar çıkarırdım.”

Paris Pişmiş, 1912 yılında İstanbul’da doğdu. Üsküdar Amerikan Kız Koleji’ni bitirdi. Türkçe ve Ermenice’nin yanı sıra, İngilizce ve Fransızca’yı da çok iyi biliyordu. Okulu birincilikle bitirdiği için doğrudan üniversiteye geçme hakkına sahip oldu.

O yıllarda bir kadının üniversitede karma eğitim görmesi, üstelik matematik okuması kolay kabul edilebilir bir şey değildi. Ailesi; “Bizim gibi bir ailenin kızı karma eğitim verilen bir okula nasıl gider?”, diyerek kızlarının matematik bölümü okumasına karşı çıktı. Onu resim, müzik gibi alanlara yönlendirmek istediler. Ancak Paris Pişmiş pes etmeyecekti.

Bu ısrarının nedenini yıllar sonra şöyle anlatacaktı. “Benim hırsımı bileyen bir şey vardı ki, o da ‘kadınlardan matematikçi olmaz’ denmesiydi.

Matematiği sevmem meslek seçimimde tabi ki çok önemli bir etkendi ama en zor olan şeyi başarabileceğimi gösterme isteğinin de çok önemli bir payı vardı tercihimde. Kadınların bunu en iyi şekilde yapabileceğini ispatlamak istiyordum.”

Lise bitince İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi’nin Matematik Bölümü’ne kaydını yaptırarak 1933’te Matematik ve Klasik Astronomi Bölümü’nü bitiren ilk kız öğrenci olacaktı.

Üniversitede Fatin Bey, Ali Yar Bey, Burhan Bey gibi çok değerli hocalardan aldığı dersler yanında Hitler Almanya’sından kaçan Prof. Erwin Finlay Freundlich, Richard von Mises, Dr. Hilda Geiringer, Hans Reichenbach’la da çalışma olanağı buldu.

1937’de Freundlich’in kendisine tez konusu olarak verdiği “Galaksinin Kinematiği ve Dinamiği” çalışmasının ardından eve gelip Paris’in ailesi ile konuşan Fruendlich, onları kızlarını Harvard Rasathanesi’nde ayarladığı 1 yıllık burs için Amerika’ya yollamaya ikna etti.

Yıldız kümeleri üzerine çalışmaları ve keşifleri bu yıllarda başladı.

1942’de Meksikalı bir modern astrofizik öğrencisi olan Felix Recillas ile evlenerek Meksika’ya yerleşti.

Paris Pişmiş Meksika’da yıldızlar ve galaksinin dönmesi üzerine çalışmalarına devam etti. Ulusal Astrofizik Gözlemevi’nin kuruluş çalışmalarında bulundu; bir yandan da ders verdi. 1965’te bugün hala kendi adıyla “PIS” olarak anılan tam 23 yıldız kümesi keşfetti.

Bulduğu her fırsatta Türkiye’ye gelen, ODTÜ’de ve Ege Üniversitesi’nde dersler ve konferanslar veren, ülkemizde ulusal rasathane kurulmasının da fikir öncülerinden olan Paris Pişmiş, 1999 yılında vefat etti.

Pişmiş, astrofiziğin çok çeşitli konularında İngilizce olarak, Meksika dergilerinde ve uluslararası yayın organlarında 110 yayın yaptı.

Meslektaşları ve onu tanıyanlar, Paris Pişmiş’in, alışılmışın dışında ve zamanın çok ilerisinde olduğunu söylemişlerdir.

Paris Pişmiş ise kendisiyle ilgili söylenen bu sözlere karşılık şu cevabı vermişti: 

“Eğer hepimiz alışıldığı şekilde hareket etmiş olsaydık, bilim yerinde sayar ve hala Aristoteles’in zamanındaki seviyesinde kalırdı.”

Kaynak:

Gülzerin Kızıler, “Türkiyeli Bir Matematikçi ve Gökbilimci: Paris Pişmis”, Bilim ve Gelecek Dergisi, sayı: 3

https://ekmekvegul.net/bellek/gunun-ilki-turkiyenin-ilk-kadin-astronomu-paris-pismis

www.sarkac.org/2018/03/o-bize-dogudan-gelen-bir-yildizdir/

Matematiksel

Paylaşmak Güzeldir

Yazıyı Hazırlayan: Sibel Çağlar

Avatar
Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.