EĞİTİM

Okulların Açılması İle İlgili Senaryolar: Eğitim Öğretim Ne Zaman Başlayacak?

Bildiğiniz üzere tüm Dünyada olduğu gibi ülkemizde de salgından dolayı eğitime ara vermek zorunda kaldık. Salgının seyrinin değişmesi ve yeni normalleşme adımları ile birlikte okulların açılacağı tarihlerde belirlenmiş oldu.

En çok merak edilen bazı sorular; salgın bu şekilde devam ederse okullar eğitime hazır olur mu? Gerekli ve yeterli önlemler alındı/alınacak mı? Ders programları yeniden yapılacak mı?  Sıkça sözü edilen seyreltilmiş eğitim, hibrit eğitim modeli nedir? 

Yeni Eğitim-Öğretim Yılının Başlamasına Yönelik Senaryolar

Eğitim uzmanları ve bakanlıktan yapılan açıklamalara bakıldığında okulların 31 Ağustosta açılması için hazırlıklar tamamlanmış gibi gözüküyor. Milli Eğitim bakanı Ziya Selçuk katıldığı programlarda okulların açılması ile ilgili dört ana senaryo üzerinde durduklarını ve buna göre de her senaryoya hazırlıklı olduklarını dile getirmektedir. Şimdi gelin senaryoların neler olduğuna birlikte bakalım.

Senaryo-1: Tüm okullar kısıtlamasız bir şekilde 31 Ağustosta tamamen açılabilir. Eğitim kaldığı yerden devam edebilir!

Milyonlarca öğrenci ve eğitim çalışanı okulların açılması ile birlikte büyük bir etkileşim içinde olacaklardır. Okulda bir araya gelen öğrenciler, okuldan sonra da aile bireyleri ile bir araya gelecektir. Bu durum hastalığın yayılmasında ciddi bir risk oluşturmaktadır. Bu riskin azaltılması için okullarda gerekli tüm önlemlerin alınmış olması gerekir. Yapılan açıklamalara göre dezenfektan, maske ve buna benzer tüm temizlik malzemelerinin tedarik edileceği bildirilmiştir.

Okulların açılması durumunda ortaya çıkabilecek problemlerden bazıları, pansiyonlu ve yatılı okullarda öğrenciler sosyal mesafeye nasıl dikkat edecekler?

Taşıma sistemiyle özellikle kırsal bölgelerde, denetimin daha az olduğu yerlerde, sosyal mesafe ve hijyen sağlanabilecek mi? Çocukların temas ettiği çöp kovasından tutunda, tahta, dolap, elbise askıları, lavabolar, kütüphane, kantine kadar okul araç ve gereçlerinin temizliği nasıl sağlanacak?

Buna benzer merak ettiğimiz birçok sorunun cevabını, okulların açılmasına yakın bir zaman diliminde daha detaylı açıklamalarla cevap verileceğini düşünüyoruz.

Senaryo-2: Okullar kısmi olarak açılabilir ve ‘’seyreltilmiş program’’ uygulanabilir!

Seyreltilmiş program: Eğitim-öğretim yılı için hazırlanmış yıllık müfredatın ve ders programının belirli bir oranda azaltılmasıyla uygulanan modeldir. Seyreltilmiş program iki farklı şekilde yapılabilir.

Ders programlarının seyreltilmesi: Ders yoğunluğunun azaltılması söz konusudur. Bu seyreltme modelinde öğrenciler bazı dersleri okulda alırken, bazı dersleri de evde online olarak alacaktır. Yüz yüze yapılan ders saatleri azaltılabilir. Ders sayısı azalacağı için duruma göre sınıflar ikiye bölünebilir. Bu şekilde metrekare başına düşen öğrenci sayısı uygun rakamlara kolaylıkla çekilebilir.  

Müfredatta seyreltme: Bu seyreltme modeli ise dersler okullarda okutulacaktır. Fakat konu ve süre bakımından azaltılması söz konusudur. Ortalama bir dersin süresi 40 dakika iken seyreltme ile birlikte dersin süresi 30 dakikaya indirilebilir. Ayrıca süre azaltıldığı için bazı konuların müfredattan çıkarılması gerekebilir. Bunu yanında bazı bölgelerde her iki modelin de uygulanması söz konusu olabilir.

Ayrıca son zamanlarda çokça duymuş olduğumuz hibrit eğitim modeli de uygulanabilir. Hibrit eğitim modelinde; geleneksel yüz yüze eğitimin online eğitim teknolojileri ile harmanlanarak oluşturulması sonucu elde edilen eğitim modelidir.

Hibirit eğitim modeli iki ayaklı olarak gerçekleştirilebilir. Bunlardan birincisi video konferans ve multimedya eğitim içerikleriyle gerçekleştirilen çevirimiçi ayağıdır. İkincisi ise işbirlikçi öğrenme modelinin kullanıldığı yüz yüze eğitim modelidir.

Tabi ki bu eğitim modeli uygulanırken avantaj ve dezavantajları unutulmamalıdır. Bu modelin uygulanmasında bölgesel farklılıklar da göz önünde bulundurulmalıdır.

Senaryo-3: Bölgeye Göre Eğitim

Diğer bir senaryo ise vaka sayılarının fazla olduğu riskli illerde önlemlerin alınıp, vaka sayılarının daha az olduğu illerde ise kısıtlamasız eğitim sistemin uygulanmasıdır. İllerdeki vaka sayılarına bağlı olarak eğitim programları illere göre şekillenebilir. Yani bölgeye göre eğitim modeli oluşturulabilir.

Aslında bu model ülkemizin yabancısı olduğu bir modeldir. Bu modelin benimsenmesi biraz zaman alacaktır. Nitekim öğrencilere farklı programlar verilse bile öğrenciler merkezde yapılan aynı sınava girmek zorunda kalabilirler.

Senaryo-4: Uzaktan Eğitime Devam

Salgının devam etmesi durumunda okullar açılmayabilir. Bir süre daha uzaktan eğitim ile yola devam edilebilir. Böyle bir durumda ise daha önceki yazımızda da belirtiğimiz gibi olabilecek olumlu ve olumsuz yönler göz ardı edilmemelidir.

Bir dönem boyunca uzaktan eğitimle edindiğimiz deneyim ve tecrübeler sayesinde eğitimin sürdürülebilmesi için tüm imkanlar seferber edilmeli, denenmiş uygulamaların zayıf yönlerini güçlendirmeye yönelik çalışmalar yapılmalıdır.

Uzaktan eğitim araçlarına erişilebilirlik maksimum düzeye çıkarılmalıdır. Fırsat eşitsizliği minimum düzeyde tutulmalıdır. İnternet sağlayıcı firmalar tüm öğretmen ve öğrencilere destek olmalıdır.

Milli Eğitim Bakanın katıldığı her programda ısrarla üzerinde durduğu konu, bunların birer senaryo olduğu, salgının devam etmesi, vaka sayılarının artması/azalması durumunda okulların açılacağı tarihlerde ve eğitim-öğretim faaliyetlerinde değişiklikler olabileceğini aktarmaktadır.

Tüm okulların biran önce açılıp eğitim öğretim faaliyetlerinin kaldığı yerden devam etmesini umut ediyoruz. Fakat bu süreçte en büyük önceliğimizin insan sağlığı olduğunu unutmamalıyız.

Matematiksel

Serkan Göksal

2009 Anadolu Üniversitesi İlköğretim Matematik Öğretmenliğine giriş yaptım. 2013’te mezun oldum. Üniversitede de okurken ortaöğretim kpss ile aynı üniversitede memurluk yaptım. Mezun olduğum ilk sene İstanbul’a öğretmen olarak atandım. 2015 yılında İstanbul Kültür Üniversitesinde yüksek lisansa başladım. Tez hazırlama aşamasındayım. Eğitimin sorunlu olduğu bölgeden geldiğim için eğitime çok önem veririm. Öğretmenliğin kutsal bir meslek olduğuna inananlardanım. Öğrencilerime dediğim gibi eğitim ihtiyaçtır. Bu ihtiyacı gidermek için çok çalışmalıyız. Çok okumalı ve çok merak etmeliyiz. Eğitimin yaşı yoktur. Hayat boyu devam eder. İnsanları, toplumsal olayları araştırmayı, incelemeyi çok severim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu