Kişisel Gelişim

Einstein, Picasso ve Mozart’ın Yaratıcı Alışkanlıkları

Wolfgang Amadeus Mozart, Albert Einstein ve Pablo Picasso birbirlerinden farklı dönemlerde yaşamış, farklı alanlarda yeteneklerini dünyaya kanıtlamış üç dahi. Peki bu üçlünün zekaları dışında ortak özellikleri ne olabilir? Aslında bu sorunun cevabını, çalışırken kendinizi bir işe adamanın ne anlama geldiğini biliyorsunuz, anlayabilirsiniz. Einstein, Picasso ve Mozart’ın ne kadar zeki olduğu şüphe götürmez bir gerçek ama onların en önemli özelliklerinden biri azimli oluşlarıydı. Yüksek ustalık derecesine ulaşmak için hiçbir zaman yılmadılar. Çok yetenekli olduğunuzu düşünelim… Ama azimli değilseniz, başarıyı unutun!

Yaratıcı insanlar muazzam bir azme sahiptir. Hedefleriniz değerlerinizle örtüştüğünde, arayışınızda kendinizi kaybetme olasılığınız daha yüksektir. Yetenek tek başına asla yeterli değildir. Dehalar, geçmişte ve günümüzde, iradeleri, konsantrasyonları ve motivasyonları ile tanımlanır. Ustalık elde etmek için alışılmadık bir derecede özveri gereklidir.

Einstein son derece yüksek bir zekaya sahipti ama İzafiyet teorisi için yaptığı çalışmalarını sürdürürken yaptığı işi gerçekten seviyordu. Yaratıcı insanlar, yapmayı sevdikleri şeyde uzun süre çalışmak için güçlü bir istek duyarlar. Kendisi sık sık işine dalmaktan dolayı yemek yemeyi bile unuttuğunu dile getirirdi. Ayrıca Einstein son derede meraklı biriydi. Aslında bu merak dürtüsü onun hayal gücünün en önemli yakıtıydı. Yeni fikirleri merak ediyordu, bilime dair her şeyi merak ediyordu; ‘merak’ onu besliyordu.

 “Özel bir yeteneğim yok. Ben sadece tutkuyla merak ediyorum.”

Albert Einstein

Einstein, Picasso ve Mozart Risk Almaktan Çekinmezdi

Risk alma, gelenekselliğin güvenliğinden kopma ve konfor alanının dışına çıkma isteği yaratıcılık için gereklidir. Tüm potansiyelinizi ancak farklı bir şey yapmanın riskini göze alırsanız keşfedebilirsiniz. Einstein, Picasso ve Mozart, risk almaktan hiçbir zaman çekinmedi. Hedef kadar işlerinin sürecine de değer verdiler. Engelleri keşfetmek ve ilerlemek için fırsatlar olarak gördüler. Bir keresinde Picasso’ya, bir tabloya başladığında nasıl görüneceğini bilip bilmediği soruldu. Cevabı “Elbette hayır. Bilseydim, zahmet etmezdim” biçimindeydi. Picasso, fikirleri hep başlangıç noktası olarak gördü.

“Ne çizeceğini bilmek için çizime başlamalısın”

Pablo Picasso

Mozart, çocukluğundan itibaren müzik ile içiçe bir yaşam geçirmişti. Kişisel zorluklara rağmen, Bach, Handel ve Haydn gibi ustaların tekniklerini öğrenmek için babasının yanında çok çalıştı. Onun en önemli özelliği ise çok çalışkan olmasıydı. Bir arkadaşına müziğe olan bağlılığıyla ilgili şunları söylemişti: “Bu sanatı kolayca elde ettiğimi düşünenler yanılıyor. Sizi temin ederim ki bu muhteşem bestelere kimse benim kadar vakit ayırmamıştır.

Sonuç olarak tutku ile çok çalışmak, azim ve merak bu yaratıcı dehaların ortak özelliği idi. Merak dürtünüzü asla küçümsemeyin, peşinden gidin. Bunun sizi nereye götürdüğüne şaşıracaksınız.

Çeviri Kaynağı: The Creative Habits of Einstein, Picasso and Mozart; https://www.inc.com

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu Yazılarımıza da Bakmanızı Öneririz

Başa dön tuşu