Temiz, Güçlü ve Kullanışlı: Hidrojen Enerjisine Hazır mısınız?

Dünya iklim değişikliğine tepki verdikçe, enerji sistemleri de hızla değişiyor ve gelişiyor. Geçtiğimiz 10 yıl boyunca rüzgar ve güneş gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının yükselişini ve maliyetlerindeki düşüşü izledik. Ama artık rüzgar ve güneş yenilenebilir enerji kaynakları olarak kabul edilmiyorlar.

Düşük karbonlu bir geleceğe hazırlanırken bir sonraki büyük keşif ne olacak?

Şimdiye kadar yapılan çalışmaların bulguları hidrojeni işaret ediyor.

Kömür veya doğal gaz gibi fosil yakıtların oksijen ile yanması sonucunda karbon dioksit, sülfür dioksit ve azot oksit gibi kirletici maddeler açığa çıkarken; hidrojenin oksijenle yanması sonucunda tek ürün olan su açığa çıkar.

Hidrojen, doğrudan enerji üretiminde ve diğer ısı uygulamalarında yakıt olarak kullanılabilir ve boru hattı ağlarında doğal gaz ile karıştırılabilir. Özellikle yakıt hücreleriyle (kimyasal potansiyel enerjiyi elektrik enerjisine dönüştüren bir cihaz) kullanılan hidrojen, ağır hizmet taşıma uygulamaları (kamyonlar, trenler ve gemiler gibi) ve hem elektrik hem de ısı gerektiren endüstriyel uygulamalar için en umut verici enerji kaynağı olarak görülmektedir.

Enerji, ulaştırma ve sanayi şirketlerinin küresel bir girişimi olarak kurulan Hidrojen Konseyi, 2050 yılına kadar hidrojenin dünya çapında 400 milyondan fazla binek aracı ve 20 milyon kamyon ve 5 milyon otobüsü çalıştırabileceğini tahmin etmektedir. Hidrojen teknolojilerinin 2050’ ye kadar dünyanın toplam enerji ihtiyacının % 18′ ini karşılaması, hidrojen yakıt hücresi pazarında yıllık satışların 2,5 trilyon dolara ulaşması ve dünya çapında 30 milyon iş yaratması bekleniyor.

Ancak tüm bu anlatılanlar gerçekleşmeden önce enerji endüstrileri önemli bir soruyu cevaplamak zorundalar: Bu hidrojen nereden temin edilecek ve nasıl depolanacak?

Şu anda dünyadaki hidrojenin % 95′ inden fazlası, buhar-metan reforming prosesi (hidrokarbonların katalizör üzerinden su buharı ile reaksiyona sokulması işlemi) yoluyla doğal gaz gibi fosil yakıtlardan üretilmektedir.

Ne yazık ki bu proses karbon çıkışı yoğun olan bir işlemdir; bir kilogram hidrojen üretirken ortalama yedi kilogram CO2 salımı gerçekleşir.

Alternatif bir proses olarak, hidrojen, sıfır karbon salımlı ve düşük maliyetli suyun elektrolizi işlemi ile de elde edilebilir. Ayrıca elektrolizle üretilen oksijen endüstriyel ve tıbbi uygulamalar için önemli bir pazar değerine sahiptir.

Dünyanın hidrojen enerjisi için ARGE yapacak, üretime geçecek, ilk yatırımı yapacak olan lider ülkelere ihtiyacı var, tıpkı Almanya’ nın fotovoltaik teknolojisinde dünyaya öncü olduğu gibi.

Japon hükümeti dünyada bir ilki yaptı ve 21. yüzyıl enerji politikalarında “hidrojen enerjisi” elde etmeyi bir stratejik hedef olarak belirledi.

Hidrojen ekonomisi, özellikle elektrik üretimi ve hidrojenle çalışan araçlar için hidrojenin yakıt olarak kullanılması üzerine kuruludur. Böyle bir hidrojen ekonomisini elde etmenin anahtarı, hidrojen maliyetini kilogram başına 10 dolardan, kilogram başına yaklaşık 2 dolara düşürmektir; böylece doğal gaz ile rekabet edebilir hale gelecektir.

Hidrojen Konseyi bir öneri olarak gelişmekte olan ülkelerin hidrojen ekonomisine doğru hamleler yapmalarını teşvik ediyorlar. Eğer doğru hamleler yapılırsa gelişmekte olan ülkeler bu piyasada büyük kazananlar olacaktır.

Örneğin Laos, yenilenebilir enerji kaynaklarından (rüzgar, biyokütle ve güneş) yaklaşık 50 gigawatt enerji elde edebilir potansiyelde bir ülkedir. Ülke, kendisinin ve komşularının elektrik taleplerini karşılamak için yaklaşık 20 GW’ a ihtiyaç duymakta. Bu yüzden kullanılmayan yenilenebilir enerji potansiyeli, sıfır CO2 emisyonlu hidrojen üretmek için kullanılabilir. Bu nedenle potansiyel olarak Laos, hidrojen tedarik zinciri aracılığıyla yenilenebilir enerji ihracatında önemli bir ihracatçı haline gelebilir.

Çevrenin iyiliği, yeni ve dinamik endüstrilerin gelişimi için dünya düşük karbon emisyonlu bir enerji üretimi arayışı içindedir. Bu arayışta hiçbir ülke geride bırakılmamalıdır.

Peki neler yapılmalı? Finansal kalkınma kuruluşlarından üye ülkelere bazı tavsiyeler:

1. Hidrojen enerjisi hakkındaki bilgileri paylaşın, böylece politika yapıcılar ve endüstri oyuncuları en yeni trendlerden ve teknolojilerden haberdar olsun.
2. Hükümetlerin hidrojen enerjisi gelişimi için bir strateji, yol haritası ve düzenleyici çerçeve geliştirmesine yardımcı olun.
3. Hidrojen pilot teknolojileri ve ölçeklendirme için iş modelleri oluşturun.
4. Üretim, ulaşım ve dağıtım altyapısı ve ayrıca piyasa uygulamaları dahil olmak üzere hidrojen enerjisi projelerini finanse edin.

Küçük bir hatırlatma:

23. Dünya Hidrojen Enerji Konferansı (WHEC 2020) 5-9 Temmuz 2020 tarihleri arasında İstanbul’ da toplanacaktır.

Kongre web sitesi: www.whec2020.org

Kaynak: https://www.weforum.org/agenda/2019/06/it-s-clean-powerful-and-available-are-you-ready-for-hydrogen-energy/

Matematiksel

Busra Meral

Okumak, araştırmak, yeni şeyler öğrenmek, bunlar üzerinde düşünmek, tartışmak ve paylaşmak benim için büyük keyif. Yazmak ise bambaşka bir dünya. Kurumsal hayat karmaşasından kaçıp buraya sığınıyorum. Paylaştıkça her şeyin daha güzel olacağına gönülden inanıyorum."Okumak bir insanı doldurur, insanlarla konuşmak hazırlar, yazmak ise olgunlaştırır." Francis Bacon

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı