Pankreastaki Bir Mantar Kanser Olmanıza Neden Olabilir

Yeni bir çalışma, bazı mantarların pankreasta yerleşebildiğini ve tümörlerin büyümesini tetiklediğini buldu.

New York Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Dr. George Miller ve araştırma ekibi yaptıkları yeni bir araştırma ile bazı mantarların midenizin arkasında bulunan ve sindirim enzimlerini ince bağırsağınıza salgılayan pankreasın içine yerleşebildiğini ve kanser tümörlerin büyümesini tetiklediğini tespit ettiler.

Çalışma 2 Ekim Çarşamba günü Nature dergisinde yayınlandı.

Araştırma çalışmalarını yöneten Türk bilim insanı Dr. Berk Aykut, Malassezia mantarının pankreas kanseri hastalarından alınan numunelerde aşırı derecede bulunduğunu, mantar hücrelerinin kanser dokularının büyümesine neden olduğunu söyledi.

Muhtemelen vücudunuzun bakteriler ile iç içe olduğunu duymuşsunuzdur. Bunlardan 100 trilyonu cildinizde, ağzınızda ve bağırsaklarınızın bobinlerinde yaşar. Bazıları enfeksiyonlara karşı koruma sağlar ve yiyecekleri sindirmenize yardımcı olurken bazıları ise ağır hastalıklara sebep olur.

Mantarlar, virüsler ve protozoalara göre bedeniniz onların evleridir. Normal bir insan bedenindeki mantar sayısı bakteri sayısından azdır. Araştırmacılar, bakteriler yanında göz ardı edilen bu mikroorganizmaların vücudunuzda önemli fizyolojik rol oynadıklarını, bağışıklık sisteminizi değiştirebileceklerini ve hatta kanser hücresi gelişimini etkileyebileceklerini ileri sürüyorlar.

pankreas kanser

Yapılan çalışmalar ile farelerde ve pankreas kanseri olan insanlarda bulunan mantarların sağlıklı dokuya kıyasla 3000 kat daha fazla çoğaldığı ve özellikle bir mantarın pankreas tümörlerinin büyümesini tetiklediği bulundu.

Araştırmacılar, pankreasta mantar varlığı ve hastalık sayısındaki büyük artışın şaşırtıcı olduğunu ve pankreasın birkaç yıl öncesine kadar steril bir organ olduğu düşündüklerini söylediler.

Dr. Miller ve ekibi yaptıkları deneylerde farelere yeşil bir floresan proteini ile etiketlenmiş bir bira mayası türü yükledi. Floresan işaretleyici (marker) ile mayanın gerçekten sindirim kanalından pankreasa birkaç dakika içinde geçtiğini gözlemlediler.

Pankreas dokusunu kolonize eden tek mantar türü Ascomycota ve Basidiomycota’ dır. Malassezia adında Basidiomycota cinsi bir mantar ise pankreasta en fazla miktarda bulunan mantardır. Bu mantar tipik olarak hayvan ve insan derisi üzerinde bulunur. Cildin tahrişine ve kepeğe neden olur.

Bazı çalışmalar ile Malassezia’nın bağırsak hastalıklarına neden olduğu ortaya konulmuştur. Ancak Dr. Berk Aykut’un yaptığı yeni çalışma ile Malassezia’yı kansere bağlayan ilk bulgular bilim dünyasına sunuldu.

Antifungal bir ilaç uygulanan fareler mantarlardan kurtuldu ve tümörlerin gelişmesi önlendi. Tedavi edilen fareler tekrar maya aldıklarında, tümörleri bir kez daha büyümeye başladı. Kontrol grubu bir fareye farklı mantarlar bulaştırılarak kanserin hızlanmadığı tespit edildi. Dr. Aykut, mantar hücrelerinin tümörlerin büyümesini tetiklediğini söyledi.

Pankreastaki mantar popülasyonunun, gelecekteki tedaviler için potansiyel bir hedef olmanın yanı sıra kanser gelişiminde risk altında bulunanlar için iyi bir biyobelirteç olabileceğini söyleyen bilim insanları bu çalışmanın “Pankreas kanseri için sahip olmadığımız bir şey olan müdahale ve önleme için muazzam bir fırsat” olduğunu dile getirdiler.

Yeni çalışma aynı zamanda pankreastaki mantarların tümörlerin nasıl büyümesini sağladığına ışık tutuyor. Mantarlar, mannoz bağlayan lektin adı verilen bir bağışıklık sistemi proteinini aktive ediyor ve bu da iltihaplanmaya neden olduğu bilinen bir sinyal zincirini tetikliyor. Araştırmacılar, lektin proteininin işini yapma yeteneğini kaybettiğinde kanserin ilerlemeyi bıraktığını ve farelerin daha uzun süre hayatta kaldığını söylüyorlar.

Mikroplarla konakçıları arasındaki etkileşimin son derece karmaşık olduğunu söyleyen Dr. Miller, kanser hastalarının tedavisinde yeni bulgular uygulanmadan önce daha fazla deney yapılması gerektiğini ve çalışmalarına ara vermeden devam ettiklerini söyledi.

Kaynak
The New York Times

Busra Meral

Okumak, araştırmak, yeni şeyler öğrenmek, bunlar üzerinde düşünmek, tartışmak ve paylaşmak benim için büyük keyif. Yazmak ise bambaşka bir dünya. Kurumsal hayat karmaşasından kaçıp buraya sığınıyorum. Paylaştıkça her şeyin daha güzel olacağına gönülden inanıyorum. "Okumak bir insanı doldurur, insanlarla konuşmak hazırlar, yazmak ise olgunlaştırır." Francis Bacon

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı