Anasayfa » ZİHİN AÇAN YAZILAR » Tetris: Gökten Düşen Taşların Hikayesi

Tetris: Gökten Düşen Taşların Hikayesi

Teknolojik gelişimin insan zekasını, yaratıcılığını ve iradi hazzını nasıl ele geçirebildiğinin ilk örneklerinden birinin hikayesidir okuyacağınız…

Bir mühendis ve matematikçi olan, 1956 Moskova doğumlu Alexey Pajitnov adı günümüzde fazla duyulmamıştır. Kendisi Moskova Havacılık Akademisinde uygulamalı matematik alanında yüksek öğrenimini 1979 yılında tamamlamış ardından da Moskova Bilimler Akademisinde bilgisayar programcılığı üzerinde çalışmaya başlamıştır. Birçok mühendislik projesinde görev almasına rağmen ismi ancak yaratacağı küçücük bir bilgisayar oyunuyla duyulacaktır sonrasında.

Polinomlarına ve bulmacalara olan merakı ise her şeyin başlangıç noktasıdır. Kendisi 1984’te bu iki tutkusunu birleştiren bir oyun geliştirmeyi başarmıştır. Daha sonra bütün dünyayı fethedecek bu oyununun adı Tetris’tir.

Çeşitli dörtlü kombinasyonlardan oluşan beş cismin doğru yerleştirilmesinden oluşan oyun bütün dünyadan önce yaratıcısı Pajitnov’u esir almıştır devamında da tüm dünyayı.

Alexey Pajitnov

İki yıla yakın bir süre bütün Sovyet toprakları üzerinde büyük bir fırtına estiren ve tam anlamıyla ticari bir başarı haline gelen Tetris ilk kez Budapeşte’de bir İngiliz yazılım şirketi tarafından keşfedildi ve bu da işleri biraz karıştırdı.

İngiliz Andromeda şirketi Macar yetkililerinden telif haklarını satın almak için çalışırken, ABD’li Spectrum HoloByte şirketi Sovyet yetkililerden oyunun ABD’de yayımlanması için izin almayı başarmışlardı. Şirket Tetris için hazırladığı ilanlarda “From Russia With Love” ve “From Russia With Fun” sloganlarını kullanmaya başlamıştı.

1986 yılında oyun ABD’de ilk kez pazarlandığında büyük bir heyecan oluşturdu. Birçok insan oyunun sahibi olmak için bilgisayarlarını yenilemeyi dahi göze aldı, zira oyun sadece IBM tabanlı PC’lerde çalışmaktaydı. Doksanlara gelmeden Amiga, Atari, Microsoft ve daha bir sürü şirket oyunun kendilerine ait sürümleriyle piyasadaki yerini almışlardı. Apple’ın da yarıştan geri duracağı düşünülemezdi. Aynı yıl üç disklik bir Tetris varyasyonuyla Apple kullanıcılarına oyunu açtı.

Bütün dünyada tam anlamıyla bir Tetris çılgınlığı yaşamaktaydı. 1989 yılında bir Japon oyun firmasının başında bulunan Henk Rogers’in oyunun uluslararası haklarını Nintendo’ya satmasıyla dünya “GameBoy” ile tanıştı. Amerikan gençliğinin ve batı modernliğinin küçük bir göstergesi olan bu ilk “oyun konsolu” Tetris ile var olmuştur, hatta Tetris oynanabilsin diye ortaya çıkmıştır.

Neredeyse bütün bir neslin yakından tanıdığı bu küçük oyuncak 1989’da Japonya’da aynı yıl ABD’de ve 1990’da da Avrupa’da satışa sunuldu. Gameboy’un ortaya çıkmasıyla Tetris’in tanınırlığı muazzam boyutlara ulaştı. Yeryüzünde Gameboy ile (yada onun ucuz taklitleriyle) ve içindeki Tetris oyunuyla tanışmayan insan kalmadığı söylenebilir.

Tetris ile bilgisayar oyunları ilk kez uluslararası bir fenomen haline gelebilmişti. Tetris öncesinde bilgisayarlar ve içerdikleri oyunlar sadece meraklı birkaç bilgisayar kurdu dışında kimsenin ilgisini çekmezken şimdi bu oyun sayesinde insanlar gökten düşen bu sihirli kareleri zemine döşemeyi merak ediyor ve yerçekimiyle eğlenmeyi öğreniyordu.

Tetris, hem kadınlar hemde erkekler ve hem yaşlılar hemde gençler tarafından oynanabilen ender oyunlardan olmak gibi bir başarıyı da taşımaktadır. Bunun en temel nedenlerinden birisi muhtemel, oyunun sadeliği ve anlaşılmasının kolaylığıdır.

1991 yılında Sovyet rejimi çatırdamaya başlayınca, kariyerini çökmekte olan bir rejimin sarsıntılı başkentinde sürdüremeyeceğini anlayan Alexey Pajitnov, Moskova’da çalıştığı akademiden ayrılmış ve batılı şirketlere oyun kodları yazmaya başlamıştır. 1991 ile birlikte yurtdışına çıkış serbestliğinin tanınmasıyla soluğu ABD’de alır. Önce kendi şirketini kurar ama çok geçmeden 1996 yılında Microsoft’ta çalışmaya başlar. 2000’li yılların başından itibaren de serbest çalışmaya başlar. Kendisi bilgisayar dünyasının yaşayan efsanelerinden birisidir.

Onun yaratıcılığı ve girişimciliği sayesinde; Tetris, bugün sıradan teknolojilerin öncülerinden birisi olmayı başardı. Büyük bilgisayarlar olmadan, yetersizlik ve imkansızlıklarla çevrili bir ortamda dahi insanların neler yaratabileceğinin en büyük kanıtlarından birisi oldu.

Ama elbette ki Tetris güncelliğini, evrenselliğini ve popülaritesini Amerikan kapitalizmine borçlu ki bu da hikayenin bir başka boyutu. Zira hiç şüphesiz eğer pazarlama stratejileri ve kapitalist tüketim alışkanlıkları olmasa bu şiirsel teknolojik gelişme bu kadar bilinemecekti.

Kaynaklar ve ileri okumalar:

  1. http://www.tetris.com/history/index.aspx
  2. http://www.tetris.com/about-tetris/bio/alexey-pajitnov.aspx
  3. http://news.bbc.co.uk/1/hi/magazine/3479989.stm

Yazının tam metni için:http://www.gunceltarih.org/2013/02/gokten-dusen-taslarn-hikayesi-tetris.html

Matematiksel

Paylaşmak Güzeldir

Yazıyı Hazırlayan: Matematiksel

Avatar
Bu yazı gönüllü yazarlarımız tarafından hazırlanmış veya sitemiz editörleri tarafından belirtilen kaynaktan aslına uygun kalınarak eklenmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.