İLHAM VERENLER

Refik Anadol: Sanatla Yaşayan Bir Türk Devi

Sanatçıların kıymetini onlar yaşarken de bilelim diye bugün başarılı bir genç sanatçımız ile tanıştıralım sizleri: Refik Anadol.

Sanat adı altında sadece magazinsel bulguların gözümüze sokulduğu şu kirli dönemlerde, gerçekten ilaç gibi gelecek sizlere Refik Anadol’un özgün çalışmaları.

Refik Anadol Kimdir?

1985 İstanbul doğumlu medya sanatçısı, yönetmen ve tasarımcı olan Refik Anadol, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden yüksek onur derecesiyle Fotoğraf ve Video lisans, yine aynı üniversiteden Görsel İletişim Tasarımı alanında yüksek lisans, ve Kaliforniya Üniversitesi’nden (UCLA) Medya Sanatları bölümünden yüksek lisans diplomasına sahip.

Refik Anadol şimdilerde Los Angeles’ta yaşıyor.

Canlı görsel/işitsel performans, bölgeye özel üç boyutlu yerleştirme ve parametrik heykel alanlarında yükselen bir sanatçı olan Anadol’un eserleri dijital ve fiziksel nesneler arasındaki uzamı, mimari ve medya sanatları arasında melez bir ilişki yaratarak keşfediyor.

Refik Anadol’un yapay zeka ve sanatın sentezi ile oluşturduğu özgün ve uluslararası çalışmaları Bill Gates’in de dikkatini çekmiş ki Anadol, Microsoft Research’ün, Bill Gates’in de jüri üyeliğini yaptığı tasarım ve teknoloji sempozyumundan “En İyi Vizyon” ödülüyle dönerek maddi ve manevi bir destek kazanmayı başarmış bir sanatçımız olmuş..

***

Los Angeles Filarmoni Orkestrası’yla da çalışan Refik Anadol bu büyük başarısını şöyle anlatıyor:

Los Angeles Filarmoni Orkestrası’yla yollarımız Walt Disney Konser Salonu mimarı Frank Gehry’nin yüksek lisans araştırmama destek olmasıyla kesişti. Gehry’nin hem sıkı bir klasik müziksever olması, hem de inovasyona olan inancı, projenin başarılı bir şekilde ilerlemesine büyük katkıda bulundu.

Ayrıca geçtiğimiz yıl. Burada, dış cephesi 5 akslı robotla 1/20 ölçütte maketi oluşturulan yapı üzerinde fikirlerimi sergiledim. Yine bu süreçte projeye özel bir yazılım tasarlamaya başladım.

Bu yazılımın, sesi algılayıp analiz edebilen, bu bilgiyi görsel bir hikâyeye çevirebilen, mekanı kusursuz bir şekilde kanvasa dönüştüren, video haritalaması yapabilen ve son olarak şefin vücut hareketlerini üç boyutlu derinlik kamerasıyla analiz edip bunu mimarî yüzeyle ilişkilendiren özelliklere sahip olmasını amaçladım.

Kısacası, 21. yüzyıl başındaki teknolojileri konser deneyimiyle birleştirmeyi arzu ettim. Ve böylelikle Esa-Pekka Salonen’le Los Angeles Filarmoni, projeyi seyirciye taşıdı.

Sanatçı aşağıda da göreceğiniz ses getiren çalışması Infinity Room’u da şöyle açıklıyor:

“Proje zekanın bile yapay olabildiği bir gerçekliğin üzerimizdeki etkilerini ışık, zaman ve mekân ile kesiştiği noktayı inceliyor. Kavram olarak sonsuzluğu seçtiğim bu projede, çağdaş algoritmalar vasıtasıyla klasik düz sinema projeksiyon ekranını üç boyutlu kinetik ve arkitektonik bir görselleştirme uzamına dönüştürmek amacıyla söz konusu yanılgısal mekân altyapısını parçalarına ayırmaya ve izleme deneyiminin sınırlarını aşmaya yönelik radikal bir çaba sarf edildi.

Bu proje, yapılan çalışmayı bedenden-ayrılmış tekno-ütopik bir fanteziye kaçış yolu olarak kullanmak yerine, bizim kendimizi ve çevremizi yeniden taze bir biçimde algılamamızı sağlayacak bir dönüş aracı olarak işlev görmeyi hedefliyor.

Bunu sağlamak içinse, bizi alışkın olduğumuz algılarımızdan ve dünyada olmaya dair kültürel-açıdan-eğilimli varsayımlarımızdan geçici olarak uzaklaştırıyor.”

Microsoft Araştırma- En İyi Vizyon Ödülü, Alman Tasarım Ödülü  (German Design Award), UCLA Sanat ve Mimarlık Moss Ödülü  (UCLA Art+Architecture Moss Award), Google’s Art and Machine Intelligence Artist Residency Award gibi önemli ödüllerin de sahibi olan Refik Anadol aynı zamanda Kaliforniya Üniversitesi’nde (University of California, Los Angeles -UCLA- ) Tasarım Medya Sanatları Bölümü’nde öğretim görevlisi ve misafir araştırmacıdır.

Çalışmaları Walt Disney Sergi Salonu (ABD), Uluslararası Dijital Sanatlar Bienali Montreal (Kanada), l’Usine Genève (İsviçre), Arc De Triomf (İspanya), Zollverein | SANAA’s School of Design Binası (Almanya), İstanbul Tasarım Bienali (Türkiye), Sydney City Art (Avustralya), Lichtrouten (Almanya) ve daha pek çok yerde sergilendi.

Refik Anadol İmzalı Bazı Çalışmalar

MACHINE HALLUCINATIONS – LATENT STUDY: MARS

ENGRAM: DATA SCULPTURE FOR MELTING MEMORIES

BLACK SEA

MACHINE HALLUCINATIONS – STUDY I

BOSPHORUS

WIND OF BOSTON

ARCHIVE DREAMING ISTANBUL

VISIONS OF AMERICA, Amériques LOS ANGELES PHILHARMONIC

INFINITY ROOM

AUGMENTED STRUCTURES ISTIKLAL STREET ISTANBUL

LIMINAL ROOM ISTANBUL

  VIRTUAL DEPICTIONS – SAN FRANCISCO

Kaynaklar

*http://refikanadol.com/works/machine-hallucinations-latent-study-mars/

*https://vimeo.com/refo

*http://aura-istanbul.com/index.php/2018/11/16/binalarin-insanlarla-iletisim-kurma-bicimi-ve-refik-anadol/

*https://interestingengineering.com/refik-anadol-the-leonardo-da-vinci-of-the-21st-century

Matematiksel

Paylaşmak Güzeldir

Ceren Demir

Kendini, insanları, dünyayı tanıma ve anlama çabasında, belki de kaosta olan; filmin oyuncularından, dünya üzerindeki küçücük noktalardan biriyim.. Dokuz Eylül Üniversitesi'nde Ekonomi bölümünde yüksek lisansa devam ediyorum. Spora, sanata (özellikle resim sanatı), müziğe, doğaya, doğa sporlarına, felsefeye, psikolojiye, kitaplara, filmlere düşkünüm.. Okumayı, yazmayı, öğrenmeye çabalamayı çok seviyorum. Küçük yaşlardan itibaren birikmiş 9 adet günlüğüm var. Amaçlı ve amaçsız yaşamanın çeşitli noktalardan artı ve eksileri olduğunu düşünsem dünyadaki her şeyin gelip geçici olduğuna inanıyorum. Yine de -her şeye rağmen- ben uzun süredir amacı olanlardanım.. Buradan enerji sağlayabiliyorum.. Çoğunlukla enerjik, dışa dönük olsam da yeri geldikçe oldukça içe kapanmaya ve yalnızlığa susayabiliyorum. İkisi de keyifli ve öğretici.. Matematiksel sitesinin öncelikle hayranı olan bir okuruyum sonra Matematiksel’e katkı sağlamaya çalışan enfes ekibin bir parçasıyım. Özetle bu dünyayı bir rüyaymış gibi (Is this the real life? Is this just fantasy?) hissedip iyi bir insan olarak '‘kalmaya'’ çabalayan, sonsuzmuş gibi üretmeye çalışan insanlardan olarak; bahsettiğim 'bencil' bilgilerimi önemsiz sayıyorum. Sadece denizdeki kum tanelerinden biri olduğumun farkındayım. Ancak okyanusları merak etmekten vazgeçemiyorum. Yaşam keşifle canlanıyor..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı