Ünlü Matematikçiler

Gauss Neden Matematikçi Oldu?

Bu dünyadan bir Gauss geçti, tutkuyla, azimle ve de aşkla...

Carl Friedrich Gauss (1777- 1855) gelmiş geçmiş en büyük matematikçilerden biridir. Hayat hikayesi filmlere konu olan bu müthiş matematikçiyi size aktarmadan önce çocukluğu ile ilgili bilindik bir hikaye ile yazımıza başlayalım.

“Dikkat çocuklar! Bugünkü probleminiz 1den 100 sayısına kadar olan tüm tamsayıları toplamak. Bir an önce başlayın!” Öğretmenin şiddetli sesi sınıfta yankılandı ve gözleri yavaş yavaş sınıfta dolaştı ve birdenbire durdu. “Gauss! İtaat etmiyorsun! Konuştuğun zaman çalışmaya başlamayı sana öğreteceğim!”

Genç Gauss’un yüzündeki ürkek bakış öğretmenin sözleriyle korkuya dönüştü. “Fakat tam bitirmiştim ki, siz dediniz … “

Kızgın öğretmen: “Bizim genç dehamız herhangi bir yetişkinin bir saatden daha fazla zamanını alacak bir problemi tamamlamış bulunuyor.” Yalanlarının iki katı sertlikte vurmadan önce şu parlak çözümünü dinleyelim bakalım Gauss!” Gauss titrek bir sesle”1’den 100’e kadar bütün sayıları toplamamızı söylemiştiniz” diye başladı. “Onları sırayla toplamak yerine, her iki uçtan başlamanın daha kolay olacağına karar verdim.

1+100 = 101, 2+99 = 101, 3+98 = 101, 4+97 = 101…gerçekte problemde 50+51 olan 101’den elli çift var. İşte bu yüzden bu doğru, 50 x 101 = 5050 olduğundan problemin cevabı 5050’dir.

Öğretmen inanamaz biçimde hayretle Gauss’a baktı ve sustu. Carl Friedrich Gauss’un kendisini geçerek bir gün 19. yüzyıl matematiğinin devi olacağını o an anlamıştı. Gauss zaman içinde  Yunanca, Latince ve edebiyat eğitimi gördü. 16 yaşında Öklid geometrisinin alternatifi bir geometri düşündü. 17’li yaş­larında Gauss, yüzyıllarca güvenilmiş olan sayılar teorisi ispatlarını doğru biçimde kritik etti. Gauss 18 yaşına gelinceye kadar Lagrange ve Newton’un eserlerinin üstesinden gelmişti.  

“Matematikçi mi Olayım, Edebiyatçı mı?”

Gauss 1795 yıllarının Göttingen Üniversitesine kaydolduğu zaman “Matematikçi mi olayım, edebiyatçı mı?” diye düşünmeye başladı. Bir süre devam eden kararsızlık sürecinin ardından 30 Mart 1796 tarihinde bir defter açıp “Bugün eşkenar bir onyedigenin cetvel ve pergelle nasıl çizileceğini buldum” diye yazdı. Bulduğu iki bin yıldır çözülememiş bir sorunun cevabıydı.

17gon

Doktora eğitimi esnasında esnada polinom denklem çözümleri ile uğraşmaya başladı ve karmaşık sayı düzleminin varlığını ortaya çıkardı. Bu düzlem “Gauss Düzlemi” olarak matematik dünyasına geçti.

Gauss 1801 yılının ortasında yayınladığı ve sayılar kuramının önemli parçalarını birleştiren kitabı “Disquistiones Aritmeticae” (Aritmetik Araştırmaları) yayınladı. Gauss Aritmetik Araştırmaları’nı tamamladığı zaman şans eseri olarak astronomiye ilgi duymaya başlamıştı. İki küçük gök cismi Ceres ve Pallas ilgisini çekti. Bundan sonraki birkaç yıl bunların hareketlerini incelemesinin bir parçası olarak astronomi ve elektromanyetik alanlarda araştırmalar yaptı. Ayrıca dünyanın eksen eğikliği ile birçok hesaplama yaparak dünyanın güneş ile parçalanma fonksiyonu adı altında topladığı bazı teknik hesaplamalar da yaptı.

Gauss’un Ceres ve Pallas’a ilgisi 1809 yılında ikinci kitabı Gezegenlerin Hareketi olarak meyvesini verdi. Yıllar 1805’i gösterdiğinde Gauss matematikten başka, bir kadına sırılsıklam aşık oldu: Johanna Osthoff. Aklını kullanmasını zaman içinde engel olmaya başlayan bu durumun devamında, Gauss meşhur mektubunu yazdı. Bir kısmını verdiğimiz mektubun tamamını okumak isterseniz: Gauss’un Evlenme Teklifi

Johanna Osthoff

Benim gerçek dostum,

Bugüne kadar uygun bir ortam bulup size dökemediğim kalbimi yazarak dökmemi mazur görün lütfen... En sevgili, kalbimin ta içini size açtım; kararınızı heyecan ve korkuyla bekliyorum. Tüm kalbimle…Carl Friedrich Gauss

1805’te evlendiler, üç çocukları oldu fakat 1809 yılında eşi hastalıktan öldü. Aynı yıl Gauss, Johanna’nın en yakın arkadaşı Friederica Weldeck ile evlendi ve ölene dek onunla yaşadı. 1821 yılında Gauss resmi bir jeodezi araştırmasına bilim danış­manı olarak atandı. Bu çalışma özellikle yüzeylere ve haritacılı­ğa ilişkin yeni matematik teorilerine ilhamverdi onda. Yıllar geçtikçe Gauss’un ilgisi matematiksel fiziğe ve karmaşık geometri araştırmalarına yöneldi. Yaşlılığında bile ürkütücü orijinal teoriler geliştirmeye devam etti.

Gauss Bir Matematikçiden Çok Daha Fazlasıydı

Gauss  – Weber  Heykeli –  Göttingen

Gauss’un tek ilgi alanı matematik değildi. Avrupa edebiyatı­nı, eski klasikleri, dünya politikasını, botaniği ve minerolojiyi incelemek de de hobileri arasındaydı. Ana dili Almanca ile birlikte Latince, İngilizce, Danimarkaca ve Fransızca okuyabiliyor ve yazabiliyordu. Altmış iki yaşında bu dillere Rusça’yı da eklemeye karar verdi, iki yıl içinde bu güç dili de öğrendi.

Gauss aynı zamanda bir mucitti. Onun elektromanyetizma ile ilişkili araştırmaları 19. yüzyılda fizik biliminin gelişmesine büyük yardımı olmuştur. Gauss hayatı boyunca matematik ile ilgili bir not defteri bulundururdu yanında. Ölümünden 43 yıl sonra bulunan bu defterde 143 tane basılmamış ama matematik dünyası için çok önemli teorem daha vardı. Bütün hayatını mütevazi bir kimlikle sürdüren Gauss çalışmalarını mobilyasız sade bir odada gerçekleştirdi.

O diğer insanların rağbet ettikleri küçük rahatlıklara değil, sayılar ve matematik dünyasının içindeki sırların verdiği huzura doğru koştu. Gauss öldüğü zamana kadar Göttingen’de kaldı. Günümüzde Carl Friedrich Gauss’un beyni araştırılmak üzere Göttingen Üniversitesi Tıp Fakültesinde “formalin” maddesi ile muhafaza ediliyor. Ona göre “Matematikçiler birbirlerinin omuzlarında dururlardı.” Ardında bıraktığı eserleri ve çalışmaları da, ondan sonra gelen matematikçilerin de onun omuzları üzerinde yükselmesine neden oluyor. Bu dünyadan bir Gauss geçti, tutkuyla, azimle ve de aşkla…

Bir kısmı kurgusal olsa da kısmen hayatının anlatıldığı “Die Vermessung der Welt – Dünyayı Ölçmek” adlı filmden kısa bir kesit sunalım sizlere. Yazının başında anlattığımız küçük Gauss’un hikayesini…

Sibel Çağlar

Matematiksel

Sibel Çağlar

7 yıl Kadıköy Anadolu Lisesinin devamında lisans eğitimimi Marmara Üniversitesi İng. Matematik öğretmenliği üzerine tamamladım. Devamında 20 yıl çeşitli özel eğitim kurumlarında matematik öğretmenliği ve eğitim koordinatörlüğü yaptım. 2015 yılında matematiksel.org web sitesini kurdum. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.