EĞİTİM

Türkiye’de COVİD-19 Salgınının Eğitim Sistemi Üzerindeki Etkileri

Yeni tip Coronavirüs hayatımızın her alanını etkilemeye devam etmekte.  Bir önceki yazımızda salgının dünya genelinde eğitim sistemini nasıl etkilediğini anlatmaya çalışmıştık.

Bu yazıda ise biraz daha özele indirgeyerek ülkemizde izlenilen eğitim politikaları, uygulanan programlar, salgının eğitim sistemimize etkilerinin neler olduğu, doğabilecek olumlu ve olumsuz sonuçlar hakkında bilgi vermeye çalışalım.

Pandemi dünyadaki diğer tüm eğitim sistemlerini etkilediği gibi bizim eğitim sistemimizi de etkiledi. İnsanlar bir yandan salgına yakalanmamak için çaba sarf ederken, diğer yandan da okulların kapanmasıyla evde kalan çocukların, gençlerin eğitimlerini sürdürmelerine gayret göstermeye başladı.

Salgının Avrupa ülkelerine sıçraması ile birlikte YÖK ve Milli Eğitim Bakanlığı Şubat ayından itibaren bazı hazırlıklara başladıklarını ve izlenecek yol haritasının belirlendiğini kamuoyuna açıkladılar.

Virüsün ülkemize de yayılmasıyla birlikte Milli Eğitim Bakanlığı ve YÖK 16 Mart 2020 tarihinde okulların ve üniversitelerin kapatılmasına karar verdi. Doğru bir karar olduğunu salgının çok hızlı bir şekilde Türkiye’nin birçok iline yayılmasıyla öğrenmiş olduk.

Okulların kapalı kalma süresinin uzaması ile birlikte Milli Eğitim Bakanlığı, üniversiteler, yöneticiler, öğretmenler kolları sıvayıp öğrencilerin eğitimlerini evde sürdürebilmeleri için çalışmalar başlattılar. İlk önce üniversiteler eğitimlerini e-öğrenme platformları üzerinden gerçekleştireceğini; toplantı, seminer ve konferansları video konferans sistemi üzerinden yapacaklarını duyurdular.  

Ardından Milli Eğitim Bakanlığı her türlü senaryoya hazır olduklarını açıkladı. Aslında bu açıklamalar okulların kısa vadede açılmayacağının ve eğitimde yeni bir dönemin başlayacağının sinyaliydi.

Uzaktan eğitim MEB 2019-2023 Stratejik planın hayat boyu öğrenme ve özel öğretim kurumları kapsamında yer almaktadır. Dolayısıyla stratejik planda yer alan uzaktan eğitimin okulların kapanmasıyla birlikte uygulamaya konulması hız kazanmış oldu. 

Eğitim Bilişim Ağı (EBA) ve ulusal kanallar üzerinden öğrencilere ders anlatımları, konu tekrarları ve çeşitli etkinlikler yayınlandı. Bunlar yeterli miydi? Tabi ki de yeterli değildi.

Yeni girişimler ve yeni çalışmalar yapılmalıydı. Birçok yerde öğretmenler kendi imkanlarıyla evde çekmiş oldukları ders videoları, yapmış oldukları çeşitli etkinlik ve faaliyetleri öğrenci ve velilerine ulaştırmaya gayret gösterdiler. Öğretmenlerimizin bir kısmı EBA’nın dışında farklı programlarla öğrencilere ulaşmaya çalıştılar.  

Eğitimin sürdürülebilmesi için atılan bu adımların birtakım zayıf yönleri olsa da zamanla tecrübelerin artmasıyla birlikte sistem rayına oturmaya başlayacaktır.

Milli Eğitim Bakanlığı birçok adım attı. Fakat en önemli adımlardan biri de şu anda kullanılmakta olan ‘’Canlı Dersler’’ uygulaması ile dijital sınıf, online öğrenme ortamları oluşturularak eğitim faaliyetlerine devam edilmesidir.  

Bu uygulama ile öğretmen ve öğrencilere belli plan çerçevesinde konu anlatımı, soru çözümü yaparak sanal platformlarda sınıf ortamı oluşturmak amaçlanmıştır. 18 milyondan fazla öğrencinin bulunduğu ülkemizde dijital platformlarda eğitim vermek öyle sanıldığı gibi kolay değildir. Bu uygulama bazı olumlu-olumsuz sonuçları beraberinde getirecektir.

salgın, eğitim

Covid-19’un Eğitim Üzerindeki Bazı Olumlu Sonuçları

  • 2012 yılında yapılan ilk testlerle eğitim hayatımıza giriş yapan EBA, okulların kapanmasıyla birlikte hızlı bir şekilde yeni güncellemeler yapılarak, yeni içerikler eklenmesiyle artık eğitim hayatımızda kalıcı bir yer edindi.
  • Uzmanlara göre salgın; teknolojinin eğitim sistemine uyarlama sürecini ve dijital eğitim sınıflarının oluşturulmasını hızlandırmış durumda. Böylece dijital sınıf ortamları eğitim sistemimize entegre edilerek bazı olumlu değişiklikler yaratabilir.
  • Öğretmen,  öğrenciler ve velilerin teknoloji ile daha fazla kaynaşması ve teknolojiden yararlanmasını sağlayabilir. Bu şekilde öğretmen, yönetici ve tüm okul paydaşları dijital okuryazarlığın önemini kavramış olacaklardır.
  • Yeterli donanım ve imkana sahip öğrenciler okul eğitiminin yanında evde yapılan çalışmaların, etkinliklerin izlenilmesine, okulda eksik kalan yönlerin evde tamamlanmasına yardımcı olabilir.
  • Köy Okulları Değişim Ağı (KODA) çözüm masası kurarak ürettikleri içerikleri köy öğrencilerine öğretmenleri vasıtası ile ulaştırmaktadır. Bu durum köy okullarının daha fazla desteklenmesi ve  imkanlarının daha da iyileştirilmesine olanak sağlayabilir.
  • Teknolojiyi kullanmayı ihmal etmeyen öğretmenler bu durumu fırsat bilip daha fazla aktif girişimlerde bulunabilir, yeni yöntem ve teknikler geliştirebilir.

Covid-19’un Eğitim Üzerindeki Bazı Olumsuz Sonuçları

  • Bazı bölgelerde EBA’ nın çıkış noktası olan ‘’Okullar arası Adaleti Sağlama’’ ve ‘’Fırsat eşitliği’’ ilkesine aykırı sonuçlar doğurabilir. Teknolojik alt yapının eksik olduğu okulların ve sosyo-ekonomik açıdan ailevi durumları iyi olmayan öğrencilerin uzaktan eğitime ulaşmasını zorlaştırabilir.
  • Uzmanlar engelli ve özel gereksinimli öğrencilere yönelik yapılan çalışmaların yetersiz kaldığını belirtmektedir. Bu durum hem öğrenciler hem de ebeveynleri açısından ciddi sorunlar doğurabilir.
  • Teknoloji ile yıldızı barışmayan öğretmenler kendilerini daha fazla arka planda tutabilir ve sisteme uzak kalabilir. Bu durumun öğretmen ve öğrencilere olumsuz yansımaları olabilir.
  • Uzaktan eğitim, canlı dersler ve e-öğrenme platformlarının iyi yönetilememesi ‘’öğrenmede bireysel farklılık’’. ‘’düzeye uygunluk’’ gibi kavramların ortadan kalkmasına sebep olabilir.
  • Velilerin bilgi donanımı, ailelerin sosyo-ekonomik durumları, ev ortamının uygun olmaması öğrencilerin sisteme girmesini engelleyebilir, öğrencinin kendine güven duygusunun zedelenmesine sebep olabilir.
  • Evde hareket alanları kısıtlı olan öğrenciler bazı sağlık ve psikolojik sorunlarla karşı karşıya kalabilir. Öğrencilerde motivasyon düşüklüğü, kaygı ve stres gibi bazı istenmeyen davranışlar ortaya çıkabilir.

  Neler Yapılabilir?

