SORGULAYAN YAZILAR

Sadece İnsanların mı Gizli Yetenekleri Olur?

Her insanın bir yeteneği olduğu düşünülür. Yaşamımız boyunca bu yeteneğimizi aramaya yönlendiriliriz. Bunu bilimsel çalışmalar çeşitli zeka türleri ile de açıklamaya çalışırlar.

Örneğin Harvard Üniversitesinde bilimsel araştırmalar yapan Howard Gardner; ”Matematikte başarılı kişi için matematiksel-mantıksal zekası yüksek derken, konuşurken jest ve mimiklerini iyi kullanan veya usta bir balerin olan kişi için beyin ve beden koordinasyonunu iyi yapabildiğinden dolayı kinestetik zekası yüksektir.“ der.

Benzer birçok çalışma bulunabilir. Bu çalışmalar ışığında insan bazen yıllar sürse de kendi yeteneğini keşfetmek için çalışıp durur. Peki, bir an olsun kendimizi değil de doğayı düşünecek olsak ne olurdu?

Yaşadığımız çevrenin, şehrin ya da ülkenin coğrafi özelliklerini iyi biliriz. Mesela Rize’de çay yetişir. Doğru, ama sadece bu kadar mı? Mesela dünya genelinden insanların dikkatini Rize’ye çekebilecek henüz keşfedilmemiş bir özelliği olabilir mi?

Bu açıdan son yıllarda en çok beğendiğim keşif Ankara’dan yola çıkarak Kars’a ulaşan Doğu Ekspresi oldu. Sadece yerli turiste değil, yabancı turiste de unutulmaz hatıralar sunan bu yolculuk için günler öncesinden bilet bulmak zorunda kalabiliyorsunuz. Bu keşfi belki tam olarak bir şehre ait gibi düşünemeyiz ama tıpkı bu keşifteki gibi yaşadığımız yerlerin de kendine has ve herkesin görmek isteyeceği ya da deneyimlemek isteyeceği bir yetenekleri olabilir.

Bununla ilgili kısa bir araştırma yaptığımda 2 farklı etkinlik çok dikkatimi çekti. Bunları sizlerle paylaşmak istiyorum.

Barkley Maratonu

Dünyanın en zorlu maratonu sayılabilecek olan Barkley Maratonunun kurucusu Lazarus Lake adıyla da bilinen Gary Cantrell’ dir. 1977 yılında Martin Luther King Jr.’a suikast girişiminde bulunan James Earl Ray, Tennessee’de bulunan bir kasaba hapishanesinden kaçar ve 2 günden uzun bir süre yakalanmamayı başarır. Ancak sadece 8 mil koşabilmiştir.

Bu mesafeyi çok kısa bulan Cantrell bu dağlarda aynı sürede 100 mil koşulabileceğine inanmaktadır. Ve bu inancı 1986 yılında Barkley Maratonun ilk koşusunu başlatır.

Sadece yarışın zorlu oluşu değil aynı zamanda kayıt şartları ve yarış kuralları ile de oldukça ilgi çekici olan maraton, dünya genelinden sporcuların ilgisini çekmeyi başarmıştır. Yarışa resmi bir internet sitesinden kayıt olamıyorsunuz. Her yıl değişen şartlar olsa da genelde gerçek bir katılım mektubu ile beraber 1.60 dolar ücret ödemeniz gerekiyor.

Katılım talebiniz onaylanmasa bile bu ücreti iade alamıyorsunuz. Buna karşın eğer katılmaya hak kazanırsanız bir taziye mektubu Gary tarafından size postalanıyor. Ayrıca yarış günü Gary’e geldiğiniz bölgeye ait bir plaka ile gömlek, çorap gibi bir giyim eşyası vermeniz bekleniyor.

Yarış gününe gelecek olursak öncelikle saat kaçta başlayacağına dair kesin bir bilgi verilmiyor. Genellikle gece yarısı ile öğlen saati arasında ve cumartesi günleri başlatılan yarış için başlangıç saatinden 1 saat önce Gary’nin kabuklu bir deniz hayvanını üflemesi ile çıkardığı ses bekleniyor.

Ardından yarışın başlangıç kapısında sıralanan yarışçılar Gary’nin sigarasını yakmasını bekliyorlar. Yarış işte tam bu anda başlıyor.

2020 maratonu Coronovirüs dolayısıyla ertelenmiş olsa da şimdiye kadar oldukça az kişinin yarışı tamamladığı maratona ilgi 2012 yılında yayınlanan ve yarışı anlatan bir belgeselden sonra oldukça artmış durumda.

Daha fazla bilgi için inceleyebilirsiniz: ttps://www.runnersworld.com/races-places/a26750827/barkley-marathons-faq/

Man Adası Turist Kupası Yarışları

İngiltere ile İrlanda arasında bulunan ve Birleşik Krallığa bağlı olan Man adası her yıl dünyanın dört bir yanından gelen motosiklet tutkunlarına unutulmaz bir yarış heyecanı sunar.

Bu yarışlar 1907 yılından beri yapılmaktadırlar. Yarışların yapılacağı haftalar okullar tatil edilir ve hayat tamamen bu yarışlara odaklı yaşanır. Adanın normal zamanlarında kullanılan yolları yarış pistine çevrilir.

Hız sınırının olmadığı yarışlarda motosiklet yarışçıları zaman zaman saatte 320 kilometre hıza çıkabilmektedirler. Bu yarış o kadar tehlikeli ki şimdiye kadar 250 civarında yarışçı burada hayatını kaybetti.

Sadece yarışçılar değil aynı zamanda yarışı izleyenler de bu yarışlar sırasında yaralanabilmekteler. Ancak belki de bu risk hem yarışçıları hem de izleyicileri dünyanın dört bir yanından buraya çekebilmektedir. Normal zamanlarda yaklaşık 80 bin kişinin yaşadığı adaya her yıl 40 bin kişi turist olarak gidiyor.

Barkley Maratonu da Man Adası Turist Kupası Yarışları da eğer gerçekleşmeseydi bulundukları yerleri belki hiçbir zaman duymayacaktık.

Bugün bütün motosiklet hayranları Man Adasını tanıyorsa, Atletler Barkley Koşusunu konuşuyorsa belki de yaşadığımız şehirlerin gizli yetenekleri keşfedildiğinde bir gün tüm dünya da bizim yaşadığımız bu yerleri konuşmaya başlayacak.

Peki, sizce gelecekte bir gün tüm dünya yaşadığınız yeri konuşacak olsaydı sizce bu hangi özelliğinden dolayı olurdu?

Matematiksel

Paylaşmak Güzeldir

Selami Öktem

Pahom'uyum Tolstoy'un, az biraz diye diye, Güneşine yaklaştıkça ışığını kaybeden yıldızıyım...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı