MATEMATİK HER YERDE

Müzik, Beyin ve Matematik

Müzik insanlık var olduğundan beri bir biçimde hayatımızın içinde. Hareketini müziğe uygun senkronize edebilen bilindik tek canlı türü olduğumuzu düşündüğümüzde müzik, ritim ve dansın insanlık tarihinde önemli bir role sahip olmasına şaşırmamak gerekli elbette…

Nedeni ne olursa olsun, müzik insanları bir araya getirme potansiyeline sahip. Bir zamanlar av ve savaş öncesi rituellerde, günümüzde de motivasyona ihtiyaç duyulan bir çok yerde…

Bir grup insanı senkronize etmek için en uygun araç müzik olunca toplum mühendisleri ve bilim insanlarının bu konuyla ilgili çalışmaları her daim canlılığını koruyor elbette.

Müziğin yaşadığımız anları anlamlandırmada ve hafızamıza kazımakta da önemli bir işlevi var.

Sonuçta müzik duygusal bir araç ve duygusal hafızamıza yerleştirdiğimiz bazı tepkiler o an duyduğumuz müzikle eşleşebilmekte. Ancak bizi müziğe bağlayan şey sadece duygusal değil bilişsel özelliklerde var.

Müzik ve Beyin

Nörobilimciler müziğin beyin üzerindeki etkilerini kavrayabilmek için uzun zamandır araştırmalar yapmakta.

Bunlardan birisi kariyerine bir müzisyen olarak başlayan ancak zamanla müzik hakkında daha fazla şey anlayabilmek için 30’lu yaşlarda nörobilim eğitimi alarak halen üniversitede araştırmalarına devam eden Nörolog Daniel Levitin.

Kendisinin müzik ve beyin ilişkisi hakkında yayınlanmış iki kitabı olmasına rağmen bu Daniel’e yeterli gelmemiş ve müziğin bir müzisyenin beyninde nasıl değişimler yaptığını gözlemlemek için bir dizi araştırma yapmaya karar vermiş. Bu konuda insan kobayı olmayı kabul eden ise tanınmış müzisyen Sting olmuş.

Daniel’in amacı insan beyninin farklı müzik parçalarına verdiği tepki şemasını inceleyerek müziğin üretim sürecindeki yapı taşlarını keşfetmek.

Ölçümler sonucunda Daniel ve ekibinin bulgularına göre Sting’in müzik dinlerken beyninde oluşan hareketlenme, normal bir insanın aynı parçayı dinlerken verdiğinden çok daha farklı.

Benzer araştırmaların, başarılı sporcuların hazırlık aşamasındaki beyin şemasını veya bir yazarın karakterlerini organize ederken beyninde oluşan hareketlenmeyi incelemek için de kullanılabileceğini söyleyen Daniel Levitin’in çalışmasıyla ilgili detayları incelemek isterseniz: 

http://www.mcgill.ca/newsroom/channels/news/dont-scan-so-close-me-262057 

Peki hangi şarkıların akılda kalma oranı daha fazladır ya da diğer bir değişle popüler bir müzik parçasının karakteristik özellikleri nelerdir?

İşte burada işe biraz matematik karışmakta.

Potansiyel Hit Şarkı Denklemi

Bristol Üniversitesi’ndeki araştırmacılar bir şarkının hit haline gelip gelmeyeceğini öngören bir denklem bulmuş durumda. 

Hit Potansiyel Denklemi” olarak adlandırılan denklem şarkıların adeta röntgenini çekerek farklı değişkenlere ayrılması sonucunda elde edilmiş.

Müziği analiz etme sürecinde melodi, armoni, tempo, ritim, oktav, ton, akor dizilerinin ve bunun gibi benzer unsurları ayırarak hit şarkıların tekrarlayan kalıplara uyduğu bulunmuş.

Çalışmaya buradan göz atabilirsiniz

Pearl Jam grubunun eski gitaristi Mike McCready şu aralar bir müzik şirketinin CEO’su.

Çalıştığı şirket bir şarkının hit olup olmayacağını %80 oranında doğru tahmin edebildiklerini iddia ediyor. Şirket dahilinde son 50 yıla ait üç milyondan daha fazla şarkının analizinden elde edilen sonuçlara bakıldığında hit şarkıların 60 matematiksel kalıptan birine uyum sağladığı gözlemlenmiş.

Bu kalıpların her biri insan beyninin çağlardan beri hoş bulduğu unsurların bir bileşimini simgeliyor.

Piyasaya yeni çıkan bir şarkı bu kalıplardan birine uygun özellikler taşıyorsa liste başlarında olması yüksek ihtimal anlayacağınız.

Matematik müzik sektöründe gördüğünüz gibi zannedilenden daha fazla kullanılıyor ancak elbette daha iyi nasıl müzik yapılabileceği veya yaratıcılık konusunda pek fazla bilgi veremiyor.

Yaratıcılık doğuştan gelen müzikal beceri de yıllar içinde şekillenen bir süreç.

Peki beyni müzik konusunda eğitebilir miyiz?

Cevabımız evet ancak bu küçük yaşlarda daha kolay. Hatta bilim insanları daha ana rahminde iken bile müzik dinlemenin uzun dönem hafızayı harekete geçirdiğini düşünüyor.

Elbette dinlemenin ötesinde bir de enstrüman çalmayı öğrenmek bilinen her şeyden daha fazla beyni harekete geçiren bir araç. Araştırmacılar bir müzik enstrümanı çalmayı öğrenen çocuğun zeka seviyesinin 7 puan arttığını iddia ediyor.

Dikkate alınması gereken bir artış bu.

Dünya hakkında bilgi sahibi olmak yaşama dair deneyimlerimizi arttırır. Beynimizin işleyişi ve farklı tepkileri hakkında öğrendiğimiz bilgiler de aynı şekilde.

Daha keşfedecek çok şey olduğu kesin gizemli kıvrımlar arasında…

Sibel Çağlar

Kaynaklar:

www.mcgill.ca/newsroom/channels/news/dont-scan-so-close-me-262057

www. singularityhub.com/2012/03/05/love-that-new-single-mathematical-equation-predicts-musics-hits-and- lops/#sm.0001j594ov184qdnqv6hoy6p2oa0z

https://www.npr.org/templates/story/story.php?storyId=10442377

National Geographic Belgeseli – Dehanın Sırları

https://kurious.ku.edu.tr/tr/makaleler/muzik-insanlikla-yasit

Matematiksel

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim…Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere...Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim.Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı.Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı