Nedir Bu Schrödinger’in Kedisi?

Kuantum dünyasının en ünlü hayvanı mevcudiyeti hakkında kesin bir bilgi sahibi olmadığımız teorik bir kedidir. Schrödinger’in kedisinden bahsediyoruz elbette. 

Kuantum mekaniğinin kurucularından kabul edilen Avusturyalı fizikçi Erwin Schrödinger (1887) fizik alanına yaptığı önemli katkılarda bulunmuş ve 1933’te Schrödinger denklemi ile Nobel Fizik Ödülü almış bir bilim adamıdır. Schrödinger denklemi, bir kuantum sistemi hakkında bize her bilgiyi veren araç dalga fonksiyonu adında bir fonksiyondur. Ancak bir çok kişi onun adını 1935 yılında ortaya attığı aslında bir paradoks olarak tanımlanan Schrödinger’in Kedisi düşünce deneyi ile tanır.

Kuantum fiziği tarihinin belki de en ünlü düşünce deneyidir bu. Schrödinger, paradoksunda, kuantum mekaniksel bir parçacığın iki farklı durumu aynı anda eşit olasılıkla taşıyabilme yeteneğini kullanıyor. “İki halin üst üste gelmesi” makro dünyaya yansıtıldığında, içinden çıkılmaz bir sorun çıkıyor.

Düşünce deneyinde, bozunup bozunmadığı dışarıdan bilinemeyecek, uyarılmış bir atom ile bir kedi aynı kutuya kapatılıyor. Atom bozunacak olursa bir tetikleme mekanizması aracılığıyla bir siyanür şişesini kıracak ve kediyi öldürecektir. Kuantum mekaniğin kapsamında son derece sıradan diye nitelendirilebilecek biçimde, atom, hem bozunmuş hem de bozunmamış sayılabiliyor. Bundan yola çıkarak, kendisi de atomlardan oluşan kediyi de hem canlı, hem de ölü sayabilir miyiz? Henüz kimse bu soruya herkesi tatmin edebilecek bir yanıt bulamadı.

Aşağıda izlemenizi önereceğimiz, konuyu oldukça basit bir biçimde görseller yardımı ile açıklayan iki kısa videomuz var.

İlk videomuz aynı isimli kitaptan yola çıkarak konuyu anlatmakta.

İkinci videomuz ise animasyon yardımı ile bilgiyi vermekte. İngilizce bu diye hemen kaçmayın altyazılardan Türkçeyi ayarlayabilirsiniz.

Matematiksel

Yazıyı Hazırlayan: Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bunlara da Göz Atın

Doğa Altıgenleri Neden Sever?

Örüntüler ve geometri doğaya baktığımızda karşımıza sıkça çıkmakta. Ancak doğada 6 sayısının özel bir yeri varmış …

Bir Yorum

  1. beynim yandı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

ga('send', 'pageview');