Sinirbilim

Neden Bir Ders Yada Konferans Sırasında Aniden Uyku Bastırır?

Sevdiğimiz aktiviteleri yaparken ne kadar uykusuz da olsak canlı hissederiz. Ancak bunun tam tersi olan durumlarda ise gözlerimizi açık tutmak dünyanın en zor işidir. Ders dinlerken ya da bir toplantı esnasında kaçınılmaz bir sondur uykunun bastırması. Peki ama neden uykuya karşı koyamıyoruz? Hepimiz bazı alışkanlıklara sahibiz. Çoğumuzun en sevdiği günlük alışkanlıklardan bir tanesi de sıcak, loş bir odada yani yatak odamızda kendimizi uykuya teslim etmektir. Vücudumuz zamanla belirli çevresel ipuçlarına alışır ve bunlara doğal olarak tepki verir. Bu nedenle, bir sınıfın ya da salonun loş arka kısmı veya rahat bir sandalye aslında sandığımızdan daha fazla uyku düzenimizle ilişkilidir. Ancak elbette ani uyku bastırmasının daha bilimsel arka plan nedenleri de vardır.

Ani Uyku Bastırması Neden Gerçekleşir?

ani uyku bastırması
Ani uyku bastırması öğrencilerin çok sık karşılaştıkları bir durumdur.Görsel Kaynak: https://metro.co.uk

Işıklandırmanın iyi olmadığı ortamlarda ani uyku bastırması temelde güneş ışığı bileşenlerinden biri olan mavi ışığın eksik olmasıdır. Araştırmalar, mavi ışığın doğal olarak zihnimizi uyardığını ve vücudumuza uyanmasını söylediğini göstermiştir. Beynimizde uyku-uyanıklık döngüsünü yöneten üst kiyazmatik çekirdek (SCN), gözdeki retinadan aldığı mavi ışık sinyalleriyle vücudumuzu uyanık tutar. Ortamdaki mavi ışık miktarı azaldıkça SCN, vücudu uyku periyoduna yönlendirmeye başlar. Karanlık bir odada bir projektör eşliğinde bir şeyler dinleme durumunda işler daha da kötüleşir. Dinlediğimiz konu ilgi çekici olsa bile uykuya teslim olmamak artık neredeyse imkansız hale gelecektir. Ancak üst kiyazmatik çekirdeklerin uyarılması beynimizi ve vücudumuzu uyanık tutmanın yalnızca bir yoludur. Beklenmedik uyku bastırmasını önlemek için fiziksel ve zihinsel uyaranlar da çok önemlidir.

Bunun nedenini aslında düşündüğünüz zaman anlamak kolaydır. Mesela beden dersinde hiç uykumuzun gelmesi gibi bir sorun ile hiç karşılaşmayız. Veya bir seminerde hararetli bir tartışmaya dahil olduğumuzda da uykudan eser kalmaz. Bununla birlikte, hareket etmediğimiz, konuşmadığımız ortamlarda beyin için zayıf, tek yönlü bir uyaran kaynağı mevcuttur. Beynimizde ödül ve ceza olarak adlandırılan bulunduğumuz ruh hallerine ya da yaptığımız olaylara göre şekillenen bazı bölgeler bulunur. Bu ödül sisteminin bir parçası olan nücleus akumbens (NAcc) olarak adlandırılan bölge de aynı zamanda uykuyu tetikler.

Adenozin adlı molekül, enerjimiz düştüğünde salgılanır, adenozin reseptörleri bunu algılar ve uykumuz gelir. Nükleus akumben’da ise A2A denilen adenozin reseptörlerinin sahte bir versiyonu bulunur. Enerjimiz düşmemiş bile olsa bizi motive etmeyen, zevk vermeyen bir durumda bu reseptörler aktive olur ve uyku hali yaratılır. Bu nedenle ders dinlemek, yolculuk yapmak gibi uyaran miktarının düşük olduğu yani sıkıcı olabilen durumlarda uykumuz gelir. Kahve ve çay aracılığıyla alınan kafein molekülleri, A2A reseptörlerini engelleyerek uyanık kalmaya yardımcı uyaran görevi görebilir.

kaynak: https://www.spine-health.com/

Uyku Bastırmasının Engellemenin Bir Yolu Var mı?

Yani her zaman da ders ya da anlatılan konunun sıkıcı olmasına bağlı değil bu uyku hali. Çevre koşulları hayatımızı, uyku düzenimizi fazlasıyla etkiliyor. Anlaşılan, uyanık kalmak istiyorsak, o anki durumun, bizi motive eden taraflarına odaklanmaya çalışmak lazım. Aydınlatmaya da dikkat etmemiz elbette. Beynimizin kimyasının davranışlarımızı kontrol etmesi gibi, biz de davranış şeklimizi değiştirerek beyin kimyamızı kontrol altına alabiliriz belki de. Çoğu zaman yeterli uykumuzu alamadan yeni bir güne başlarız. Bu durumda kahve gibi uyarıcılar aracılığı ile kendimizi uyanık tutmaya çalışırız. Kahve içmek enerji düzeyinizi yapay olarak yükselterek sizi geçici olarak canlandırsa da bunun bir de geri tepme etkisi vardır. Bu nedenle sürekli ani uyku bastırması durumu ile mücadele ediyorsanız yaşam biçiminizi gözden geçirmeniz gerekebilir. Belli ki vücudunuz daha fazla uyku istemektedir ve bununla mücadele etmeye çalışmanın bir anlamı yoktur!

Kaynaklar ve İleri Okumalar:

Matematiksel

Sibel Çağlar

7 yıl Kadıköy Anadolu Lisesinin devamında lisans eğitimimi Marmara Üniversitesi İng. Matematik öğretmenliği üzerine tamamladım. Devamında 20 yıl çeşitli özel eğitim kurumlarında matematik öğretmenliği ve eğitim koordinatörlüğü yaptım. 2015 yılında matematiksel.org web sitesini kurdum. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.