Okullar Genç İnsanların Öğrenme yeteneğini Köreltiyor mu?

Sınava hazırlama ve test düzeni, genç insanların öğrenme yeteneğini köreltiyor ve geleceklerini yok ediyor.

Gelecekte, eğer bir iş istiyorsanız, makinelerden mümkün olduğunca farklı, yani yaratıcı, eleştirel ve sosyal yeteneklere sahip olmanız gerekecek. Peki öyleyse neden çocuklara makineler gibi davranmaları öğretiliyor?

Çocuklar, doğal coşkuları, enerjileri ve meraklarıyla aynı eksende bir öğretimle en iyi şekilde öğreniyorlar. Peki öyleyse neden zorla sıraya sokulup olgusal gerçeklerle doldurulurken sıralarda oturmaya zorlanıyorlar?

Yetişkinken, işbirliği sayesinde başarılıyız. Peki öyleyse niçin testlerde ve sınavlarda işbirliği kopya çekmek olarak yaftalanıyor?

Hükümetler, okul dışında kalan öğrenci sayısını düşürmeyi istediklerini öne sürüyorlar. Peki öyleyse neden müfredatlar ve testler, zihni belirli bir şekilde çalışmayan bir çocuğu yabancılaştıracak kadar dar?

En iyi öğretmenler karakterlerini, yaratıcılıklarını ve ilhamlarını çocukların öğrenme iç güdüsünü tetiklemek için kullanırlar. Peki öyleyse neden karakter, yaratıcılık ve ilham, boğucu bir mikroyönetim düzeniyle baskılanıyor?

Graham Brown-Martin‘in, Learning {Re}imagined kitabında açıkladığı gibi, bu tersliklerin ortak bir nedeni var.

Okullarımız, 19. yüzyıl fabrikalarının gerektirdiği iş gücünü üretmek için tasarlanmıştı. Arzulanan ürün bütün gün sıralarında sessizce oturacak, aynı şekilde davranacak, özdeş ürünleri üretecek, mecburi standartlara ulaşmakta başarısız olunca cezaya boyun eğecek işçilerdi. İşbirliği ve eleştirel düşünme, fabrika sahiplerinin yalnızca köreltmeyi arzuladıkları şeylerdi.

İlgimiz uygunluk ve fayda olduğu sürece, çocuklarımızı iğ makinesi işletecek şekilde eğitebiliriz. Okullarımız, yalnızca gereksiz değil ayrıca zarar verici yetenekler öğretiyor. Çocuklarımız, bu yaşama meydan okuyan, insanlıktan çıkaran sisteme bir hiç için katlanıyorlar.

Sistem daha da gereksizleştikçe, daha da zor kurallar dayatılıyor ve bunlar daha büyük stres yaratıyorlar. Times Educational Supplement’taki bir okulun şimdiki reklamı şunu soruyor: “Düzen ve disiplinden hoşlanır mısınız? Çocukların her zaman itaatkar olmasına inanır mısınız? … Eğer öyleyse, o zaman ıslahevi müdürlüğü görevi size uygun olabilir.” Evet, bir çok okulun disiplin sorunları var. Ama bu, enerji ve heyecanla coşan çocuklar, tavuk kafesleri gibi yerlere kapatıldığında gerçekten şaşırtıcı mıdır?

Öğretmenler artık mesleklerini yığınlar halinde bırakıyorlar, fazla çalışma ve cesaret kıran bir standartlaşma, test ve yukarıdan aşağı denetim düzeniyle eğitimleri boşa gidiyor ve kariyerleri yok oluyor. Onlara daha az özerklik sunulurken, sistemin hataları için daha fazla suçlanıyorlar. Büyük bir istihdam krizi bizi bekliyor, özellikle fizik ve tasarım ve teknoloji gibi çok önemli derslerde. Bu tam da hükümetlerin verimlilik dediği şey.

Sistemi değiştirmeye yönelik, çocukları 19. yüzyılın değil de 21. yüzyılın olası gerekleriyle donatmaya yönelik herhangi bir çaba, hükümetler ve gazeteler tarafından “sosyal mühendislik” olarak şeytanlaştırılıyor. Hoş, şüphesiz öyle. Bütün öğretim, sosyal mühendisliktir. Şu an, sanayi sonrası dönemde, sanayi iş gücünün sosyal mühendisliğine takılmış durumdayız. Donald Trump’ın eğitim bakanı Betsy DeVos‘un ve Britanya’daki nostaljik hükümetin yönetiminde, büyük ihtimalle daha da kötüleşecek.

Doğal yaratıcılık ve meraklarını uygulamalarına izin verildiğinde, çocuklar öğrenmeyi seviyorlar. Yürümeyi, konuşmayı, yemeyi ve oynamayı kendiliklerinden, izleyerek ve deneyerek öğreniyorlar. Daha sonra okula gidiyorlar ve bu içgüdülerini onları oturmaya zorlayarak, onlara atıl olgusal gerçekleri zorla yedirerek ve testlerle usandırarak bastırıyoruz.

Okullar Genç İnsanların Öğrenme yeteneğini Köreltiyor mu?

Çocuklara iyi öğretmenin tek bir sistemi yok, ancak en iyi olanların ortak yanı şu: Çocukların kendi   yöntemleriyle keşfedebilecekleri, ilgilerini öğretmeden ziyade yardımla geliştirdikleri zengin dünyalar kuruyorlar.

Örneğin, Bolton’daki Essa Akademisi her öğrenciye projelerini yaptıkları, öğretmenleri ve birbirleriyle materyal paylaştıkları ve ev ödevlerine ilişkin sorular için öğretmenleriyle iletişim kurdukları bir iPad veriyor. Bu sistem, basmakalıp görevleri azaltarak, öğretmenlerin çocuklara bireysel olarak yardım etmesini sağlıyor.

Başka okullar başka doğrultularda ilerlediler, çocukları dışarıya çıkardılar ve ilgilerini meşgul etmek ve zihinsel ve fiziksel yeterliliklerini geliştirmek için doğal yaşamı kullandılar (Forest School hareketi bu yöntemi destekliyor). Ancak bu konu, yüksek teknoloji veya düşük teknoloji konusu değil; buradaki vurgu, çocukların girdiği dünyanın, onların merağını tetiklemeye yetecek kadar zengin ve çeşitli olması ve kendi karakter ve yeteneklerini en iyi şekilde yansıtan bir öğrenme yöntemini keşfetmelerini sağlamasıdır.

Çocuklara karşı değil de, onlarla çalışmak üzere tasarlanmış pek çok öğretim programı var. Örneğin, Mantle of the Expert, onları, geleneksel konu sınırlarının ötesine geçen hayali bir görevi (konteyner limanı işletmek, lahit kazmak veya felaketten insanları kurtarmak gibi) çözmek üzere, araştırma takımı oluşturmalarını cesaretlendiriyor. Quest to Learn adı verilen benzer bir yaklaşım, çocukların oyunlar oynayarak kendi kendilerine öğrenmelerine dayanıyor. Kendilerine verilen karmaşık görevleri çözmek için, yığınla bilgi ve yetenek elde etmeleri gerekiyor. Oyuncuların heyecan ve kararlılığıyla bunu yapıyorlar.

İtalya’da geliştirilen Reggio Emilia yaklaşımı, çocukların, en çok ilgilerini çeken konulara dayanarak, eğitim boyunca öğretmenlerinin yardımıyla konular açarak, kendi müfredatlarını oluşturmalarına izin veriyor. Ashoka Changemaker okulları empatiye “okuma ve matematikle eşit değerde temel bir yetenek” olarak yaklaşıyor ve onu 21. yüzyılın anahtar yeteneği olacağına inandıkları bir tür açık, akıcı işbirliği geliştirmek için kullanıyor.

Güney Afrika’daki ilk çok ırklı okul olan Woodmead, kuralların ve disiplinin bir öğrenci konseyi tarafından denetlendiği tamamen demokratik bir öğretim yöntemi geliştirdi. Bütünleşik dersler programı, Finlandiya’daki yeni sistem gibi, öğrencilerin, altın veya ilişkiler veya okyanus gibi temaları keşfetmeleri yararına geleneksel konuları ıskartaya çıkardı. Mezunları arasında Güney Afrika’nın önde gelen düşünürleri, politikacıları ve iş adamları var.

Britanya ve ABD gibi ülkelerde, bu gibi programlar, sistem sayesinde değil, sisteme rağmen başarılı oluyorlar. Bu hükümetler, çocukların öğrenmeyi zor ve ıstıraplı bulmasını sağlamayı amaçlasalardı, bundan iyisini yapamazlardı. Evet, hadi biraz sosyal mühendislik yapalım. Çocuklarımızı fabrikadan, gerçek dünyaya doğru biçimlendirelim.

Kaynak: https://www.theguardian.com/commentisfree/2017/feb/15/robots-schools-teaching-children-redundant-testing-learn-future

Tahir Emre Kalaycı – Sendika.Org

Matematiksel

Matematiksel

Bu yazı gönüllü yazarlarımız tarafından hazırlanmış veya sitemiz editörleri tarafından belirtilen kaynaktan aslına uygun kalınarak eklenmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı