Tatilde kaybeden çocuklar

Tatilde öğrenme kaybı öğrencilerin özellikle uzun yaz tatillerinde bildiklerini unutmaları, öğrendikleri bilgileri tatil sürecinde kullanmadıkları için kaybetmeleri demek. Ancak bu öğrenme kaybı her öğrenci için eşit seviyede olmuyor. Bazı öğrenciler yaz aylarını iyi değerlendirerek bir sonraki sınıfa bir adım önde başlıyor. Öte yandan, bir diğer grup var ki bu çocuklar sene içinde okulda öğrendiklerinin önemli bir kısmını yaz tatilinde kaybederek bir sonraki sınıfa geçiyor. Öyle ki birinci sınıfta okumayı söküp, yaz tatilinde hiç pratik yapmadığı için okumayı unutarak ikinci sınıfa başlayan çocuklar var.

Yapılan uzun soluklu araştırmalar gösteriyor ki öğrenciler “ortalama olarak” matematik ve okuma yazma gibi temel derslerde öğrendiklerinin neredeyse 10’da birini yani ortalama 1 aylık müfredata denk gelen bilgi ve beceriyi her yaz tatilinde kaybediyor. Bu kayıp en fazla ilkokul çağında ve ilk 4 yılda gözlemleniyor ama bu sonraki yıllarda kayıp olmadığı anlamına gelmiyor. Öyle olduğu için de öğrenci, üniversite sınavına geldiğinde tatilde öğrenme kaybı yaşayan çocukla tatilde öğrenme kaybı yaşamayan çocuk arasındaki makas iyice açılıyor.

Maalesef yoksul ailelerden gelen çocuklarla varlıklı ailelerden gelen çocuklar arasında okulda başarı bakımından büyük bir fark var. Bu fark, daha çocuklar okula adım attığında başlıyor. Ancak okullar bu farkı bir noktaya kadar azaltıyor ki bu da okulun sosyal mobilite aracı olması işlevine denk düşüyor. Zira ideal olan, okulun, kapısını açan her çocuğa eşit öğrenme fırsatı sunmasıdır. Bu bağlamda okullar işlevini bir noktaya kadar gerçekleştiriyor. Aşağıdaki grafikte de özetlediğim gibi her senenin başında var olan fark okulun açık olduğu dönem boyunca azalıyor. Yani yoksul ve varlıklı ailelerden gelen çocuklar arasındaki makas eylül ayından haziran ayına kadar geçen dönemde bir nebze kapanıyor. Ancak bu makas okulun tatile girdiği yaz aylarında yeniden açılıyor. Bir başka ifadeyle tatilde öğrenme kaybı devreye giriyor. Çünkü varlıklı aileler çocuklarına yaz ayları boyunca yeni öğrenme fırsatları sunarken yoksul aileler bu fırsatı sunmakta güçlük çekiyor.

TATİLDE ÖĞRENME KAYBINI ORTADAN KALDIRMAK MÜMKÜN!

Eğitimdeki pek çok sorun gibi tatilde öğrenme kaybı da çaresi olan bir dert. Bir kere ilk yapmamız gereken meselenin varlığını kabul etmek, yani dert etmek. İkinci olarak tatil kavramını yeniden tarif etmemiz gerekiyor. Bizdeki gibi uzun tatillerin olduğu bir iklimde, tatilin öğrenmeyi de tatile çıkartmamız gereken bir dönem olmadığını kabul etmemiz gerekiyor. Uzun tatil dönemleri kitapların rafa kaldırıldığı, çocukların yazmaktan çizmekten araştırmaktan uzak tutulduğu dönemler değildir, olmamalıdır. Yaz tatili, çocukların zorunlu okul müfredatı yerine kendi istek ve tercihleri doğrultusunda öğrenmeyi yeniden keşfedeceği eğlenceli bir dönem olabilir.

TATİLDE ÖĞRENME KAYBINI ORTADAN KALDIRAN UYGULAMALAR

– Tatil setleri: Tatilde öğrenme kaybını önlemenin en yaygın yollarından biri, iki sınıf arasında köprü görevi gören tatil setlerini çocuklara ulaştırmak. Özellikle ilkokul çağındaki çocuklar için ideal olan bu setler okul müfredatına göre hazırlanmış ve içinde tüm derslere ilişkin eğlenceli egzersiz, proje ve deneylerin olduğu bir nevi alıştırma kitabı işlevi görüyor. Tabii set deyince şu şerhi de düşeyim: Çocukları ezbere iten, testlerle dolu alıştırma kitaplarının yarardan çok zararı oluyor. Bu setlerin yanı sıra yaz ayları boyunca çocukların öykü, roman, şiir tarzı edebiyat kitaplarından oluşan bir seçki ile dağarcıklarını zenginleştirmesi de önemli.

– Yaz kampları: Tatilde öğrenme kaybını önlemenin bir diğer yaygın yolu da yaz kampları. Bu kamplar çocuklara yaz ayları boyunca hem akademik, hem sosyal anlamda zengin bir öğrenme ortamı sunuyor. Burada amaç yaz tatilinde de çocukları okula talim etmek değil. Bireyselleştirilmiş müfredatlarla bildiğimiz geleneksel okuldan farklı olarak tasarlanmış öğrenme ortamlarından söz ediyorum. Geleneksel, okuldan farkı olmayan yaz okulu tarzı uygulamaların çocukları öğrenmekten daha da soğutacağı aşikâr.

– Sportif etkinlikler: Düzenli olarak spor etkinliklerine katılan öğrenciler hem zaman yönetimi hem de takım çalışması becerileri kazanıyor. Bu iki becerinin akademik başarıdaki etkisini bildiğimizden yaz tatili boyunca çocuklarımızın bu tarz planlı etkinliklere katılması onların okul başarılarına yapılmış ciddi bir katkı olacaktır.

– Sanatsal etkinlikler: Yaz tatili akademik yıl içerisinde çeşitli nedenlerle ihmal edilen bireysel ve sanatsal becerilerin kazanılması için de büyük bir fırsat olarak değerlendirilmeli. Yaz ayları boyunca çocuklarımızın katılabileceği resim, heykel, müzik ve dans gibi sanatsal etkinlikler hem onların sanatsal becerilerini arttıracak hem de duygusal gelişmelerine olumlu katkıda bulunacaktır.

– Planlı gezi ve ziyaretler: Yaz ayları aileyle gezi ve ziyaretlerin yapılması bakımından da zengin öğrenme olanakları sunar. Tarihi mekânlara yapılan turistik geziler, müze ziyaretleri, köy ve doğa gezileri bu bağlamda çocuklarımızın dünyalarını zenginleştirmek için birer fırsat olarak değerlendirilebilir. Bu ziyaretlerden önce çocuklarımızın ön araştırma yapmasını teşvik ederek onlara ‘rehberlik’ görevi verilmesi aynı zamanda onlardaki tarih, doğa ve çevre bilincinin gelişmesine olanak verecektir.

– Kaliteli zaman paylaşımı: Yaz ayları her şeyden önce anne babaların çocuklarıyla daha zengin vakit geçirdiği dönemler olduğundan, bu dönemde kaliteli zaman paylaşımı belki de çocuklarımıza yapacağımız en önemli yatırımdır. Kaliteli zamandan kastım, tek odağımızın çocuklarımız olduğu zamanlar. Bu zamanlarda çocuklarımızla yaptığımız sohbetler, özellikle erken yaşlarda, son derece kalıcı etki bırakır. Aynı şekilde çocuklarımızla oynadığımız, yapbozdan sudokuya, strateji oyunlarından kelime oyunlarına her tür etkinlik onların öğrenmesine yapılmış bir katkı olarak da görülebilir.

Özetle, okula paydos ama öğrenmeye yaz aylarında da devam. İyi tatiller!

Prof. Selçuk ŞİRİN

Yazının ilk yayınlandığı yer: http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/selcuk-sirin/tatilde-kaybeden-cocuklar-40863197

Matematiksel

Paylaşmak İyidir

Yazıyı Hazırlayan: Matematiksel

Bu yazı gönüllü yazarlarımız tarafından hazırlanmış veya sitemiz editörleri tarafından belirtilen kaynaktan aslına uygun kalınarak eklenmiştir.

Bunlara da Göz Atın

Çoklu Zeka Kuramı: Çok Yaygın Kullandık ve Yanlış Anladık

Eğitimdeki en popüler fikirlerden biri, yaratıcısının aslında pek de amaçladığı şekilde uygulanmamakta… Howard Gardner, 35 …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

ga('send', 'pageview');