Mütevazi, Çalışkan Richard Dedekind

Matematik tarihindeki en büyük isimlerden biri, Gauss’un son öğrencisi,
Richard Dedekind’ı tanıyalım…

Tam adıyla Julius Wilhelm Richard Dedekind, 1831’de Gauss’un da doğum yeri olan Brunswick’te dünyaya geldi. Ailesi, özellikle de anne tarafı Almanya’nın o bölgesinde tanınmış kişilerdi. Genç Dedekind’ın ilgisi okul hayatının ilk başlarda matematikten ziyade kimya ve fiziğe yönelmişti. Ancak kısa bir süre sonra doğal bilim­lerin düzgün bir mantıksal yapıdan yoksun olduğunu düşünerek matematik üzerine yoğunlaşmaya karar verdi.

1848 ‘de Collegium Carolinum’a girerek burada analitik geometri, cebir , mekanik ve analiz öğrenmeye başladı. Sonuçta 1850’de Georg-August’a gir­diğinde Dedekind doğrudan okuldan gelen öğrencilere göre çok daha donanımlı durumdaydı. Gymnasium öğretmenleri için eğiti­me yönelik bir matematik semineri düzenlenmişti. Dedekind, bir yıl sonra Riemann’ın da katılacağı bu seminerde yerini almıştı.

Ku­ramsal bilimle ilgileniyor ve Riemann’ın aksine deneysel çalışmayı pek de umursamıyordu. Yine de çok sayıda ortak ilgi alanına sahip bu ikili dostluklarını uzun yıllar boyunca sürdürecekti.

Dedekind bir sonraki öğretim döneminde çalışmalarının sıkı takipçisi olduğu Gauss’un ile­ri jeodezi üzerin ders verdiğini öğrendi. Dedekind yalnızca dört dönemin ardından 1852’de, Gauss’la çalışan son öğrenci olarak Euler integralleri üzerine verdiği tezle doktorasını tamamladı.

Gauss, Dedekind’in çok fazla şey bildiğine ve bağımsız biri olduğu­na tanıklık ederken “gelecekte yapacaklarına ilişkin güçlü beklen­tilere” sahip olduğunu da eklemişti.

Dedekind 1855 ile 1857 arasındaki kış öğretim dönemlerin­de Riemann’ın Abel fonksiyonları ve eliptik fonksiyonlar üzerine derslerine katıldı. Öğretmen olmasına karşın hala bir öğrenci gibi yoğun bir şekilde derslere girmeye devam ediyordu. Bu arada ken­di verdiği dersler de üniversitede Galois kuramını muhtemelen ilk anlatan kişi olması nedeniyle kayda değerdi. Dedekind dersinde cebirsel anlamda cisim kavramını ele alıyordu. Az sayıda öğrenci­nin takip ettiği bu dersin, Dedekind’in Galois’dan bir adım ileriye geçerek, permütasyon grupları yerine soyut grupları koyduğu dersinde yalnızca iki öğrenci vardı.

Dedekind’in müziğe karşı büyük bir yeteneği vardı. Usta bir piyanist ve viyolonselist olan Dedekind ağabeyi Adolf’un yazdığı bir libretto için oda operası bestelemişti.

Dedekind, 1894’te resmi olarak emekliye ayrılmasının ar­dından ara sıra ders verse de sakin bir yaşantı sürdürdü. 12 Şubat 1916’da seksen dört yaşında huzur içinde yaşamını yitirene dek sağlıklı ve üretken bir hayat sürdürdü.

Dedekind, daha sonra Emmy Noether‘in modern cebir kavramlarını kullana­rak genişleteceği cebirsel tam sayılar kuramını geliştirdi.

Noether, Dedekind’in yaptıkları karşısındaki hayranlığını dile getirirken konuya ilişkin verdiği derslerde sık sık şöyle derdi: “Bunu zaten Dedekind’ de bulabilirsiniz .”

Dedekind’e özellikle doktorasının ellinci yılı kutlamalarında çok sayıda bilimsel paye verildi. Dedekind, kişilik ve yaşam tarzı açı­sından Gauss’a çok benziyordu. Gauss’un çok daha geniş bir yel­pazede olmakla birlikte her ikisinin de matematik üslupları hayli benzerdi.

Dedekind’in bilimsel çalışmaları, pek çok zevk ve tavrı paylaştığı Dirichlet ve Riemann‘dan da etkilenmişti. Bu üçlü ken­di önemlerinin farkında olsalar da utangaçlığın sınırlarındaki bir mütevazılıkla bunu hiçbir zaman meslektaşlarına hissettirmemiş­lerdi. Hırstan uzak olan Dedekind, Dirichlet ve Riemann zekala­rının parlaklığı ve zarafetiyle karşılaştıklarında mahcup olmuşlar­dır.

Dedekind, Gauss’un da görüşlerini yansıttığı sözlerinde şöyle diyordu: “Şimdiye dek ne yaptıysam ve ne olduysam tüm bunları sıra dışı bir yetenekten ziyade çalışkanlığıma ve bunun da ötesinde yorulmak bilmez çalışmama borçluyum .”

Kaynak: Ioan James – Büyük Matematikçiler

Matematiksel

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı