Tarih

Torino Kefeni: Bilim Yardımıyla Gizem Çözülebilir mi?

Torino Kefeninin gerçekliği yüzyıllar boyunca sorgulandı ve günümüzde de sorgulanmaya devam ediyor. Son birkaç on yılda konu ile ilgili yapılan bilimsel araştırmalar tartışmayı bitirmek yerine daha da ortalığı karıştırıyor gibi görünüyor. Torino Kefeni kutsal bir kumaş, bir mucize mi yoksa tarihin önemli aldatmacalarından bir başkası mı? Bu sorunun cevabını size bırakıyoruz. Yapılan son araştırmayı aktarmadan önce de, konu hakkında bilgisi olmayanlar için kısaca bilgi verelim.

Torino Kefeni Nedir?

Torino kefeni bir adamın yüzü ve gövdesinin soluk bir görüntüsünü taşıdığı düşünülen bir kumaş parçasıdır. Bu kumaşın çarmıha gerildikten sonra İsa’nın vücudunu örten kumaş olduğu iddia edilmektedir. Her yıl İtalya’daki Torino Katedrali’ni on binlerce kişi bu kefeni görmek için ziyaret edilmektedir. Bu kumaş parçası 1578 yılından beri bu kilisede saklanmaktadır. Kutsal olduğu düşünülen bu kumaş üzerinde 1980’lerde üç farklı laboratuvarda radyokarbon tarihleme testleri yapıldı. İsa’nın izlerini taşımak için olması gereken yaş iki bin kadardı. Üç laboratuvarın sonuçlarının aynı çıkması dikkat çekiciydi. Torino kefeni MS 1260 ile 1390 yılları arasındaki bir tarihte yapılmıştı. Sonuçta konu ile ilgili tartışmalar halen devam etse de Karbon-l4’le tarihleme yöntemi sayesinde kefenin İsa ile hiçbir ilişkisi olamayacağını biliyoruz.

Karbon 14 Tarihleme Yöntemi İle Belli bir Şeyin Yaşını Nasıl Hesaplarız?

Karbon 14’le tarihleme yöntemi şu ilkeye dayanır. Canlı organizmalar dokularındaki büyük miktarda sıradan, radyoaktif olmayan karbona (karbon-12) ek olarak, az ama yine de ölçülebilir miktarda, kendiliğinden radyoaktif karbon da (karbon-14) biriktirirler. Bütün canlılardaki karbonun esas kaynağı ise atmosferdeki karbondioksittir. Atmosferde bulunan karbondioksitteki karbon-l2 ‘nin karbon-14’e oranı temelde hep sabit kalır. Ancak canlı organizmalar öldükten sonra artık atmosferden yeni karbondioksit soğurmazlar. Dolayısıyla bir hayvan, bitki veya bakteri ölüsündeki karbon-14 bozunarak yıllar içinde giderek azalır. Oysa ki radyoaktif olmayan karbon-12’nin miktarı organizmanın öldüğü tarihte olduğu gibi kalır. Sonuçta organizmanın ölümünü izleyen zaman dilimi uzadıkça karbon 14’ün karbon-12’ye oranı düşer. Karbon-14 düzeyinin yarıya düşebilmesi için gereken zamanın 5730 yıl olduğu biliniyor. Yani karbon-l4’ün karbon-12’ye oranı 5730 yılda başlangıçtaki (ölüm anındaki) değerinin yarısına iniyor. Bu sayede ölü bir organizmadaki karbon-14’ün karbon 12’ye oranı belirlenerek ölüm tarihi yaklaşık olarak hesaplanabilir. Karbon-14’le tarihleme yöntemi arkeolojide ve jeolojide yaygın olarak kullanılmaktadır.

Konu İle İlgili İddialar

Örtünün yaşının belirlenmesi maalesef herkes için yeterli cevabı verememişti. Bunun üzerine araştırmacılar İsa’nın öldüğüne inanılan tarihte Kudüs’te etkili olan bir deprem nedeniyle yanlış hesaplama yapılmış olabileceğini iddia ettiler. Deprem sırasında Dünya’nın kabuğunda üretilen yüksek frekanslı basınç dalgaları nötron emisyonları üretebilirdi. Bunlarda keten liflerindeki nitrojen atomlarıyla doğrudan etkileşime girerek kefendeki kimyasal reaksiyonları tetikleyebilirdi. Sonuçta da bu durum yanlış bir radyokarbon tarihlemesine yol açabilirdi. Bu iddia teorik olarak mümkün olsa da diğer bilim insanları tarafından onay görmedi. Ancak bu iddia tartışmayı yeniden alevlendirmeye yetti.

Bu tartışmaya ortadan kaldırmak için araştırmacılar bu kez de örtü üzerinde modern adli tıp tekniklerini kullandılar. Keten bezindeki sözde çarmıha gerilme yaralarından kaynaklanan kan lekelerine odaklandılar. Kefen içindeki kolların ve vücudun en olası konumunu yeniden oluşturmaya çalıştılar. Kefendeki tüm kan lekelerini incelendiğinde, bunların çarmıha gerilen ve sonra bir mezara konan bir kişinin gerçek kan lekeleri olamayacağını, aslında kefeni yaratan sanatçı tarafından el yapımı olduğunu ortaya çıkardılar. Bu Torino kefeni ile ilgili tartışmalara ve inanışlara son verdi mi dersiniz. Elbette hayır…

Kaynak: Shroud of Turin Is a Fake, Bloodstains Suggest; https://www.livescience.com/63093-shroud-of-turin-is-fake-bloodstains.html

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu