Okulsuz Eğitim Nedir?

Dünyada giderek, mevcut eğitim sistemlerine bir tepki olarak doğan ve hızla yaygınlaşan bir kavram var, okulsuz eğitim yani orijinal adı ile unschooling.

Türkiye için oldukça yeni ve altyapısal anlamında eksikleri çok fazla olan bu kavramı uygulamaya koymadan önce iyice tanımak gerekiyor.

Materyal ve bu doğrultuda destek veren atölyeler ülkemizde de yaygınlaştıktan sonra neden olmasın? Ancak gelin önce bu kavramı tanıyalım…

Bu sistem, eğitimi belirli standartlara ve okul binaları içerisine sığdırmaya karşı çıkmaktadır. Eğitimde kalıplaşmış, günlük hayatta kullanılmayan bilgilerin hafızada depolanmasının bireyi mutlu etmediği ve bireyin ihtiyaçlarına göre eğitimine devam ettirmesinin gerekliliği vurgulanmaktadır.

Bireyin, becerisini ve üretkenliğini en etkili biçimde bu yolla ortaya koyabileceği savunulmaktadır.

Bu eğitim modelinde önceden belirlenmiş müfredat, ders başlıkları, öğrenim saatleri, bireyselleşmemiş hedefler yok. Amaç öğrenmeyi ve öğrendiklerinden keyif almayı öğretmek, yönergelere sorgulamadan uyan bireyler yetiştirmek yerine, düşünebilen ve kendi kararlarını verebilen gençler yetiştirmektir.

Bu hedefler çok güzel peki ama nasıl ve nerede derseniz?

Okulsuz eğitimde öğrenme her yerde olabilir. Kitaplar, internet, aile, müzeler, geziler ve doğanın kendisi birer eğitim materyalidir aslında. Kısacası hayatın kendisi bir okuldur.

Okul ne işe yarar? diye sorduğumuzda genelde bir çoğumuz çocukları gelecekteki mesleklerine (ve hayata) hazırlar diye cevap verecektir.

Şimdi kendi çocukluğumuzu sorgulayalım. Kaçımız bundan 20 yıl önce şu an var olan teknolojiyi, değişen iş piyasalarını öngörebildi.

Geleceğin nasıl olacağını tahmin bile edemezken, çocukların geleceğe hazırlanmak için neler öğrenmeleri gerektiğini bugünden nasıl bilebiliriz?

Aslında biz onları yarının mesleklerine değil, bugünün mesleklerine hazırlıyoruz. Okullar günümüzde çocuklara, belki de gelecekte hiç de ihtiyaç duymayacakları bir takım bilgiler ve beceriler öğretmekte.

Görüş sunan uzmanlara göre, önümüzdeki 15-20 yıl içinde, eğitimde çok büyük değişiklikler bekleniyor ve bu değişikliklerden en önemlisi gelecek dünyada okulsuz ve öğretmen olmadan bir eğitim modeli ön görülüyor. 2030 yılında okuldaki derslerin yüzde 90’ının internet üzerinden yapılması planlanıyor.

Avrupa ve Amerika bu konuda oldukça ciddi hazırlıklar yapıp, bu konuya yüklü bir bütçe ayırırken ülkemizde eğitim tam bir çıkmazda.

Çocuklarımızın bir çoğu eğitimsiz veya daha da kötüsü zamansız aileler tarafından yetiştiriliyor. Bu sebepten dolayı, okulsuz eğitim birçokları için bir ütopya olabilir ancak unutmayın büyük yangınlar küçük bir kıvılcımla başlar.

Bir yerlerden başlamak için bundan daha uygun zaman yok gibi…

Ne dersiniz?

Bu arada bunu başaran bir kişinin hayat hikayesi size fikir verebilir. Okumak için: Niçin Okula Gitmedim

Aşağıdaki videoya da göz atmanızı öneririz bu arada…

Sibel ÇAĞLAR

Matematiksel

Etiketler

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim…Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere...Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim.Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı.Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu