Tanım

Her bilim dalı adeta bir bina-yapı gibidir. Nasıl yapılar taşlardan örülerek meydana geliyorsa, bilim de temel birimlerinden örülerek benzer yolla meydana gelir.   

Ancak yapıları meydana getiren taşlar ya da temel birimler rastgele doğada bulunmazlar, belli bir çabanın sonucunda oluştururlar. Bu durum bilimde de böyledir.

Bilim de kendi temel birimlerini deney ve gözlemlerle adeta yontarak istenilen ölçüde belirli bir sınıfa veya gruba dahil eder. Bütün bu çabalar rastgele yapılmaz. Bu oluşturan temel birimler oluşturulmuş olan bilim piramidinin ana hatlarıyla uyum gösterecek şekilde meydana getirilir.

Herhangi bir bilim dalındaki herhangi bir teori aslında tepeden temele kadar böyle bir çalışmanın ürünüdür.

Bu durum en fazla yapısı formülize(formal) edilmiş bilimlerde görülür. Burada kastedilen matematik ve mantıktır.

Bu bilimler deneysel bilimlerde olduğu gibi, deneyler ve gözlemler sonucu elde edilen verilerin içeriğine yaslanmadığı  için biçimsel (formal) bilimler olarak adlandırılır. Temel elemanları da tamamen isteğe bağlı, kendi başlarına hiçbir anlamı olmayan gerçek dünyada hiçbir şeye karşılık gelmeyen öncü(primitif) terimler diyebileceğimiz işaretlerdir.

Temel tanımlar bilimlerde temel araçlardır ve bilimler bu temel araçlarla inşa edilir. Tanımın terimlerin ve kavramların sınırlarını içerdiğini söyleyebiliriz. Bu durum bilinmeyen bir terimi ifade ederken bilinen terimlerden hareket ederek gerçekleşir.

İlk olarak tanınmayan terimden, daha sonra da bu tanımı yapılacak olan terimin tanımını verecek olan, önceden bilinen terimden söz edilir. Bu durumda bir tanım “X = tanım ABC”şeklinde gösterilebilir. Buradan neyin bilindiği, neyin bilinmediği içeriğe ve bileşenlere bağlıdır.

Eğer birisi kimyada kullanılan temel sembolleri hiç bilmiyorsa “H2O sudur” tanımına ihtiyaç duyar. Buna karşılık kimyada belirli bir akışkanın da su olduğunu belirtmek için “Su H2O dur” ifadesi kullanılır. 

Burada söz konusu olan meseleleri ve ya gerçekleri tanımlamak değil. Burada söz konusu olan terimleri karşılayan sembollerdir.  Hatta biçimsel(formal) bilimlerde bu semboller gerçekte birer terime karşılık  gelme durumu da söz konusu değildir. Ne zaman tanımlar içerikten ayrı ele alırsan o zaman tanım sade bir mantık statüsü çerçevesi alır.

Böylece ” = tanım” ifadesi ile iki tarafında aynı anlam taşıdığı anlaşılır. 

Hüseyin Barcaturmusan 

Kaynakça: 
C.A. VAN PEURSEN
De opbouw van de wetenschap
1980 Amsterdam

Editör

Bu yazı gönüllü yazarlarımız tarafından hazırlanmış veya sitemiz editörleri tarafından belirtilen kaynaktan aslına uygun kalınarak eklenmiştir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı