Spor Yaparken Müzik Dinlemek Zararlı mı, Faydalı mı?

Spor yaparken verimliliği artırma konusunda pek çok çalışma yapılmakta. Zihinsel antrenmanlar, psikoloji, motivasyon için yapılan araştırmalar gün geçtikçe artıyor. Ancak araştırmalardan farklı farklı sonuçlar çıktığını da görüyoruz.

Mesela yıllar önce Brunel Üniversitesi’nde spor psikoloğu olan Costas Karageorghis spor ve verimlilik konusunda bir çalışma yapmıştı. Çalışmasında koşucuları kullanan psikolog, müziğin koşucuların performansını artıran faktörler arasında olup olmadığını analiz etmeye çalışmıştı. Sonuçta, pop, rock, hatta klasik müziğin koşuculardaki antrenman ve yarış performansını %20’ye kadar artırılabildiğini gördü.

Diğer yandan Cambridge Üniversitesi’ndeki çalışma ise müziğin performanstaki etkisini farklı bir sonuçla açıklıyor.

Bilim insanları, spor yaparken bir yandan da müzik dinleyen insanların kasları yerine beyinlerini meşgul ettiğini bunun da spor performansını düşürdüğünü söylüyorlar.

Scientific Reports’ta yayımlanan çalışmada, yaş ortalaması 21 olan 62 erkek kürek çekerken hafıza testine tabi tutulmuştu. Adaylar normal performanslarının altında kaldı. Aynı etkinin müzik dinlerken oluştuğunu vurgulayan uzmanlar sizi bilmem ancak benim biraz kafamı karıştırdı. 🙂

Günümüzde spor yaparken müzik dinlemenin veya bir şeyler izlemenin oldukça yaygın olmasının aslında spor performansını düşürdüğü söylense de spor yapmayı oldukça seven birisi olarak, sporu müziksiz hayal etmekte zorlanıyorum. Motivasyonu artırdığını en azından kendi üzerimde gözlemliyorum. O sebeple ilk yapılan araştırmaya kendimi daha yakın bulduğumu itiraf etmeliyim.

Belki de biraz müziksiz denemeler yaparak aradaki farkı görmeye çalışabiliriz ancak şu da bir gerçek ki anlık ruh halimiz de müzik veya diğer faktörler olsun olmasın spor isteğimizi oldukça etkiliyor. (ya da diğer çalışmalarımız için olan isteğimizi)

Bu konularla ilgili karışıklıkları biraz da multitasking konusuna benzetiyorum.

Multitasking kavramı dillere pelesenk olmaya başladığı ilk yıllarında oldukça faydalı, zekayı geliştiren bir kavram olarak tanıtılmıştı.

Gel zaman git zaman multitaskingin aslında verimlilik düşmanı olduğuna dair pek çok makale yayımlandı. Bunun sebebinin beynin aynı anda farklı konulara odaklanarak aslında aynı anda yapılan tüm işlerin niteliğinin, kalitesinin düşmesi olduğu söyleniyordu.

Aynı şekilde şirketler için tüm yumurtaları aynı sepete koymayınız diye yatırım tavsiyesi yapanlar varken bir yandan da tek bir alanda uzmanlaşmanın çok daha önemli olduğunu düşünenler vardı.

Sonuçta her tez kendi antitezini ve sentezini yaratır diyelim. Kümülatif olarak daha çok çalışma atılacak ortaya elbette.

Biz kendimizi keşfetmeye çalışalım en iyisi. 🙂

Kaynak: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3339578/

Paylaşmak Güzeldir

Yazıyı Hazırlayan: Ceren Demir

Avatar
Kendini, insanları, dünyayı tanıma ve anlama çabasında, belki de kaosta olan , filmin oyuncularından, dünya üzerindeki küçücük noktalardan biriyim. Pamukkale Üniversitesi ve AGH University of Science and Technology' de Uluslararası Ticaret ve Finans alanında kendimi eğitmeye çalıştım. Dokuz Eylül Üniversitesi'nde Ekonomi bölümünde yüksek lisansa devam ediyorum. Voleybol sporunda antrenör yardımcılığı yaptım ve lisanslı oynadım. Spora ve sanata düşkünüm. Resim yapmayı çok seviyorum. Klasik müziğe, doğaya, doğa sporlarına, felsefeye, psikolojiye, kitaplara ilgi duyuyorum. Okumayı, yazmayı, öğrenmeye çabalamayı çok seviyorum. Sanıyorum 7. günlüğüme başlayacağım. Satranç ve Rusça'ya merak saldım. Bahsettiğim tüm 'bencil' bilgilerimi önemsiz sayıyorum. Sadece denizdeki kum tanelerinden biri olduğumun farkındayım. Ancak okyanusları merak etmekten vazgeçemiyorum.

Bunlara da Göz Atın!

Galileo’nun İkilemi

Galileo’nun matematikçi dostu Castelli’ye yazdığı efsanevi mektup bulundu. Hem de hiç beklenmeyecek kadar göz önünde …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.