  • Her şeyden önce öğrencilerin bedensel ve ruhsal sağlıklarına dikkat etmeleri gerekmektedir.
  • Evde okul derslerinin yanında fiziksel ve zihinsel aktiviteler yapılabilir, çeşitli spor ve zeka oyunları oynayabilirler.
  • Öğretmenlerin EBA’yı kullanmasının desteklenmesi, koşulları nedeniyle uzaktan eğitime erişemeyen, uzaktan eğitim araçlarını kullanamayan çocuklara ve ailelere gerekli maddi ve manevi destek sağlanmalıdır.
  • Rehabilitasyon ve özel eğitim öğrencileri için gerekli ve yeterli önlemlerin alınması gerekmektedir.
  • Bunların yanında öğrencilerde covid-19 nedeniyle oluşan travmatik etkileri azaltmak amacıyla, özellikle yakınlarını kaybeden, öğrencilere yönelik psikolojik destek sağlanmalıdır ve öğrencilere rehberlik edilmelidir.
  • Meb Öğrencilerin daha aktif katılımını sağlayan yeni içerikler ve programlar yükleyebilir, öğrenci ve öğretmenlere daha fazla destekleyici girişimlerde bulunabilir.
  • En son verilere göre öğrencilerin %20 sinin internete ulaşamadığı, %5 nin ise televizyon ile bağlantısı olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumu yaşayan öğrencilere ulaşılmalı ve gerekli destek sağlanmalıdır. 
  • Mevsimlik işçi olarak çalışan aileler ve çocukları için daha kapsamlı bir çalışma yürütülebilir.
  • Belli bir kotaya kadar öğrencilere, velilere ve öğretmenlere internet sağlanmalıdır.
  • Her öğrenci aile büyüklerinden bulunduğu bölgeye ait hikaye, masal, şiir, fıkra dinleyebilir, öğrenebilir ve bunları defterlerine geçirebilir. Ayrıca bulundukları bölgeye ait çeşitli iş eğitimi, el becerileri, müzikal aletleri yapabilir bunlara yönelik çalışmalar yürütebilirler. Bu şekilde bazı kültürel ve geleneksel değerlerimizi hem tanıma hem de bu kültürel değerlerin sürdürülmesine katkıda bulunulabilir.
  • Her öğrencinin en az bir tane enstrüman çalmayı öğrenmesi, kültürel değerlerin izlerini taşıyan bir ürünün ortaya çıkarılması, doğa ile ilgili gözlemlerin aktarıldığı etkinlikler yapılması yönünde projeler başlatılabilir.
  • Bölgede yetişmiş bilim insanlarının, sanatçıların veya diğer önemli kişilerin tanınması ve tanıtılması ile ilgili çalışmalar yürütülebilir.
  • Bu çalışmalardan istenilen sonuçların elde edilmesi için öğretmen, öğrenci, veli ve okul paydaşlarının işbirliği içinde gerekli gayreti göstermeleri gerekmektedir.

Kaynakça: https://www.egitimreformugirisimi.org/

Matematiksel

Paylaşmak Güzeldir

Serkan Göksal

2009 Anadolu Üniversitesi İlköğretim Matematik Öğretmenliğine giriş yaptım. 2013’te mezun oldum. Üniversitede de okurken ortaöğretim kpss ile aynı üniversitede memurluk yaptım. Mezun olduğum ilk sene İstanbul’a öğretmen olarak atandım. 2015 yılında İstanbul Kültür Üniversitesinde yüksek lisansa başladım. Tez hazırlama aşamasındayım. Eğitimin sorunlu olduğu bölgeden geldiğim için eğitime çok önem veririm. Öğretmenliğin kutsal bir meslek olduğuna inananlardanım. Öğrencilerime dediğim gibi eğitim ihtiyaçtır. Bu ihtiyacı gidermek için çok çalışmalıyız. Çok okumalı ve çok merak etmeliyiz. Eğitimin yaşı yoktur. Hayat boyu devam eder. İnsanları, toplumsal olayları araştırmayı, incelemeyi çok severim.

Bir Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı