Öğrenilmiş İyimserlik: Mutluluk Öğrenilebilir mi?

Öğrenilmiş çaresizlik görüşüne bir karşı ortaya atılan öğrenilmiş iyimserlik, dünyaya olumlu bir bakış açıdan bakma yeteneğini geliştirmeyi hedefler. Bu kurama göre, olumsuz düşünceleri daha olumlu düşüncelerle değiştirerek, insanlar nasıl daha iyimser olunacağını öğrenebilirler.

Birçoğumuz daha iyimser bir insan olmanın birçok faydası olduğunu biliriz. Sonuçta iyimserliğin hem akıl hem de beden sağlığımızla doğrudan ilişkili olduğu yapılan bir çok araştırma neticesinde kanıtlanmıştır. Ayrıca iyimser bir bakış açısı hedeflere ulaşırken motivasyonu da korumaya yardımcı olur. Örneğin, sınavlara hazırlanan bir öğrenci ders çalışırken karamsar bir bakış açısıyla bunu asla başaramayacağına inandığı için kolayca pes edebilir. Bu durumun yarattığı stres iyimserler de daha az gözlemlenir ve bu kişiler sorunlar ile daha kolay baş edebilirler.

Öğrenilmiş İyimserlik Tanımının Kökenleri

Öğrenilmiş iyimserlik, pozitif psikoloji olarak bilinen, psikolog Martin Seligman tarafından tanıtılan nispeten genç bir psikoloji dalından ortaya çıkan bir kavramdır. Öğrenilmiş çaresizlik teorisi ile adından sıkça söz ettiren Seligman, zaman içinde bunun karşıtı olarak “Öğrenilmiş İyimserlik” öğretisini kavramsallaştırmıştır.

Martin Seligman, bilişsel psikolojiyi benimsemiş bir psikologdur. Dolayısıyla tutum ve davranışlarımızın temelinde algılarımızın yattığını savunur. İşte bu varsayımdan yola çıkarak, “yaşam, başarı ve mutluluk” gibi kavramları yeniden tanımlar ve bu kavramların temelinde yattığı “Pozitif Psikoloji”akımını disipline eder. Pozitif psikoloji, insanların gelişen olay ve dolaşan enformasyonlara olumlu anlamlar yükleyerek; yaşam doyumu, minnet, öz-şefkat, kişisel gelişim, özgüven ve umut gibi dinamikler ile yaşamının pozitif özelliklerini artırıp güçlendirmesini sağlayan bir akımdır. Öğretilerini öncelikle yaşayan ve karakteri haline getirerek sıcakkanlı ve sempatik mizacını geliştiren Seligman, bizler için önemli bir örnektir.

“Psikoloji, ilaçlardan ya da bir şeyleri iyileştirmeye çalışmaktan çok daha ötesidir. Bu, eğitim, iş, evlilik ve hatta sporla bile ilgilidir. Benim asıl görmek istediğim, psikologların insanlara tüm bu alanlarda yardım etmek için çalışmasıdır.”

Martin Seligman

İyimserliği Öğrenebilir misiniz?

İyimserliğin faydalı olabileceği açık olsa da, sorun insanların bunu öğrenip öğrenemeyeceklerinde yatmaktadır. En karamsar insanlar bile dünya görüşlerini değiştirebilir mi? Seligman’ın çalışması, daha iyimser bir insan olmanıza yardımcı olabilecek becerileri öğrenmenin mümkün olduğunu öne sürüyor. Başlangıçta ne kadar karamsar olursa olsun ona göre herkes bu becerileri öğrenebilir.

Bilişsel terapiler, depresyonlar hakkında üç teori önerir: Depresif kişi dünyanın kötü bir yer olduğuna inanır, depresif kişi ne gücünün ne de yeteneğinin olduğunu düşünür ve depresif kişi gelecekten umutsuzdur. Pozitif psikoloji ise olaylara şöyle yaklaşır: “Gelecek umutsuz görünebilir, ancak bana sizin onda neyi değiştirmek istediğinizi söyleyin.” Ardından hastanın hayal ettiklerini temel alarak yola çıkılır.

Olaya farklı bir çerçeveden bakan araştırmacılar da var. Bu kişiler iyimserliğin olumsuz bir yanı olabileceğini öne sürüyor. Aşırı ve belki de gerçekçi olmayan bir şekilde iyimser olan insanlar narsisizme eğilimli olabiliyor. Bazı kişiler, bir kişinin olumsuz bir olay yaşama olasılığının daha düşük olduğuna inanmasına neden olan bilişsel bir önyargı olan iyimserlik önyargısına sahip olabiliyor. Ancak bazı araştırmalar aşırı iyimser olmanın potansiyel tuzaklarına işaret ederken, çoğu çalışma iyimserlik ile genel sağlık arasında pozitif bir bağlantı olduğu fikrini destekliyor.

En doğrusu orta yolu bulmaya çabalamak gibi gözüküyor. Göz atmak isterseniz…

Kaynak: Using Learned Optimism in Your Life; https://www.verywellmind.com/

Matematiksel

Sibel Çağlar

7 yıl Kadıköy Anadolu Lisesinin devamında lisans eğitimimi Marmara Üniversitesi İng. Matematik öğretmenliği üzerine tamamladım. Devamında 20 yıl çeşitli özel eğitim kurumlarında matematik öğretmenliği ve eğitim koordinatörlüğü yaptım. 2015 yılında matematiksel.org web sitesini kurdum. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu