Anasayfa » BİLİMSEL GELİŞMELER » Neşeli Müzikler Dinlemeniz Yaratıcılığınızı Geliştirebilir

Neşeli Müzikler Dinlemeniz Yaratıcılığınızı Geliştirebilir

Yaratıcılık, bilimsel, teknolojik ve kültürel inovasyonun arkasındaki itici güçtür ve günümüzün kilit yeterliliklerinden birisidir. Karmaşık ve hızla değişen dünyamızda karşılaştığımız sorunlar, yaratıcı düşünceyi her zamankinden daha fazla talep etmektedir. Ancak, sorun insanlık olarak bir yaratıcılık krizinde olmamız…

Modern araştırmalar, yaratıcı düşüncenin, sadece birkaç dahi zihin için mevcut olan doğuştan gelen bir yetenek yerine, normatif bilişsel işlevsellik ile içsel olduğunu ve temel bilişsel süreçlere bağlı olduğunu göstermiştir.

Yani özetle, yaratıcılık geliştirilebilir…

Müziğin biliş üzerindeki yararlı bir etkisi olduğunu gösteren önceki bilimsel çalışmalara rağmen, dinlenilen müzik türünün yaratıcılığa nasıl katkı sağlayabileceği bugüne kadar pek dikkat çekmemişti.

Bu nedenle, Radboud Üniversitesi’nden Simone Ritter ile Sydney Teknoloji Üniversitesi’nden Sam Ferguson farklı müzik türlerinin düşünme biçimimizi nasıl etkilediği konusunda bir araştırma yaptı.

Araştırma, neşeli müziklerin yaratıcı düşünmeye yardımcı olduğu yönünde bulgular ortaya çıkardı.

Araştırma detaylarına kısaca girmek gerekirse…

Araştırmacılar 155 katılımcıyı beş gruba ayırdı. Bunların dördüne birbirinden farklı bir müzik türü eşliğinde testler yapıldı. Beşinci grup ise testleri sessiz ortamda tamamladı.

Testler iki tür düşünme türünü belirlemek üzere tasarlanmıştı: Yeni fikirler üretme sürecini tanımlayan ıraksak düşünme ve bir problem için en iyi çözümü bulmaya yönelik yakınsak düşünme.

Araştırmacılar katılımcıların neşeli müzikleri dinledikleri zaman daha yaratıcı olduğunu, sessiz ortamda çalışan insanlardan daha eşsiz fikirler ortaya koyduklarını gözlemledi. Hüzünlü, kaygılı ve sakin bulunan müziklerde ise böyle bir etki gözlemlenmedi.

Bu da sadece müzik dinlemenin değil müziğin türünün de önem düşünce yapımız üzerinde önem taşındığını düşündürse de durum tam olarak böyle değil…

Neşeli müzik adına deneyde kullanılan Vivaldi’nin İlkbahar’ı sadece ıraksak düşünmeyi güçlendirdi ancak hiçbir müzik türü yakınsak düşünmeye yardımcı olmadı.

Bunun anlamı da şu: Problem çözmek için zihnimiz halen sessizliğe ihtiyaç duyuyor.

Müzik dinleme, günlük hayata kolayca entegre edilebilir ve yaratıcı düşünmeye ihtiyaç duyulduğunda bir seçenek olarak kullanılabilir.

Denemesi kolay…

İleri Okumalar: https://journals.plos.org/

Matematiksel

Paylaşmak Güzeldir

Yazıyı Hazırlayan: Sibel Çağlar

Avatar
Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.