Psikoloji

Misophonia: Sesler Sizi Gerçekten Çıldırtıyor mu?

Diğer insanların fark etmediği sesleri duyuyorsanız Misophonia hastalığına sahip olabilirsiniz. Seçici ses duyarlılığı sendromu olarak da adlandırılan Misophonia bazı seslerin duygusal veya fizyolojik tepkileri tetiklediği bir duygu durum bozukluğudur. Bu hastalığına sahip olan kişiler, bazı seslere aşırı ve çoğu zaman duygusal bir şekilde tepki verirler. Bir nefes alışveriş, bir çiğneme sesi çoğu zaman bu kişileri rahatsız etmek için yeterlidir. Tepkileri öfke ve kızgınlıktan, paniğe ve kaçma ihtiyacına kadar değişebilir.

Misophonia Nedir?

Kelimenin gerçek anlamı da “Sesten nefret etmek”tir. Yeterince anlaşılmamış ve araştırılmamış bir durumdur. Terim, 2000’li yıllarda hayatımıza girmiş ve yakın zamanda farkındalık artmıştır. Şu anda bu durum için belirlenmiş tanı kriterleri yoktur. Araştırmacılar, bozukluğun ayrı bir psikiyatrik bozukluk olarak sınıflandırılması gerektiğini düşünmektedir.

misofonya

Misophonia Hastalığına Ne Sebep Olur?

Kesin nedenleri bilinmese de rol oynayabilecek birkaç faktör olduğu anlaşılmıştır. Bazı araştırmalar, bu kişilerde duyguları işlemede önemli bir beyin bölgesi olan anterior insular korteks (AIC) ve işitsel korteks arasında daha fazla bağlantı olabileceğini ortaya çıkarmış durumda. Ayrıca obsesif-kompulsif bozukluk (OKB), Tourette sendromu ve anksiyete bozuklukları olan kişilerde de misophonia gözlenme olasılığı daha yüksek.

Başka bir sese tahammülsüzlük hastalığı da hiperakuzi‘dir. Ancak bu durumda temelde tahammülsüzlük yüksek ses ile ilişkilidir. Oysaki Misophonia’yı tetikleyen şeyler çoğunlukla beden ile ilişkili gündelik şeylerdir. Kişi, bu durumu engellemek için dış sesleri tamamen engelleyen kulaklıklar kullansa da sesleri duymaya devam eder. Esneme veya dudak şapırdatma gibi bedensel işlevler söz konusu olduğunda, sesin yalnızca başka bir kişi tarafından üretildiğinde bir tepkiyi tetiklemesi de ilginçtir. Yani kişi kendi çıkardığı seslerden rahatsızlık hissetmemektedir.

Şu anda bu ses duyarlılığı sendromları için yerleşik bir tedavi yoktur. Bununla birlikte, bilişsel davranışçı terapi gibi uygulamaların olumlu sonuçlar verdiği yapılan çalışmalarda bildirilmiştir. Ayrıca tedavi etmek için onaylanmış bir ilaç da yok. Yine de, anksiyete veya depresyon gibi birlikte ortaya çıkan durumları tedavi etmek için ilaçlar reçete edilebilir.

Matematiksel

Sibel Çağlar

7 yıl Kadıköy Anadolu Lisesinin devamında lisans eğitimimi Marmara Üniversitesi İng. Matematik öğretmenliği üzerine tamamladım. Devamında 20 yıl çeşitli özel eğitim kurumlarında matematik öğretmenliği ve eğitim koordinatörlüğü yaptım. 2015 yılında matematiksel.org web sitesini kurdum. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler